1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Kadın kotasında son adım

Şirketlerde cinsel eşitsizliğinin önlenmesi adına hazırlanan yasa teklifi kabul edildiği takdirde, AB üyesi ülkelerde faaliyet gösteren şirketlerin yönetim kurullarının yüzde 40'ı kadınlardan oluşacak.

Avrupa Birliği Komisyonu'nun adaletten sorumlu üyesi Viviane Reding, büyük şirketlerin yönetim kademelerindeki kadınların sayısını çoğaltmak için uzunca bir süredir lobi faaliyetlerinde bulunuyor. Reding'in çabaları, Almanya da dâhil çoğu AB ülkesinde iş yerlerinde eşitsizliğin azaltılması konusundaki başarısızlıklar nedeniyle sekteye uğruyor.

Reding’in ofisi hafta başında diğer komisyon departmanlarına sunduğu yasa taslağının en geç sonbaharda yürürlüğe girmesi için direktif verileceğini umduğunu vurguladı. Eğer taslak kabul edilirse, 1 Ocak 2020 yılına kadar AB'ye üye 27 ülkede faaliyet gösteren şirketler eşitlik gereği kotaya riayet ederek kadın – erkek çalışanların sayılarını dengelemek zorunda kalacak.

Söz konusu taslaktan Welt am Sonntag ve Süddeutsche Zeitung’un online sayfalarına yansıyan bilgilere göre, 2020 yılına kadar şirketler, yönetim kurulu üyelerinin yüzde 40’ını kadınlardan oluşturmak zorunda. Deustche Welle’ye konuşan Komisyon sözcüsü, özellikle pozitif ayrımcılıktan kaçınıldığını belirtiyor ve ekliyor: “Kadın aday, cinsiyeti yüzünden değil, erkek adayla aynı niteliklere sahip olduğu için seçilecek.”

Söz konusu kurallar, elbette her yönetim kurulu için geçerli değil. Diğer yandan 250'den az personele sahip, yıllık kazancı 50 milyon euro civarında olan küçük ve orta ölçekli işletmeler bu kanundan muaf tutulacak. Söz konusu eşitlik kanununa aykırı davranan şirketlere uygulanacak yaptırımlara üye ülkeler karar verecek. Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği Konseyi’nin iş niteliğini artırmak ve hakkaniyetli davranılması adına bu tasarıyı onaylamaları gerektiğinin de altı çiziliyor.

'Problem çocuk Almanya'

Almanya, “fırsat eşitliği” noktasında Avrupa Birliği ülkeleri arasında hayli geriden geliyor. Viviane Reding, Almanya’nın cinsiyet eşitliği konusundaki tutumundan duyduğu memnuniyetsizliği dile getiriyor. Mayıs ayında yayınlanan istatistiklerde de erkek ve kadın çalışanların maaşları arasındaki oran farklarında ipi göğüsleyen ülke Almanya olmuştu.

EU Kommissionsvizepräsidentin Viviane Reding und Angela Merkel

Viviane Reding ve Angela Merkel

Tam zamanlı çalışan kadınlar, bu araştırmaya göre erkek meslektaşlarından 5 kat daha az kazanıyor. Keza OECD verilerine göre de kadın çalışanlar kazanç çıtasının hayli altında yer alıyor. Şirketlerin yönetim kurulu üyelerinde ise kadınlar sadece yüzde 3 ile temsil ediliyor. Şirketlerin denetleme kurullarında yüzdeleri bir nebze daha yüksek olsa da kadınların yüzde 10 ila 15 arasında değişen düşük oranları AB komisyonunun tepkili olduğu noktaların başında geliyor.

2011 yılında, Başbakan Angela Merkel’ın partisine mensup Federal Aile Bakanı Kristina Schröder şirketlerde esnek bir cinsiyet kotası uygulanması için gönüllü olarak bazı faaliyetler yürüttüğünden muhalefetin sert eleştirilerine maruz kalmıştı. Cinsiyet kotası, aynı dönem koalisyon ortakları arasında da sert tartışmalara yol açmıştı.

Mayıs 2012’ye gelindiğiyse Viviane Reding mevzuata ilişkin endişelerini dile getirerek baskıyı daha da artırdı. Die Welt gazetesine verdiği mülakatta “kota meraklısı değilim ama sonuca ulaşmanın başka yolu yok” şeklinde konuşan Reding’in önerileri Almanya’da da memnuniyetle karşılanmıştı. Welt am Sonntag gazetesine konuşan Federal Çalışma Bakanı Ursula von der Leyen, AB üyesi ülkeler arası rekabeti nitelikli kılmak için kadınların daha üst mevkilerde yer almaları gerektiğini söyleyerek desteğini dile getirmişti.

İlerlemelerin hızı yetersiz

Ne var ki, Avrupa Parlamento’sunun Sosyal Demokrat üyesi Kertsin Westphal ve daha bir çok parlamenter, cinsiyet eşitliği konusunda yeterince hızlı davranılmadığı görüşündeler. Westphal, Reding’in önerilerinin teoride olumlu karşılanmış olmasına rağmen, ilerleme noktasında gerekli adımların atılmadığını, bu yüzden 2020 yılına dek kotaların hayata geçmesine ilişkin tasarının önem taşıdığını kaydediyor.

Almanya’da faaliyet gösteren 30 kadar büyük ölçekli şirket, önümüzdeki yedi yıl içerisinde yasal kotaya ulaşabilmek adına hayli çabalamak zorunda kalacaklar. Bugün için, sadece Denetleme Kurulu üyelerinin yüzde 19’u kadınlardan müteşekkil. Brüksel kriterlerine uygun kotada kadın yönetici bulunduran yegane kuruluş ise Deutsche Bank.

Enerji devlerinden RWE şirketinin Denetleme Kurulu 24 kişiden oluşuyor ve aralarında sadece üç kadın üye var. Buna rağmen şirket yönetimi, kadınların daha faal olmalarını destekleyen bir anlayışa sahip olduklarını belirtiyor. Bu amaçla, özel eğitim rehberliği ve eleman koçluğu gibi programların hayata geçirileceğini vurgulayan şirket, RWE’de liderlik konumunda yer almak üzere yetenekli, genç kadın profesyonelleri de destekliyor.

Bu ve benzeri iyi niyetli gayretler kadınların payını artırmak adına fayda sağlayabilir fakat resmî müdahalenin daha etkili olacağı da bir gerçek. Nitekim, 2011 yılında Fransa'da yasalaşan kadın kotası uygulamasından hemen sonra, üst mevkilerde yer alan kadınların oranı yüzde 10 artmıştı.

© Deutsche Welle Türkçe

Haber: Nina Haase / Çeviren: Burak Acer

Editör: Başak Sezen