1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Küresel ısınmaya karşı bireysel savaş

Karbondioksit salınımı küresel ısınmayı tetikleyen etmenlerin başında geliyor. Isınmanın 2050 yılına kadar iki derecenin altında kalabilmesi için, fert başına yılda en fazla iki ton karbondioksit üretilmesi gerekiyor.

default

Bir cuma günü öğleden sonra vom Stein ailesinin salonundayız. Dışarıda esen serin sonbahar rüzgârı nedeniyle tüm pencereler kapalı. Ancak buna rağmen içerideki hava gayet temiz. Bunun nedeni vom Stein ailesinin bir pasif evde yaşıyor olması. Pasif evlerin özelliği, binada bir merkezi havalandırma tesisatı ve bir de ısı geri kazanım tesisatı bulunması. Bu düzenek dışarıdan alınan taze havayı, ısı konvertöründen geçiriliyor. Konvertör çıkan havanın sıcaklığını alıp, giren taze havayla birleştirerek havalandırma sistemine veriyor.

Evin hanımı Petra, bu özel havalandırma tesisatı ve üç kat daha fazla yalıtım sağlayan özel camlar sayesinde, çoğu zaman ek ısıtmaya ihtiyaç duymadıklarını belirtiyor. Ayrıca evi havalandırmak için pencere açmak zorunda kalmadıklarından, geçen yük trenlerinin sesinden de rahatsız olmadıklarını söylüyor.

Yazın serin, kışın sıcak

Havalandırma sistemi parkelerin arasından yazın serin, kışın da sıcak hava üfleyerek ortam sıcaklığını dengeliyor. Bu sistemin yetersiz kaldığı çok nadir günlerdeyse vom Stein ailesi, ahşap toz ve talaşın sıkıştırılarak granül haline getirilmesiyle oluşturulan ve pellet adı verilen özel bir yakacak kullandıkları sobalarıyla ısınıyor. Ağacın büyürken tükettiği karbondioksitten fazlasını çıkarmadığı için bu organik yakacağın emisyon bilançosu ideal. Ailenin küçük oğlu Moritz bize sobalarının nasıl çalıştığını şöyle anlatıyor: "Bunlar pellet. Buradan çıkıyorlar, sonra buraya giriyorlar. Küller de işte şurada toplanıyor."

Vom Stein ailesi ihtiyaç duydukları elektriğin büyük bölümünü pasif evlerinin yüzeyine yerleştirilmiş olan güneş panelleri sayesinde elde ediyor. Ürettikleri enerjinin ihtiyaçlarını karşılamaması halindeyse, elektrik ihtiyacının geri kalanını ekolojik elektrik satan şirketten karşılıyor.

Vom Stein'ların kendi otomobilleri de yok. Her yere bisikletle gidip geliyorlar.

Gıdalar taşınırken de karbondioksit üretiliyor

Ancak her ne kadar ısınma ve otomobil kullanımı en çok karbondioksit salınımına neden olan gündelik faaliyetlerden olsa da, aynı zamanda uzak bölgelerden ithal edilen gıdaların taşınması sırasında da büyük bir karbondioksit üretimi ortaya çıkıyor. Aile bu nedenle alışveriş sırasında da çevre dostu davranmaya özen gösteriyor. Sebze ve meyveyi, yakındaki organik tarım yapılan bir bahçeden alıyorlar.

Bundan daha çevreci yaşamak herhalde zor olsa gerek diye düşünüp internet üzerinden vom Stein ailesiyle birlikte yılda ne kadar karbondioksit harcadıklarını hesaplıyoruz.

Isınmak için yılda sadece 100 kilogram karbondioksit üretiyorlar. Normalde dört kişilik bir ailenin ısınmak için ürettiği karbondioksit miktarı 8 ton. Yani vom Steinlar'dan 80 kat fazla. Ancak gıda ihtiyacının giderilmesinde ortalama bir Alman ailesinden yılda sadece bir ton daha az karbondioksit üretiyorlar.

Ortalamanın çok da altında değiller

Jörg vom Stein sonuca çok şaşırıyor: "Beslenme konusunda şaşkınlığımı gizleyemiyorum. Zira ekolojik, mevsime uygun, bölgesel beslenmeye, az et tüketmeye çalışıyoruz. Buna rağmen ortalamanın çok da altında olmamamız beni çok şaşırttı."

Açıklama karbondioksit danışmanından geliyor. Bölgesel ve mevsime uygun meyve sebze tüketimi karbondioksit üretimini sadece yüzde 5 oranında düşürüyor. Organik gıda kullanımının emisyon içindeki payı da eksi yüzde 5 kadar. Ancak gıda alanında gerçek bir karbondioksit kısıtlaması için hiç et tüketilmemesi gerekiyor. Zira hayvancılık yüksek oranlarda karbondioksit salınımına neden oluyor. Vejetaryenlerin karbondioksit üretimi normale göre yüzde 25 daha düşükken, hiçbir hayvansal ürün tüketmeyen veganlar yüzde 30 daha az karbondioksit üretiyor.

İnternetteki hesaplama motoru vom Stein ailesinin bile yılda toplam 19 ton karbondioksit ürettiğini gösteriyor. Yani her ne kadar ortalamanın oldukça altında olsalar da hedeflenen miktar olan kişi başına 2 tonluk üretim hedefinin hâlâ fazlasıyla üzerindeler.

Barbara Mohr / Çeviri: Banu Ertek

Editör: Ahmet Günaltay