Karınları tok, ama açlar | DÜNYA | DW | 13.10.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Karınları tok, ama açlar

Dünya genelinde açlık yüzünden hayatını kaybedenlerin sayısı azaldı, ancak buna rağmen 2 milyar kişi yeterli beslenemiyor. Berlin’de açıklanan 2014 Dünya Açlık Endeksi, gizli açlığın boyutlarını ortaya koydu.

Karnı tok olan birinin yine de aç olması mümkün mü? Almanya'dan Dünya Açlık Yardımı (Welthungerhilfe), İrlandalı Concern Worldwide ve Uluslararası Gıda ve Kalkınma Politikaları Araştırma Enstitisü’nün (IFPRI) tespitlerine göre; evet, mümkün.

Dünya genelinde 800 milyon kişinin yeterli yemek yiyemediği için aç olduğunu söyleyen Uluslararası Gıda ve Kalkınma Politikaları Araştırma Enstitisü’nün başkanı Shenggen Fan, 2 milyar kişinin de gerekli besleyici maddeleri alamadığı için açlık çektiğine dikkat çekti. Fan, gizli açlığın aynı şekilde sıklıkla ölümle sonuçlandığını, sadece bu ölümlerin doğrudan açlık çekenlere oranla biraz daha uzun sürdüğünü ifade etti.

Raporda yer alan rakamlar yeni bir dünya açlık haritası oluşturuyor. Hangi bölgelerde açlık çekildiği ve hangi bölgelerde hemen harekete geçilmesi gerektiğini gösteren haritada, uzmanların güvenilir verilere ulaşamadığı Kongo, Güney Sudan ve Somali gibi ülkeler ise bulunmuyor.

Uzmanlar Açlık Endeksi'ni Birleşmiş Milletler organizasyonları ile tek tek ülkeler ve bölgelerden elde ettiği verilerle oluşturdu. Buna göre gizli açlığa işaret eden üç ana gösterge bulunuyor: Toplam nüfustaki yetersiz beslenme oranı, normal kilonun altındaki çocukların sayısı ve çocuk ölümleri.

Beslenme kalitesi

Verileri değerlendirirken 1990 yılının istatistikleri ile karşılaştırdıklarını ve genelde olumlu bir seyir tespit ettiklerini belirten Dünya Açlık Yardımı örgütünün genel sekreteri Wolfgang Jamann, ancak beslenme kalitesiyle ilgili sorunlar yaşandığını ve ulaştıkları sonuçlarla siyasilere de tavsiyelerde bulunduklarını ifade etti.

Jamann, “Son yıllarda beslenme kalitesi çok düştü, bunun hiçbir özrü olamaz. En açık tavsiyemiz, kalitenin verimliliğin artırılmasına bağlı olmaması, yani daha fazla gıda üretimine“ diye konuştu.

Sağlıklı beslenmenin nasıl mümkün olabileceğini Dünya Açlık Yardımı ve Concern Worldwide örgütlerinin geliştirdiği projeler gösteriyor. Projelerinin sağlıklı beslenmede üç noktaya işaret ettiğini kaydeden Jamann, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üç bakış açısını ortak adreste bir araya getirmemiz çok çok önemli. Bunlar tarımın iyileştirilmesi, beslenme alışkanlıklarının iyileştirilmesi ve doğal kaynakların kullanılması.“

Dünya Açlık Yardımı örgütü doğal olmayan yöntemlerle gıdaların besleyici özelliklerinin artırılmasına karşı değil. Toprağın besleyici değerinin artırılması amacıyla işlenmesi, modifiye tohumların kullanılması ve vitamin tozlarına kadar gıda maddelerini zenginleştirmenin yapay yolları olduğunu belirten Jamann, gıda maddelerinin zenginleştirilmesini sürdürülebilir kılan yeşil gen teknolojisini de reddetmiyor. Bölgenin özelliklerine göre çözümler bulunabileceğini ve teknolojiden faydalanılabileceğini savunan Jamann, ancak bunun doğal kaynakları zorlamaması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Yoksullara sadece insani yardım

Açlıkla mücadelede öncelikle yoksul ülkelerin kalkınmasına destek olunması gerektiğini belirten Wolfgang Jamann, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'nın (OECD) yeni kalkınma raporuna ise eleştirel bakıyor. OECD ülkelerinin kalkınma harcamalarını artırmayı planladığını, ancak daha çok kalkınmakta olan ülkeleri ve ekonomik açıdan iyi durumda olan toplumları desteklemek istediğini belirten Jamann, yoksul ülkelere ise sadece insani yardımların öngörüldüğünü dile getirdi.

© Deutsche Welle Türkçe

Helle Jeppesen