1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

İsviçre yabancılara ’sırt çeviriyor’

İltica ve yabancılar yasalarını sertleştiren ülkeler kervanına İsviçre de katılıyor. Pazar günü yapılan referandumda halkın çoğunluğu, hükümetin yasayı sertleştirme planına destek verdi. Yasa tasarısının insan haklarına aykırı olduğu ve İsviçre’nin geleneğini tehlikeye attığı yönündeki uyarılar etkili olmadı.

Referandumun ardından, Cenevre'de tasarıyı protesto eden yaklaşık 400 kişilik bir grup polisle çatıştı.

Referandumun ardından, Cenevre'de tasarıyı protesto eden yaklaşık 400 kişilik bir grup polisle çatıştı.

Pazar günü İsviçre’de yapılan referandumda seçmenlerin yüzde 68’i, iltica ve yabancılar yasasının sertleştirilmesinden yana oy kullandı. Avrupa’nın en sert yasalarından biri olarak görülen tasarıyla İsviçre’ye iltica etmek zorlaşacak, kalifiye olmayan işgücünün göçü engellenecek. Tasarının en tartışmalı maddesi ise, 48 saat içinde geçerli kimlik belgesi gösteremeyen ve hakkında takibatta bulunulduğunu kanıtlayamayan kişilerin iltica başvurularının doğrudan reddedilmesini öngörüyor. Başvuruları reddedilen mülteciler sosyal yardım da alamayacak, Anayasa’da garanti edilen yaklaşık 600 euroluk acil yardım parası ile yetinecek. İltica başvurusu reddedilen ya da İsviçre’de yasadışı yaşayan yabancılar, ülkeyi terketmemeleri durumunda iki yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilecek.

Yabancılar yasasındaki yeni düzenlemeye göre de Avrupalı olmayan yabancıların İsviçre’ye giriş yapabilmeleri için ülkede kalıcı bir işe sahip olmaları şartı aranacak. Başvuruda bulunanların iş için gerekli bilgi ve beceriye sahip olduklarını ve başka bir İsviçreli ya da Avrupalı’nın yapamayacağı bir iş yaptığını kanıtlaması gerekecek. Ayrıca yabancıların topluma uyumunu teşvik için, oturma izni verilmesi, bir dil kursuna yazılma şartına bağlanabilecek.

Tasarı, muhafazakar İsviçre Halk Partisi’nden Adalet Bakanı Christoph Blocher tarafından hazırlanmıştı. Blocher’in parti arkadaşı Hans Fehr, referandum sonuçlarından memnun olduklarını belirterek şunları kaydetti: “Gözü açık herkes, binlerce kişinin yasaları istismar ettiğini, istismar yoluyla İsviçre’de oturum aldıklarını görüyor. Pasaport gösterebilen ülkesine geri gönderilirken pasaportsuz kişi burada kalabiliyor. Bu istismar artık hoşgörülemez. İsviçreliler ‚’Buna artık son veriyoruz’ demiş oldular.’’

Kilise yasaya muhalif

Başını kilise temsilcilerinin çektiği yasa tasarısına muhalif azınlık ise tasarının yabancı düşmanı bir ruh taşıdığı, bu yasayla İsviçre’nin insani geleneğinin sonuna gelindiğini belirtiyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği de yasa tasarısını sert bir şekilde eleştirdi ve tasarıdaki bazı maddelerin 1951 yılından bu yana geçerli olan Uluslararası Mülteciler Konvansiyonu ile bağdaşmadığını vurguladı. Yasa tasarısı aslında mecliste kabul edilmiş, ancak muhaliflerin imza kampanyasında gerekli çoğunluğa ulaşmalarının ardından referanduma götürülmüştü. Muhalif imza kampanyasını düzenleyen siyasi partiler arasında yer alan Yeşiller’den Uerli Leuenberger, alınan sonuçta, yasayı savunanların popülist söylemlerinin etkili olduğuna dikkat çekti. Leuenberger, “İltica ve yabancılar yasasıyla ilgili temelden, kapsamlı bir tartışma yürütülmesini istiyorduk. Maalesef yasaların istismari konusu öne çıkarılarak tartışma ortamı istismar edilmiş oldu. Vatandaşlar tabii ki yasaların istismarına karşı mücadele verilmesini istiyor. Gayet doğal. İşte bu nedenle göç konusunda maalesef kapsamlı bir tartışma yaşanmadı,’’ dedi

Referandumda tasarıya destek özellikle İsviçre’nin Almanca konuşulan kantonlarından geldi. Yabancılara sıcak bakmamalarıyla bilinen İsviçreli Almanlar arasında tasarıya destek yüzde 78’lere ulaştı. İsviçre’nin batısında hoşgörü geleneğiyle bilinen, Fransızca konuşulan bölgelerde ise yasanın sertleştirilmesine destek yüzde 50’lerde kaldı. Siyaset bilimci Claude Longchamp son 20 yıldır iltica yasalarının sertleştirilmesi için yapılan oylamaların hepsinde onayın yüzde 70’lerde olduğunun altıı çizerek, “Bu, genel olarak İsviçreliler’in mülteci sorununa bakışını gösteriyor. İsviçre’de ne yabancı düşmanlığı arttı, ne de mülteci sevgisi. Aslında kamplar arasında oldukça istikrarlı bir oran gözleniyor. Üçte ikilik bir kesim, hangi hükümet tarafından çıkarılmış olursa olsun iltica yasasını hep yumuşak buluyor. Üçte birlik kesim ise tam tersi görüşte,” diye anlattı.

İltica başvuruları düştü

7 milyon 300 bin nüfuslu İsviçre’de nüfusun yüzde 21’ini yabancı kökenliler oluşturuyor. 2005 yılında ülkeye yaklaşık 19 bin iltica başvurusunda bulunuldu. Bu, son 20 yılın en düşük oranıydı. Son on yılda iltica başvurularının sadece üçte birine olumlu yanıt verildi. İltica başvurularının sayısı her geçen yıl azalsa da İsviçre artık Avrupa’nın en sert yasalarından birine sahip olacak.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN