1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Kalkınmaya destek çağrısı

Dünya genelinde yardım ve finans kuruluşları, finans krizinin yoksul ülkeleri olumsuz etkileyeceği konusunda uyarılarda bulundu.

Uzmanlar uluslararsı mali krizin halihazırda yoksulluk çeken ülkeleri daha kötü etkileyebileceği konusunda uyarıyor

Uzmanlar uluslararsı mali krizin halihazırda yoksulluk çeken ülkeleri daha kötü etkileyebileceği konusunda uyarıyor

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü OECD, kalkınma yardımlarının kesilmesinin politik istikrarsızlığa dahi yol açabileceği konusunda uyardı. Berlin’de ise Alman Açlıkla Mücadele Kuruluşu (Welthungerhilfe) ve Terre des Homme, gelişmiş ülkeleri eleştirdi. Ve

Dünyanın en fakir ülkelerinden Mali'de halk açlık çekiyor

Dünyanın en fakir ülkelerinden Mali'de halk açlık çekiyor

yayımladıkları “Kalkınma Yardımlarının Gerçeği“ adlı raporda iki örgüt de finans krizinin gelişmekte olan ülkeler üzerindeki olumsuz etkileri olacağını belirtti.

Terre des Homme Yardım Örgütü Başkanı Peter Mucke, Almanya ile ilgili yorumlarında olumlu olmaya gayret gösterdi ve “Kalkınma Yardımlarının Gerçeği“ adlı raporun içeriğini anlattı:

“Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü OECD’nin verilerine göre, Almanya’nın 2007 yılı kalkınma yardımı yine de olumlu sayılabilir. 2006 yılındaki 10 milyar 400 milyon Dolar'lık tutar 12 milyar 200 milyon Dolar’a çıktı.“

Almanya milli gelirin yüzde 0.37'sini bağışlıyor

Almanya bağış yapan ülkeler arasında 2’inci sırada yer alıyor. Ancak bu İngiltere ve Japonya hükümetlerinin kalkınma yardımlarına yaptığı bağışlardaki büyük düşüşten kaynaklanıyor. G-8 Zirvesi’nde alınan kararlardan biri de 2015 yılına kadar ülkelerin, milli gelirin yüzde 0,7'sini kalkınma yardımlarına ayırmasıydı. Yardım örgütü Almanya’nın yüzde 0,37’lik oranının hedeften oldukça uzak olduğu eleştirisini yapıyor.

Mucke’ye göre belirlenen yüzde 0.7’lik hedefin korunması gerekli. ABD’deki bankaları kurtarmak için ayrılan milyarlarca dolarlık paketlerin benzerinin kalkınmayı desteklemek için de yapılabileceğini belirten Mucke, finans krizinin özellikle güneydeki ülkeleri ciddi şekilde etkilemesinin beklendiğini belirtiyor. Mucke, “Bu ülkelere daha az özel sermaye akışı olacak. Hammadde fiyatları gibi doğrudan yatırımlar da azalacak. Bu ülkelerin ihracat şansı da sanayi ülkelerinin azalan talepleri karşısında olumsuz

Alman açlıkla mücadele kuruluşu finans krizinin yoksul ülkeleri olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu.

Alman açlıkla mücadele kuruluşu finans krizinin yoksul ülkeleri olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu.

etkilenecek. Burada istenen şey bütün sanayi ülkeleri için iyi olacak bir konjonktür süreci. Kalkınma yardımı hemen arttırılmalı. Şu anda bir kuzey-güney konjonktür paketi gerekli“.

700 milyar Dolar kayıp

Terre des Homme Örgütü'ne göre, politik kararlılık var olduğu sürece bu para çok çabuk harekete geçirilebilir. Buna örnek olarak da finans krizi sırasında çıkarılan kurtarma paketlerini gösteriyorlar.

Alman Gıda Yardım Kuruluşu Welthungerhilfe’nin Genel Sekreteri Hans-Joachim Preuß ise, bu yılki “Kalkınma Yardımlarının Gerçeği“ adlı raporda vergi kaçakçılığı ve sermayenin gelişmekte olan ülkelerden kaçışı gibi konuların temel alındığını söyledi. Preuß, güney ülkelerinin bu süreçte kalkınma yardımlarının da azalmasıyla çifte kayıp yaşayacağını belirtiyor. Preuß, “Tahminlerimize göre her yıl vergi kaçakçılığı yüzünden 500 ila 700 milyar Dolar arasında bir miktar ülkelerden kaçırılıyor. Ve şimdi bir karşılaştırma yapalım. Dünya genelinde kalkınma yardımı için sahip olduğumuz tutar sadece 100 milyar Dolar. Eğer bu para gelişmekte olan ülkelerde harekete geçirilebilirse, sadece kalkınma yardımında tasarruf sağlamış olmayız ayrıca bu ülkelerde pek çok gelişim de yaşanır“.

Zengin ülkelere vergi muafiyeti

Güneydeki bazı ülkeler ise kasalarının boş kalmasındansa yabancı yatırımcılara bazı vergi kolaylıkları sağlıyor. Bu durum, özellikle yabancı yatırımcıların vergi muafiyetine sahip olduğu “Özel Ekonomi Bölgeleri“ adı verilen 3 bin 500 bölgede mevcut. Bu yerler sadece Çin, Hindistan ve Meksika’da değil, aynı zamanda son yıllarda 150'nin üzerinde özel ekonomi bölgesinin oluşturulduğu Afrika’da da bulunuyor.