1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Kadın-erkek eşitliği kağıt üzerinde kalıyor

Temel Haklar Bildirgesi’ne göre, AB kadın ve erkekler arasında eşitlik sağlamakla yükümlü. Ancak yine de Avrupa’da yönetici pozisyonunda ya da önemli siyasi görevlerdeki kadınların sayısı erkeklere kıyasla daha az.

default

Avrupa Parlamentosu’nda da durum aynı. Şu anda Avrupa Parlamentosu’nda, belirli sayıda kadın milletvekilinin görevlendirilmesine yönelik bir kota uygulaması yok. Kadın hakları temsilcileri ise böyle bir uygulamanın yararlı olacağı görüşünde.

2009 yılında yapılan son seçimlerde Avrupa Parlamentosu’ndaki kadın milletvekillerinin sayısı rekor düzeye çıktı. Milletvekillerinin yüzde 35’i kadınlardan oluşuyor. Bu, tüm milletvekili sayısının üçte birinden fazlasına tekabül ediyor. Ancak Avrupa Kadın Lobisi’nden Myria Vassiliadou bu sayıyı yeterli bulmuyor.

Vassiliadou, “Bu yeterli değil çünkü ortalama bir rakam. Bu ayrıca, bazı AB üyesi ülkelerinin daha yüksek bir yüzdeye, Malta gibi ülkelerin ise hiç bir milletvekiline sahip olmaması, ya da çok az kadın milletvekili çıkardıkları anlamına geliyor" diyor.

En fazla kadın milletvekili Finlandiya'da

Vassiliadou aynı zamanda, AB nüfusunun yarıdan fazlasının kadın olduğuna da gönderme yapıyor ve "Kadınlar Avrupa nüfusunun yüzde 52’sini oluşturuyor ama kadınlar Avrupa Parlamentosu'nda yani yasama düzeyinde yüzde 35'lik bir oranla temsil ediliyorlar. Bu da hak ve demokrasinin eksik olduğu anlamına geliyor" ifadelerini kullanıyor.

Avrupa Parlamentosu’ndaki kadın kotasına bakıldığında, ülkeler arasında büyük fark olduğu görülüyor. Kuzey-güney farklılığı ise özellikle göze çarpıyor. En fazla kadın milletvekiline yüzde 61 ile Finlandiya ve yüzde 55 ile İsveç sahip. Almanya, yüzde 37’lik oranla ortalamanın biraz üzerinde bulunuyor. Malta’nın yanı sıra Kıbrıs, Polonya, İtalya, Çek Cumhuriyeti ve Portekiz de en az kadın milletvekili çıkaran diğer ülkeler.

Kadın kotası bir çözüm olabilir mi?

Vassiliadou, kadın kotasının bir çözüm olabileceği görüşünde. Örneğin Fransa’da Avrupa Parlamentosu seçimlerinde parti listelerindeki her iki adaydan birinin kadın olması gerekiyor. İsveç’te ise bu uygulama gönüllü olarak tatbik ediliyor.

Vassiliadou, kota fikrini "Kotaya ihtiyacımız var çünkü tarih, gelenekler ve de sosyal faktörler nedeniyle bazı üye ülkelerde adalet ve demokrasinin iyi işlememesine göz yumulamaz. Tüm bu faktörlerden bağımsız olarak kadınlara fırsat eşitliği kazandıran bir sisteme ihtiyacımız var. O zaman istediklerini yapabilirler" sözleriyle savunuyor.

Partiler arası fark

Bir ülkenin Avrupa Parlamentosu’na gönderdiği kadın milletvekili sayısı, genellikle o ülkedeki kadın politikacı sayısı hakkında da fikir verdiyor. Ulusal meclislerde Avrupa Parlamentosu’na kıyasla daha az kadın bulunuyor. Kadın milletvekillerinin oranı ortalama yüzde 24 civarında. Özellikle çoğu Doğu Avrupa ülkesinin meclislerinde kadın sayısı çok az. İsveç meclisinde milletvekillerinin yaklaşık yarısını, Almanya ve Avusturya’da ise üçte birini kadınlar oluşturuyor.

Avrupa Parlamentosu’ndaki kadın milletvekillerinin sayısı sadece ülkeler değil siyasi partiler arasında da farklılık gösteriyor. Örneğin Parlamento’daki Yeşiller Grubu, yaklaşık yüzde 47 oranında kadın milletvekilline sahip. Yeşilleri açık farkla Liberaller, Sosyal Demokratlar, Sol Parti ve Muhafazakârlar izliyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Susanne Henn / Çeviri: Başak Sezen

Editör: Ahmet Günaltay