1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Kalkınma için finansman arayışı

Cumartesi günü Doha'da düzenlenecek konferansta kalkınma için daha fazla maddi ve manevi destek aranacak.

Yoksullukla mücadele ve daha iyi eğitim koşulları da hedefler arasında

Yoksullukla mücadele ve daha iyi eğitim koşulları da hedefler arasında

Hemen hemen her gün küresel finans krizi ya da kurtarma paketleri ile ilgili bir haber yayınlanıyor. Cumartesi günü Katar’ın başkenti Doha'da düzenlenecek konferansta da mali konular tartışılacak. Fakat bu kez iflas etmekte olan bankalara yardım değil, kalkınmakta olan ülkelere yardım görüşülecek. “Kalkınmanın Finansmanı“ konferansına bütün BM üyesi devletler katılacak.

Bir yıl önce Doha'daki konferansın tarihi kararlaştırıldığında kimse, konferansın küresel finans ve ekonomi krizinin yaşandığı bir ortamda düzenleneceğini tahmin etmemişti. Bu yüzden kongrenin iptal edilmesi bile istenmişti. İptal talebinin gerekçesi, kendi finans sistemleri çöken zengin ülkelerin, yoksul ülkelere yardım edemeyeceği idi.

Almanya Ekkonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanı Heidemarie Wieczorek-Zeul, konferansın iptaline karşı. Alman Bakan, bankaları kurtarmak için milyarlarca dolarlık kurtarma paketleri hazırlayan hükümetlerin, dünyanın diğer bölgeleri ile ilgili sorumluluklarını hatırlamalarını istiyor. Wieczorek-Zeul, “Milyarlık oranlarla kendi bankacılık sistemlerini kurtaran her hükümete şu tekrar tekrar söylenecektir: Eğer bankaları kurtaracak imkanlar varsa, o zaman dünyayı açlık, yoksulluk, işsizlik ve iklim değişiminden kurtaracak fırsatlar da harekete geçirilebilir“ diyor.

Yılda 900 milyar Dolar vergi kaçakçılığı

Kalkınmayı finanse etme ile ilgili ilk büyük konferans altı yıl önce Meksika’nın Monterrey şehrinde gerçekleşmişti. Şimdi Doha’daki konferansta ise “Yapılması gereken ne kaldı?“ sorusuna yanıt aranacak. Ve milenyum hedeflerine ulaşabilmek için hala bir şansın var olup olmadığı konuşulacak. Listede, yoksullukla mücadele, daha fazla eğitim, iyileştirilmiş tıbbi donanım ve kalıcı bir kalkınma gibi pek çok konu var. Geriye kalan tek soru ise bunların nasıl finanse edileceği.

Ayrıca klasik kalkınma yardımı yani zengin ülkelerin yoksullara ödediği paranın miktarı da konferansta tartışılacak. Küresel Politika Forumları’nın Avrupa Bürosu’nu yöneten Jens Martens, bu konunun gündemdeki maddelerden sadece biri olduğunu söyledi. Martens, “Güney’deki ülkelere gönderilen resmi kalkınma yardımından bahsediyoruz. Bu yılda yaklaşık 100 milyar Euro. Fakat bunun tam aksi yönde, her yıl Lihtenştayn, İsviçre ve Cayman Adaları’na güneydeki ülkelerden, vergi kaçakçılığı yoluyla 700 ve 900 milyar Dolar arasında bir sermaye kaçışı olduğu tahmin ediliyor. Güneydeki ülkeler para içinde yüzmüyor. Tam aksine para bu ülkelerden dışarı akıyor“ diye konuştu.

Sermaye kaçışının altında yatan nedenler

Sermaye kaçışını sadece kalkınmakta olan ülkelerdeki elit kesim uygulamıyor. Aynı zamanda uluslararası arenada faaliyet gösteren firmalar da vergi ve gümrükten tasarruf etmek amacıyla bu yöntemi kullanıyor. Martens, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Mesela şöyle bir örnek var. Afrika’dan çatallı kaldırıcı 1,66 Dolar’a ihrac edilirken, bunun tam aksine mendiller paket başına 1000 Dolar’a ihrac edilmişti. Bunun gibi pek çok örnek mevcut. Bütün bu hileler, bizi şu gerçeğe götürüyor. Firmalar kendileri için en faydalısı neyse, o ülkelerde ya kayıp beyanında bulunuyor ya da kendilerini kazançlı gösteriyorlar. Bu firmalar daha az vergi ödemek zorunda oldukları ülkelerde kazanç sağlıyor. Daha fazla vergi ödemek zorunda oldukları yerlerde ise kayıp gösteriyorlar.“

Alman Kalkınma Bakanı Wieczorek-Zeul, Federal Almanya Hükümeti’nin sermaye kaçışıyla mücadele konusuna büyük önem verdiğini belirtiyor. Fakat uluslararası ticaret konusunda çok fazla bir sonuç beklemiyor. Çünkü Dünya Ticaret Örgütü içindeki görüşmeler çoktan tıkanmış durumda. Kalkınmakta olan ülkelerin yararına olan tamamlanmış dünya ticaret roundu, 2001’de Doha’da başlamıştı.