1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Kardelen'in katiline ağırlaştırılmış müebbet

Almanya'da 8 yaşındaki Türk kızı Kardelen Kıraç'a cinsel istismarda bulunduktan sonra öldürdüğü iddiasıyla yargılanan sanık, ağırlaştırılmış müebbet ve 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

default

Söke Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki karar duruşmasına, tutuklu sanık Ali Kur, öldürülen Kardelen Kıraç'ın annesi Döndü, babası Yaşar Yasin Kıraç ile avukatlar katıldı.


Ali Kur, önceki beyanlarını tekrarlayarak, cinayeti kendisinin değil kayınpederi Kadir Ayaz'ın işlediğini öne sürdü.


Eşinin ifadelerinin de gerçek dışı olduğunu savunan Kur, ''Benim bu suçu işlemeye meyilli olduğumu ima etmeye çalışmış. Ailemin kendisini tehdit ettiğini söylemiş. Kendisi cinayeti benim işlemediğimi gayet iyi biliyor. Ailem ya da benim tarafımdan tehdit edilmiş olsaydı her zaman kaçma, polise sığınma şansı vardı. Neden polise gitmedi? Delilleri yok etmek için eşimle birlikte hareket ettim, bundan da çok pişmanım'' dedi


Cumhuriyet Savcısı, olayın aydınlandığını, dosyada sanığın savunmalarını destekleyecek delil bulunmadığını belirterek, Kur'un ''hürriyeti tahdit etmek'', ''çocuğa cinsel istismarda bulunmak'', ''kendisini koruyamayacak kişiyi suç delillerini gizlemek amacıyla da öldürmek'' suçlarından cezalandırılmasını istedi.


Sanığın avukatı ise olayın tam olarak aydınlatılamadığını iddia etti.


Sanık Ali Kur, son sözünü soran mahkeme başkanına, ''Vicdanımın sesini dinleyerek gerçekleri anlattım. Cinayeti işleyen Kadir Ayaz'dır. Yardım ettiğim için pişmanım. Bu dünya geçici, öbür taraf da var. Orada bunun hesabını nasıl verecekler bilemiyorum'' dedi.

Gözyaşlarını tutamadılar

Yargılama sonunda mahkeme heyeti sanığa, Kardelen Kıraç'ı öldürdüğü gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.


Mahkeme heyeti ayrıca sanığı, cinsel istismar suçundan 12, hürriyeti tahdit suçundan ise 6 yıl hapis cezasına çarptırdı.


Sanığa verilen cezalarda indirim hükümleri uygulanmadı.


Duruşmada zaman zaman gözyaşlarına boğulan Kıraç çifti, basın mensuplarına yaptıkları açıklamada, karardan memnun olduklarını söyledi.


Baba Yaşar Yasin Kıraç, ''Allah'a dua ediyoruz, Türk adaletine güveniyoruz. Mahkemenin en ağır cezayı verdiğine inanıyoruz'' diye konuştu.


Avukatları Yasemin Oğuz da hükmün onanmasını beklediklerini ve kararı temyiz etmeyeceklerini bildirdi.

Davanın geçmişi

Almanya'nın Paderborn kentinde yaşayan Kardelen Kıraç (8), 12 Ocak 2009'da evinin önünde oynarken kaybolmuş, küçük kızın cesedi 15 Ocak'ta kentin yakınındaki Möhnesee Gölü sahilinde bulunmuştu. Kardelen Kıraç'ın tecavüz edildikten sonra boğularak öldürüldüğü belirlenmişti.


DNA testleri sonucunda zanlının, Kıraç ailesinin evinin yakınında oturan Ali Kur olduğu belirlenmişti. Alman savcılık makamı, Türkiye'ye kaçtığı belirlenen Ali Kur'un yakalanması için Interpol'e başvurmuş, Aydın İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri zanlıyı 6 Şubatta Didim'de bir araçta yakalamıştı.


Sanık hakkında, ''suç delillerini gizlemek için kasten adam öldürmek'' ve ''15 yaşından küçük çocuğun cinsel istismarı'' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 15 yıl hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.


Sanık ilk duruşmada cinayeti kendisinin değil yakalanmasına neden olan kayınpederi Kadir Ayaz'ın işlediğini iddia ederek, kendisinin cesedi göl kenarına attığını, eşinin de olay yerini temizlediğini öne sürmüştü.


Sanığın eşi Zehra Kur da mahkemede, kocasının cinsel sapkınlıkları olduğunu iddia etmiş, delilleri gizlemesine yardım ettiğini, ancak daha sonra vicdan azabı çekerek gerçekleri anlatmaya karar verdiğini söylemişti.


Sanığın yakalanmasını sağladığı belirtilen kayınpederi Kadir Ayaz ise mahkemede alınan ifadesinde ''Ben hayatımda kızımın evine bir kez gittim. O da doğum günüydü. Hediyesini kapıdan verip ayrıldım. Görüşmüyorduk. Benim bu işle yakından uzaktan hiçbir ilgim yok'' demişti.


Alman makamlarınca gönderilen belgelerde ise DNA testleri sonucunda küçük kızın üzerindeki bulguların Ali Kur ile kendisine delilleri gizlemede yardım ettiği belirlenen eşine ait olduğu, üçüncü kişiye ait bulguya rastlanmadığı belirtilmişti.

© Deutsche Welle Türkçe

NH/ MÇ, DW/dpa/A.A

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN