1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

"Kime, ne hediye alacağım?"

Almanya’da Noel öncesi alışveriş merkezleri dolup taşıyor. Herkes son hazırlıklarını tamamlamak ve bir türlü karar veremedikleri hediyelerini seçebilmek için koşuşturma içinde. Çünkü yaşanan en büyük sıkıntı bu, doğru hediyeyi bulabilmek...

Noel öncesi son hazırlıklar tamamlanıyor

Noel öncesi son hazırlıklar tamamlanıyor

Noel’e çok az bir zaman kala Almanya’da insanlar son hazırlıklarını tamamlıyor. Birçok insan için Noel tüm aile bireylerinin biraraya geldiği büyük bir kutlama. Noel’in özelliklerinden biri de yakınların birbirlerine hediyeler vermesi. Ve Noel öncesi yaşanan en büyük sıkıntı da bu.

Almanlar geçtiğimiz yıl Noel armağanlarına toplam yıl 8 milyar Euro harcadı. Berlin’deki Hür Üniversite’de Eğitim Bilimleri Uzmanı olan Friedrich Rost’a göre, Noel’de armağan almanın pek bir anlamı yok, çünkü insanlar yaşamları için gerekli olan şeyleri kendilerine alabilecek güçte. Rost, ”Bence bu çok önemli bir nokta. Aslında bu armağanların birçoğunu biz de alabiliriz. Sorun herşeye sahip birine neyin armağan edileceği" diyor. Peki o zaman insanlar neden armağan alıyor? Friedrich Rost bu soruyu şöyle yanıtlıyor:

”Tabii ki yaşamımız boyunca edindiğimiz tecrübelerimiz ışığında armağan alıyoruz. Özellikle çocukluğumuzu düşünüyoruz armağan aldığımızda yaşadığımız sevinci anımsıyoruz. Armağan almak ner insanı mutlu eder.”

Friedrich Rost insanların birbirlerine gönüllü olarak armağan almalarının insan ilişkilerinin iyileşmesine katkı sağladığını ve gerginliklerin giderdiğini söylüyor. İnsanlar birbirlerine armağan alarak aile ilişkilerini güçlendiriyor ve ne kadar cömert olduklarını sergiliyorlar bir bakıma.

”Armağan doğru şekilde sunulmalı "

Tabii verilen armağan doğru bir armağansa bu işliyor. Ancak armağanın kişiye özel olması, ne çok pahalı ne de çok ucuz olmaması ve armağan edilen kişiye uyması gibi etkenlerin biraraya gelmesi kolay değil. Münih Üniversitesi etnologlarından Rainer Wehse’ye göre armağan vermenin de bir sanatı var. "Armağan doğru biçimde sunulmalı" diyor Wehse ve şöyle konuşuyor:

”Armağan verirken birçok konuda yanlış yapılabilir. Armağanlara ilgili normlar bilinmeli. Bu normlar toplum içinde belirli bölgelerde ya da bir ülkenin tamamında geçerlidir. Örneğin, Almanya’da birilerine çiçek verildiğinde paket yapılmaz. İngiltere’de ise çiçek mutlaka paket yapılır, ama çiçeği veren kişinin önünde açılır paket. Fransa’da ise çiçek paket edilmiş halde verilir. Ancak çiçeği veren kişi evden ayrıldıktan sonra paket açılır. Yani armağan vermenin her ülkeye özgü kuralları vardır. Bu yüzden armağan verirken herhangi birşeyi yanlış yaparsanız o zaman strese girmeniz mümkün."

Ne istiyorsan, yaz...

Noel‘in keyfini çıkarmak isteyen Almanlar bu stresi yaşamamak için kendilerine uygun bir armağan stratejisi geliştirmişler bile. Genellikle Noel öncesinde hangi armağanları istediklerini, bu armağanı hangi mağazada gördüklerini, ne renk olduğunu ayrıntı biçimde kağıda yazıp birbirlerine veriyorlar. Dolayısıyla Noel’de herkes istediği armağanı alıyor. Ya da armağan işinden tamamen vazgeçiyorlar.