1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Küresel kriz göçmeni vurdu

Dünya genelinde etkili olan kriz, toplumun farklı kesimlerinde etkisini gösteriyor. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), göçmenlerin krizden etkilenen kesimlerin başında geldiğini duyurdu.

default

20 yıldır tablo değişmiyor: Avrupa’daki istihdam piyasasına her geçen gün daha fazla göçmen geliyor. Sanayi toplumları da, göçmenler sayesinde, istihdam piyasasındaki sıkıntıları aşıyor. Ancak OECD’nin uzmanlarına göre, bu eğilim böyle devam etmeyecek. Hazırlanan göç raporuna göre, 80’li yıllardan bu yana üye ülkelere göç edenlerin sayısında ilk kez bir düşüş kaydedilmesi bekleniyor. Sebep, küresel ekonomi ve finans krizi.

Göçmenler arasında işsizlik oranı iki kat daha yüksek

Göç, Almanya’da diğer ülkelere oranla o kadar büyük bir rol oynamıyordu, ancak OECD uzmanı Thomas Liebig, yine de Almanya'daki göçmen kökenlilerin krizin etkilerini önemli ölçüde hissettiğini belirtiyor. Almanya’daki göçmenlerin, ciddi işsizlik sorunuyla karşı karşıya olduğunu söyleyen Liebig, göçmenler arasında işsizliğin, krizden önce bile göçmen olmayanlar arasındaki işsizliğin iki katı olduğuna dikkat çekiyor.

Almanya'daki göçmenler arasında yüksek işsizlik, yıllardır varolan bir sorun. Diğer ülkelerde ise, bu sorun ekonomik kriz ile patlak verdi.

Kriz ilk göçmen kökenlileri vuruyor

OECD'nin raporu, krizin dramatik sonuçlarını gözler önüne seriyor; krizde işini ilk kaybedenler göçmen kökenliler. Örneğin İspanya ve İrlanda'da. Bu ülkelerde işsiz göçmenlerin sayısı, krizin başlangıcından bu yana ikiye katlandı. Bunun nedeni ise, göçmenlerin daha çok, inşaatçılık, turizm ve gastronomi gibi krizin ağır darbe vurduğu sektörlerde çalışıyor olması.

OECD uzmanları, göçmenlerin uzun vadede de krizden zararlı çıkacağından endişe duyuyor ve OECD ülkelerine, bunu teşvik programlarıyla önlemeleri çağrısında bulunuyor. Kriz dönemlerinde uyumun ağırlıklı konu olmaya devam ettiğini kaydeden Thomas Liebig, uyum için kaynakların arttırılması gerektiğini belirtiyor ve krizin vurduğu göçmenlerin, ekonomik canlanmadan yararlanmalarının, göçmen kökenli olmayanlara oranla daha zor olduğunu vurguluyor.

OECD'den hükümetlere göçmenlere teşvik çağrısı

OECD, hükümetlerin, göçmenlere yönelik nitelik kazanma programlarına, yani dil eğitimine ve meslek içi eğitime yatırım yapmasını tavsiye ediyor. Bu tavsiye, özellikle de Alman hükümetine yönelik, zira Almanya'ya gelen göçmenler genelde pek yüksek kalifiye değildi ve OECD'nin görüşüne göre, özellikle kriz döneminde bu göçmenlerin teşvik edilmesi gerekiyor. Böylelikle, işini kaybeden göçmenlerin, yeniden iş hayatına girebilmesinin kolaylaşacağı belirtiliyor.

OECD uzmanları, Almanya'nın gelecekte iş arayan yeni göçmenlere ihtiyacı olacağına dikkat çekiyor, zira Almanya'da nüfus son yıllarda, diğer çoğu OECD üyesi ülkenin tersine, düşüş kaydetmekte. Toplumun yaşlanması, gelecek yıllarda göçü gerekli kılıyor. Özellikle iş gücünün ve üniversite öğrencilerinin Almanya'ya gelmesinin kolaylaştırılması, bunun için de örneğin yabancı öğrenciler için burs programlarının hayata geçirilmesi ve yabancı diplomaların tanınmasında kolaylıklar sağlanması gerektiği vurgulanıyor.

OECD uzmanı Thomas Liebig, uygun programlarla yüksek kalifiye olmayan işgücü için de Almanya'nın cazip hale getirilmesinin önemine dikkat çekiyor:

“Örneğin evde bakım konusunda, ya da yüksek nitelik gerektirmeyen alanlarda dışarıdan işgücü gelmesi lazım, zira Almanya’daki istihdam piyasasında bu işleri yapmak isteyen ya da yapabilenlerin sayısı yeterli değil. Demografik değişim sürerken ve ekonomi canlanırken, bu eğilim devam ederse, yüksek nitelik gerektirmeyen alanlarda yapısal bir dönüşüme ihtiyaç duyulacak. Bu yüzden, geçmişte yapılan hataların tekrarlanmaması için ne yapılması gerektiğine, şimdiden, kriz sırasında kafa yormak gerek.“

OECD: Göç bir musluk gibi değildir

Kriz sadece göçmenleri değil, aynı zamanda geldikleri ülkelerdeki akrabalarını ve yakınlarını da doğrudan etkiliyor. OECD'nin tahminlerine göre, göçmenlerin yakınlarına gönderdikleri para yardımlarında da önemli gerileme var.

OECD, üyelerini, göçe karşı kendilerini tamamen korumaya almamaları konusunda uyarıyor. Göçün musluk gibi açıp kapanamayacağı ifadesine yer verilen OECD'nin göç raporunda, genel bir göç yasağının yanlış mesaj olacağı belirtiliyor ve asıl uzun vadeli bir göç stratejisine ihtiyaç duyulduğu bildiriliyor.


Matthias Ebert / Çeviren: Aydın Üstünel

Editör: Ayhan Şimşek