1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Kâğıt talebi katlanarak artıyor

Internet ve bilgisayarlar, kâğıda olan talebi azaltmadı, tam tersine artırdı. Kişi başına 230 kiloyu bulan kâğıt tüketimini karşılayabilmek için "geri dönüşümde" yeni teknolojiler geliştiriliyor.

default

Takvimler 1980'li yılları gösterdiğinde birçok kişinin düşlerini hiç kâğıt kullanılmayan ve tüm belgelerin elektronik ortamda arşivlendiği ofisler süslüyordu. Ancak kaydedilen tüm teknolojik gelişmelere rağmen, beklenenin aksi bir durum yaşandı.

Federal Çevre Bakanlığı'ndan Almut Reichert bunun nedenini "Yazıcılar giderek daha hızlı çalışır hale geldiği için, bir yandan sürekli daha fazla kâğıt tüketiyoruz. Sadece birkaç tuşa basarak yüzlerce sayfa yazdırmak mümkün… Eskiden böyle değildi. Bir orijinal belge olurdu ve bu elden ele dolaşırdı" sözleriyle açıklıyor.

Avrupa'da yapılan "In paper we trust" yani "Güvencemiz kâğıt" adlı bir araştırma bu durumu onaylar nitelikte. Birçok kullanıcı elektronik ortamda sakladığı bilgilerin güvenliğinden emin olmak için bir de basılı kopyasını bulundurmayı tercih ediyor.

Tüketim hızla artıyor

Dünya çapındaki kâğıt tüketimi 1950 yılından bu yana yediye katlandı. Doğal Hayatı Koruma Vakfı'nın verdiği bilgilere göre her yıl dünya ormanlarının 160 bin kilometrekarelik bir bölümü daha yok oluyor. Bu alan yaklaşık olarak Tunus büyüklüğünde bir kara parçasına eşit.

Dünyanın en çok kâğıt üreten dört ülkesi ABD, Çin, Japonya ve Almanya… Almanya'da kişi başına yıllık kağıt tüketim ortalaması 230 kiloyu buluyor.

Bu yüksek kâğıt ihtiyacının karşılanması amacıyla günümüzde kullanılmış kâğıtların geri dönüştürülmesi giderek daha büyük bir önem kazanıyor. Ekoloji ve Kâğıt Forumu'ndan Jupp Trauth "Kullanılmış kâğıdın en büyük avantajı, kâğıt üretiminde kullanılan liflerin hazır olması. Bunları sadece çözüp ayırmak yeterli. Öte yandan bu lifleri ahşabın içinden kimyasallar yardımıyla kaynatarak ayırmak için önemli miktarda enerjiye ve her aşamada eldeki materyalin temizlenmesi içinde fazlasıyla suya ihtiyaç oluyor. Bir de büyük bir atık su sıkıntısı oluyor, ki kağıt geri dönüşümünde bu da yok" açıklamasını yapıyor.

Taze ağaç liflerinden kâğıt üretimi sırasında geri dönüşümün 3 ila 4 katı enerjiye ve 5 katı suya ihtiyaç duyuluyor. Kâğıt geri dönüşümü esnasında açığa çıkan atık su miktarı da yeni kâğıt üretiminin dörtte biri kadar.

Lifler yağmur ormanlarından

Artan kâğıt ihtiyacı balta girmemiş ormanların da başlıca düşmanı. Robin Wood adlı çevre kuruluşunun yaptığı kimyasal analizler, Almanya’daki birçok kitabın tropik yağmur ormanlarından elde edilmiş ağaç lifleri içerdiğini ortaya koydu.

Diğer yandan kâğıt çılgınlığının çevre için yarattığı tehditler sadece bununla sınırlı değil. Gen teknolojisi firmaları daha az lignin içeren genleriyle oynanmış ağaç türleri yetiştirdi. Lignin ahşabın içinde doğal olarak bulunan ve ona sertlik veren madde. Ancak kağıdın sararmasına neden olduğu için kâğıt üretimi sırasında bir dizi işlemle ayrıştırılıyor. Bu nedenle Amerikan Arborgen firması gibi bazı firmalar lignin miktarı genetik olarak azaltılmış ağaçlar yetiştirmeye başladı. Firmanın sloganı "Dünyanın daha fazla ağaca değil, daha kullanışlı ağaçlara ihtiyacı var."

Ancak Yağmur Ormanlarını Kurtarın ve Robin Wood gibi çevre kuruluşları ağaçların genetiğiyle bu şekilde oynanmasının çok tehlikeli sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Zira genetiğiyle oynanmış organizmalar bir kez doğal ortama karıştıklarında, doğada ne şekilde çoğalacaklarını kontrol etmek mümkün olmuyor. Çevre uzmanları özellikle ağaç gibi uzun ömürlü ve polenleri yüzlerce, hatta binlerce kilometre uzaklara taşınabilen organizmalar söz konusu olduğunda bunun korkunç etkileri olabileceği uyarısında bulunuyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Anne Florenske / Çeviri: Banu Ertek

Editör: Ahmet Günaltay