1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Korsanlar Partisi'nin Türkiye'ye bakışı

Almanya'da dört eyalette meclise girmeyi başaran Korsanlar Partisi, siyasi, ekonomik ve sosyal konulardaki programlarını belirlemeye çalışıyor. Peki Korsanlar Türkiye'nin AB üyeliği hakkında ne düşünüyor?

Almanya'da Korsanlar Partisi, geçen yıl sonbaharda Berlin’de yapılan eyalet seçimlerinde meclise girmeyi başararak ilk kez dikkati çekti. Korsanlar, bu yıl da Saar, Schleswig–Holstein ve Kuzey Ren Vestfalya’da yapılan eyalet seçimlerinde meclise girmeyi başardı. Kamuoyu yoklamaları önümüzdeki yıl sonbaharda yapılacak genel seçimlerde de, Korsanlar Partisi'nin Alman Meclisi’ne girebileceğini gösteriyor.

2006 yılında Berlin'de kurulan Almanya Korsanlar Partisi'nin şimdiye kadar internette özgürlük, siyasette şeffaflık, vatandaşların karar alma sürecine katılımı gibi talepleri gündeme geldi. Parti, dört eyalette parlamentoya girmesinin ardından, bir program oluşturmaya ve farklı konularda görüşlerini belirlemeye çalışıyor.

Konular, önce Korsanlar Partisi'nin üyeleri tarafından internet ortamında tartışılıyor, daha sonra bir karara varılıyor. “Türkiye, Avrupa'nın bir parçası mı” sorusu da, Korsanların internet ortamında yanıt aradığı bir konu. Partinin Federal Yönetim Kurulu Üyesi Julia Schramm, bu soruyu şöyle yanıtlıyor: “Türkiye coğrafi açıdan hem Avrupa'nın hem de Asya'nın bir parçası. Ama bizim bu konuda henüz kesin bir görüşümüz yok, fakat bu konuda tartışıyoruz. Biz, uluslararası bir partiyiz, yani bu şu anlama geliyor: Ulusal sınırlar dahilinde düşünmüyoruz. Kanımca bu noktada sorulması gereken soru, Türkiye ne istiyor? Türk vatandaşları, Türkiye'de yaşayan insanlar ne istiyor? Avrupa Birliği'nin bir parçası olmaya evet mi, hayır mı diyorlar? Bu noktada benim tercihim, bu sorunun (Türklere) sorulması olurdu.”

Julia Schramm

Julia Schramm

Türkiye tartışmaları sürüyor

Korsanlar Partisi üyelerinin internet ortamında yürüttüğü tartışmalara göre, parti içindeki genel eğilim Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinin desteklendiğini gösteriyor. Ancak Türkiye'nin tam üye olabilmesi için, Kopenhag Kriterleri'ni yerine getirmesi isteniyor.

Korsanlar Partisi'nin Federal Yönetim Kurulu Üyesi Schramm, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği konusundaki tartışmaların hâlâ sonuçlanmadığını vurguluyor. Schramm, kültürler ve dinler arası farklılıkların ise tartışmalarında dikkate alınmadığına işaret ediyor. Schramm bu konuda şunları söylüyor: “Temelde Avrupa'ya evet diyoruz. Demokratik, açık ve şeffaf bir Avrupa istiyoruz. Bu çerçevede eğer Türkiye, Avrupa Birliği'ne üye olmak istiyorsa, ben kişisel olarak burada hiç bir sorun görmüyorum. Müslümanlık ve Hrıstiyanlık ile ilgili tartışmalar ise Korsanlar Partisi için ikinci planda kalıyor. Biz seküler bir partiyiz, din partimizde ve izlediğimiz siyasette rol oynamıyor. Bu çerçevede Hrıstiyan Demokrat Birlik Partisi'nin başlattığı tartışma, bizim için önem taşımıyor.”

Türkiye'nin demokrasi kriterlerini tam anlamıyla yerine getirmesi gerektiğini belirten Schramm, ancak Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye yönelik farklı kriterler koymaması gerektiğini belirtiyor.

Türkiye'deki Korsanlarla bağlantı

Korsanlar Partisi, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde gelişen Korsan hareketi ile bağlantı içinde bulunuyor. Almanya Korsanlar Partisi Federal Yönetim Kurulu'nun uluslararası işbirliğinden sorumlu üyesi Schramm, Türkiye'deki Korsan Parti Hareketi adlı oluşum ile de temas kurduklarını söylüyor. Schramm, Türkiye ile ağları güçlendirmek için Almanya'da yaşayan Türklerin önemli bir rol oynayabileceğini ifade ediyor: “Vatandaş hakları, eğitim, demokrasi ve katılım için uğraşan, bunlarla ilgilenen ve bunlar için mücadele herkese kapımız açık. Bunlar Türkiye için de önemli. Almanya'da yaşayan Türk kökenliler üye olurlarsa, Türkiye'deki Korsanlar Partisi ile bir köprü oluşturabilirler. Buna ihtiyacımız var, çünkü ağlarımızı geliştirmemiz ve bazı dil engellerini aşmamız gerekiyor.”

Uyum yerine katılım

30 bin civarında üyesi bulunan Korsanlar Partisi'nde, aktif olarak çalışan Türk kökenli üyeler de mevcut. Schramm, bu konuda sayı vermenin mümkün olmadığını söylüyor. Schramm, göç ve uyum konusundaki politikalarını ise şu şekilde dile getiriyor: “En önemli nokta şu; uyum sözcüğünü reddediyoruz. Çünkü burada söz konusu olan göç ve katılım. Alman kökenli olmayan insanlara bu toplumun bir parçası olma ve katılım fırsatı vermemiz gerekiyor. Alman kökenli olmayanların en azından yerel seçimlerde oy kullanabilmesini istiyoruz.”

© Deutsche Welle Türkçe

Haber: Jülide Danışman / Berlin

Editör: Başak Özay

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN