1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Japonya'da yaralar sarılıyor

Japonya’da 11 Mart’ta meydana gelen deprem ve tsunami felaketinin ardından yeniden imar çalışmaları zorluklarla sürüyor. Ülke ekonomisi ağır darbe alırken, imar çalışmalarının finansmanı sert tartışmalara yol açıyor.

default

Japonya’da 11 Mart’ta meydana gelen deprem ve tsunami felaketi 25 bini aşkın insanın canına mal oldu, 150 bini aşkın kişi evini, malını mülkünü kaybetti. Afetten hayatta kalabilenler başlangıçta yiyecek ve barınak bulma mücadelesi verdi, ardından afet bölgelerinde kurulan belediye stantları önünde devletin dağıttığı afet yardımı için kuyruklarda bekledi. Şimdi alınan paralar tükenmiş durumda ve afet sonrası hayat yeni başlıyor. Pek çok kişi işsiz kaldı.

Sadece sokaktaki vatandaşlar değil, şirketler de yeni bir başlangıç için mücadele veriyor. Afet bölgesindeki şirketler, eski çalışanlarının yeniden imar sürecinin sonunda yeniden geri dönüp dönmeyeceğini bilemiyor.

Ancak şirket çalışanlarının fazla bir seçeneği de yok. Devlet, afette ağır hasar gören şirketlerin çalışanlarına yeniden imar sürecinde 360 günlüğüne geçiş parası ödüyor.

Barınaklar için arazi sıkıntısı

Kentte de yeniden imar çalışmaları ağır aksak yürüyor. Ofunato Belediye Başkanı şöyle konuşuyor:

"Evsiz kalan insanlar için barınakların inşası sürüyor. Bu nedenle acilen uygun, düzlük arazi arayışı içindeyiz. Ama bulabilmek neredeyse imkansız.”

Belediye ikilem içinde. Üzerinde inşaat yapabilecek alan çok az. Olanlar da denizle sarp dağlar arasında kalıyor. Buralara barınaklar inşa edilmesi durumunda, insanların iş bulamayıp büyük şehirlere göç etme tehlikesi büyük. Arazilerin şirketlere verilmesi durumunda ise kenti kuracak alan kalmayacak.

Japonya’nın kuzeydoğusunun ücra köşelerinde pek çok yerde aynı sorun yaşanıyor. Buna demografik sorunlar ekleniyor. Afetten önce burada nüfusun yüzde 30’u 65 yaşın üzerindeydi.


Hükümetten 200 milyar euroluk plan

Başbakan Naoto Kan, ülkenin yeniden imarı için on yıllık çerçevede 200 milyar euroluk bir plan sundu:

“Kabine, afetten hayatta kalanlara yardım ve afetten etkilenen bölgelerin yeniden imarı için meclise ek bütçe sundu. Dört trilyon yenlik bu bütçe, 1995’te Hanşin depremi sonrasında oluşturulanın dört katı büyüklüğünde. Kuzeydoğu bölgelerine mümkün olduğunca hızlı bir şekilde yardım edilebilmesi için umarım tüm partiler bütçeye onay verir.”

Ancak finansman konusu hararetli tartışmalara yol açıyor. Vergi zammı mı yapılacak, yoksa zaten büyük borç yükü altındaki ülkede ek devlet tahvilleri mi çıkarılacak. 2006-2008 yılları arasında ekonomi ve mali politikalardan sorumlu devlet bakanı olarak görev yapan Profesör Hiroko Ota şu değerlendirmede bulunuyor:

“Mevcut bütçede, hâlâ yeniden tasnif edilebilecek pek çok kaynak var. Ayrıca yeniden imar harcamaları geçici karakterde. Yani vergiler konacaksa bunların da sadece geçici olması gerekiyor. Sosyal güvenlik sistemi reformu gerçi başka bir konu ama bu bağlamda onun da ele alınması gerek.”

"Kriz fırsatlar doğurabilir"

Hiroko Ota, krizin fırsatlar doğurabileceği görüşünde. Tarım, ziraat ya da balıkçılık alanlarında eskimiş yapıların yenilenmesi yoluyla afet bölgelerinin rekabet gücünü artırıp yeni bir geleceğe yönelebileceğini belirtiyor. Ancak diğer yandan Japonya’da siyasi partiler arasındaki sürtüşmelere dikkat çekerek, köklü reformlar üzerinde uzlaşmanın zorluğunu da kabul ediyor. Hiroko Ota, bu nedenle yine sonuçta vatandaşlara bel bağlıyor:

“Özellikle kriz durumlarında Japonlar çok esnektir ve harika fikirler bulurlar. İnsanlar durumun zorluğunun bilincinde ve yeni yollar açmaya istekliler. Karamsar olmamalı ve bu tür tartışmalara zemin hazırlamalıyız.”

© Deutsche Welle Türkçe


Peter Kujath / Çeviri: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Ahmet Günaltay