1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Köhler Cumhurbaşkanlığını çok sevdi

2009’da bir seçimin diğerini izleyeceği Almanya’da, ilk büyük sınav 23 Mayıs’ta Cumhurbaşkanlığı seçimiyle yaşanacak. Göreve ikinci kez talip olan cumhurbaşkanı Horst Köhler, beklenmedik çıkışlarıyla biliniyor.

Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler

Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler

Süper seçim yılının yaşandığı Almanya’da gözler öncelikle 23 Mayıs 2009 tarihindeki cumhurbaşkanlığı seçimlerine çevrilmiş durumda. Şu anki Cumhurbaşkanı Horst Köhler, ikinci kez adaylığını koyacağını açıkladı. Köhler, 23 Mayıs 2004 tarihinde, Hristiyan Birlik ve Hür Demokrat partilerin önerisiyle 9’uncu cumhurbaşkanı olarak seçilmişti. Köhler'in karşısındaki adaylar ise Gesine Schwan ve Peter Sodan. Schwan, Sosyal Demokrat Parti'nin, Sodann ise Sol Parti'nin adayı olarak seçimlere katılacak. Sıradaki haberimizde Köhler'in beş yıllık görev süresinin kısa bir bilançosunu dinliyoruz.


Halk nezdindeki itibarı yüksek

Bir Alman cumhurbaşkanının görev bilançosu, başarılı reformları ya da imza attığı önemli yasalardan ziyade halkın gözündeki prestijiyle ölçülüyor. Horst Köhler, bu konuda çok şey başardı. Almanların üçte biri onun görevde kalmasını istiyor ve ülkede en sevilen politikacılardan biri. Alman basını da Köhler'e sempati ile yaklaşıyor. Süddeutsche Zeitung gazetesi Köhler'i "Kendini insanlara daha farklı bir biçimde tanıtmak istemiyor“ şeklinde tanımlamıştı. Almanya Başbakanı Angela Merkel de Köhler'in ikinci kez adaylığını açıkladığında memnuniyetini şöyle dile getirmişti:

"Onun son yıllarda Almanya’da insanların kalbini fethettiğine inanıyorum. Açık sözlülüğü ve can sıkıcı gerçeklerle ilgili fikirlerini beyan etme biçimiyle.”

Köhler, seleflerinden farklı olarak cumhurbaşkanlığına seçilmeden önce bir politikacı değil, bir iktisatçıydı. Tübingen’de iktisat bilimi eğitimi alan Köhler, kariyerine 1976 yılında Federal Ekonomi Bakanlığı’nda başladı. Bakanlıkta müsteşar düzeyine kadar yükselen Horst Köhler, Sparkasse, yani Tasarruf Kasaları Birliği’nin başına getirildi. 1998’de yine bir bankanın, Doğu Avrupa Bankası’nın yönetimine seçildi. Bu görevi iki yıl sonra da Uluslararası Para Fonu Başkanlığı izledi.


Titiz ve dürüst

66 yaşındaki Cumhurbaşkanı, geniş vizyonu ya da sürükleyici konuşmalarıyla göze çarpan bir isim değil. Bir hitabet ustası olmaması, herkesin sözleriyle yönlendirme beklediği bir cumhurbaşkanı için en büyük engel. Ancak Köhler bu açığı, itina ve titizlikle çalışması, problemlere elle tutulur cevaplar bulması ve dürüstlüğüyle gideriyor.

Köhler, Almanya'da öncelikle göçmen gençler de dâhil, tüm gençlerin daha iyi bir eğitim almasına önem verdi. Küreselleşmenin getirdiği zorluklar ile dünyadaki yoksul ve zenginler arasındaki uçurum gibi konuları tartışmaya açtı. Köhler, Afrika’ya da büyük önem veriyor. Ve sık sık bu bölgeye ziyaretler yaptı. Yaptığı açıklamalar da dikkat çekiciydi:


"Bence, insanlık Afrika’nın kaderinde karar verici konumda. Ve bugün şunu biliyoruz ki, Afrika’ya bir tren yolu inşa etmek, New York’taki bir yatırım bankasına yatırım yapmaktan daha az riskli olurdu.“

Köhler’in en önemli icraatı

Köhler'in görev süresince en önemli icraatı, 2005 yılı Temmuz ayında Merkel’in selefi Schröder’in hükümetin feshedilmesi önerisini kabul etmesi oldu. Dönemin başbakanı Schröder, lideri olduğu Sosyal Demokrat Parti’nin yerel seçimlerde büyük bir yenilgiye uğramasının ardından erken seçim çağrısında bulunmuştu. Köhler, erken seçim yapılmasına karar verdi. Köhler, bu kararına gerekçe olarak, federal hükümetin güvenilir çoğunluğa sahip olması ihtiyacını göstermişti.

Berlin'deki Bellevue Sarayı’na Hristiyan Birlik partilerinin adayı olarak gelse de Köhler, reformları ve çıkışları ile kendine ayrı bir yer buldu. Örneğin, işsizlik parasının geçerlilik süresini uzattıkları için büyük koalisyonu eleştirdi. Ayrıca pek çok kez Schröder'in Gündem 2010 adı verilen reform hedeflerini övdü. Ancak Schröder’in bu tartışmalı iş piyasası reformunu savunması solda rahatsızlık yarattı. Sol Parti Başkanı Oskar Lafontaine, Köhler ile ilgili şunları söyledi:

"O her zaman iyi bir Cumhurbaşkanı olmaya çalıştı, buna şüphe yok. Halkla diyalog aradı. Bizim eleştirdiğimiz şey, onun neoliberal eğilimiydi. O her zaman Gündem 2010 ve Hartz IV’ün bir savunucusuydu. Bilindiği gibi biz, kitlesel yoksulluğa yol açan bu iş piyasası politikasını reddediyoruz.“


Bernd Gräßer / Çeviri: Başak Sezen
Editör: Hülya Köylü





Önerdiğimiz linkler

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN