1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Kadına karşı ayrımcılıkla mücadele...

BM Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığı Önleme Sözleşmesi'nin imzalanması, kadına yönelik ayrımcılığın engellendiği anlamına gelmiyor. Sözleşmeyi imzalayan ülkeler bu yıl Cenevre'de buluştu.

default

Dünyada kadınlara yönelik ayrımcılığın engellenmesi için Birleşmiş Milletler bünyesinde de mücadele ediliyor. Bu çerçevede Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1979 yılında kabul edilen Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığı Önleme Sözleşmesi’ni (CEDAW) bugüne kadar aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 187 ülke imzaladı.

Dünyanın çeşitli ülkelerinden 23 uzmanın oluşturduğu Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi, sözleşmeye taraf olan ülkelerdeki kadının durumunu ve kadınlara yönelik gelişmeleri takip ediyor. 30 yıl önce oluşturulan komite bu yılki toplantısını İsviçre’nin Cenevre kentinde yapıyor. 3 Ekim’de başlayan toplantılar 21 Ekim’de sona erecek.

İlk kez katılan ülkeler

Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığı Önleme Komitesi'nin bu yılki toplantısına Umman, Çad, Fildişi Kıyısı, Karadağ ve Lesotho heyetleri ilk kez katılıyor. Bu ülkelerin hükümetleri tarafından görevlendirilen heyetler, ülkelerindeki kadınların durumuna ilişkin sorulara yanıt veriyorlar. Toplantıların sonunda ise komitenin bu ülkelere yönelik tavsiyelerini içeren bir belge yayınlanacak. Komite üyesi Dubravka Simonoviç, heyetlerin ilk raporlarını heyecanla sunduğunu belirtiyor. Simonoviç, "Heyetler ilk raporlarını sunar sunmaz, kadın çalışanlar, Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığı Önleme Sözleşmesi'ni nasıl uygulayacaklarını ve inceleme sürecini başlatmak üzere nasıl heyecanla beklediklerini anlatıyorlar” şeklinde konuşuyor.

Sözleşmeye imza atan ülkeler, dört-beş yılda bir komiteye rapor sunuyor. Dokuz yıldan beri komite üyesi olan Hırvat avukat Simonoviç, geçen senelerle birlikte bu heyecanın azaldığını belirterek, “ülkeler beş yıl önceki sorunlarla komiteye geldikleri zaman büyük bir hayal kırıklığı yaşanıyor” diyor.

"Komitenin etkisi büyük"

Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığı Önleme Komitesi'nin geçen 30 yıl içinde katettiği yol fazla uzun olmasa da, uzmanlar komitenin etkisinin büyük olduğunu söylüyor. İsviçreli komite üyesi Patricia Schulz, bu sözleşme sayesinde ülkelerin çeşitli yasalarında değişiklik yaparak, kadınlara yönelik ayrımcılık içeren maddeleri kaldırdığını belirtiyor: "Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığı Önleme Komitesi'nin en azından hukukî düzeyde sağladığı katkı oldukça büyük. Uygulamada ise durumun ne kadar düzeldiğini ve bunun bizim sayemizde olup olmadığını tespit etmek oldukça zor.”

Schulz, bugüne kadar  187 ülkenin sözleşmeye imza atmış olmasına rağmen, dinî, kültürel ve siyasi çekinceler yüzünden kadınlara karşı ayrımcılığın tamamen ortadan kaldırılmasındaki zorluklara dikkat çekiyor. Schulz, "Bazen bu çekinceler o kadar fazla oluyor ki, ülke sanki sözleşmeye taraf olmamış gibi bir tutum izliyor ve ‘onaylıyoruz ama uygulamaya geçirmeyeceğiz' diyor. Bu çekincelerin ortadan kaldırılması veya en azından azaltılması için ülkeleri ikna etmek, görevlerimiz arasında bulunuyor” diye konuşuyor.

Kadınların potansiyeli

Kadınlara yönelik ayrımcılığın engellenmesi için yürütülen mücadelede, komitenin ele aldığı konuların başında şiddet ve yoksulluk geliyor. Komitenin, kadınlara karşı şiddetle mücadeleyi uluslarası düzeyde gündeme getirmesi büyük önem taşıyor. Artık hükümetlerin silahlı çatışmaların yaşandığı bölgelerde sistematik olarak tecavüze uğrayan kadınların korunması için ne yaptığını anlatması gerekiyor. Benzer bir şekilde hükümetlerin, yoksulluk ve şiddetle mücadelede kadınların potansiyelinden ne kadar yararlandıklarını sorgulamaları bekleniyor.

Kadınların oluşturduğu potansiyeli bu yılki Nobel Barış Ödülü'nün sahipleri de gösteriyor: Liberya Devlet Başkanı Ellen Johnson-Sirleaf, iç savaş sonrasında ülkesinin yeniden kalkınması için çalışıyor. Yine Liberyalı Leymah Gbowee, iç savaş sırasında kadın ve çocuklara şiddet uygulayanların adalet önüne çıkartılması için mücadele ediyor. Tevekkül Karman ise Yemen'deki yoksulluğun aşılması için, ülkesindeki kadınların eşit siyasi ve sosyal haklara sahip olmasını talep ediyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Claudia Witte / Çeviri: Jülide Danışman

Editör: Çelik Akpınar

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN