1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

İstikrarın yolu AB perspektifinden geçiyor

Avrupa Komisyonu’nun aday ülkelerle ilgili açıkladığı ilerleme raporları, Avrupa’da genişlemeyle ilgili tartışmaları yeniden alevlendirdi. AB’nin Birlik çapında yaptırdığı bir anket, Avrupa vatandaşlarının yüzde 38’inin genişlemeye karşı olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle Türkiye’nin üyeliğine karşı olanların oranı ise yüzde 52. Ankete göre Türkiye’nin üyeliğine karşıtlıkta yüzde 80 oranla Avusturya ve Kıbrıs Rum kesimi başı çekiyor. Bu ülkeleri yüzde 74 ile Almanya izliyor. Türkiye ve sekiz Balkan ülkesinin ilerleme raporları ve AB’deki genişleme tartışmalarıyla ilgili DW Brüksel temsilcisi Bernd Riegert’in değerlendirmesini sunuyoruz.

AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn’in, aday ülkelerin ilerleme raporlarını açıklarken verdiği mesajlar aynıydı. Rehn, tüm aday ülkelerin ilerleme kaydettiğini ancak hala ciddi sorunlar bulunduğunu, AB üyeliğinin garanti edilemeyeceğini vurguladı. İsteksizce de olsa aday ülkelere şimdiye kadar verilen sözlerin tutulması gerektiğini söyledi, ama aynı zamanda artık yeni vaadlerde bulunulamayacağını ifade etti.

Olli Rehn, AB’nin gereğinden fazla yayılmasını korkunç bir kabus olarak tanımlayarak mevcut AB vatandaşlarına şu mesajı verdi: Evet, Hırvatistan’ın, Bosna-Hersek’in, Kosovalı ya da Kosovasız bir Sırbistan-Karadağ'ın, Arnavutluk, Makedonya, Romanya, Bulgaristan ve sonunda Türkiye’nin niçin üyeliğe kabul edilmesi gerektiğini anlamayan insanlar var. Bu insanların ciddi endişe ve korkularını anlıyorum.

Birbirinden çok farklı yapıdaki sekiz ya da dokuz ülke bekleme sırasında. Tabii ki en önemli tez, Balkan ülkelerinde istikrarın ve işler bir demokrasinin tek yolunun AB üyelik perspektifinden geçtiği. 2004 yılında AB’ye üye olan eski Doğu Bloku’ndan sekiz ülke bu teze örnek olarak verilebilir. AB başlangıçtaki tereddütün ardından kapılarını bu ülkelere açmış olmasaydı bu ülkeler şimdi nerede olurdu? Eski Yugoslavya, Arnavutluk, Bulgaristan ve Romanya da Avrupa’ya aittir. Siyasetçiler eski Avrupa’daki seçmenlerine bunu kararlılıkla anlatmalıdır. Ama Brüksel’de olsun, Paris ya da Berlin’de olsun bunun oy kazandırmayacağını herkes biliyor.

Doğu’ya genişlemenin yarattığı hoşnutsuzluk ve genişlemeyle gelen masraflar Fransızlar ve Hollandalılar’ın AB Anayasası’nı referandumda reddetmesinde rol oynadı. Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, vatandaşların düşüncelerini dikkate alacakları sözünü verdi. Bu da sadece istikrardan değil, ortaya çıkacak masraf ve risklerden de bahsetmesini gerektiriyor. Tam da Bosna-Hersek, Sırbistan-Karadağ ve muhtemelen Kosova gibi iç savaşın harap ettiği, kendi başına ayakta duramayacak ülkeler yıllar boyunca AB musluğuna bağlanacak. Bu istikrarsız toplumların hala çözümlenememiş etnik anlaşmazlıkları AB’ye taşınacak.
Ama alternatif de açıkça belirtilmeli. Disiplin sağlayan bir AB perspektifi olmadan çeşitli halk grupları ya da devletler yeniden birbirine girebilir.

AB önümüzdeki 10-15 yılda gerçekten de 25’ten 33 ya da 34 üyeye genişleyecek olursa AB’nin acilen yapısal reforma ihtiyacı vardır. Anayasa’nın çıkarılması gerekir, ki bugünkü mevcut Anayasa taslağı bile genişlemiş bir Avrupa toplumunu idare etmeye yetmeyecektir. Ama AB’nin hayatta kalmasını sağlayacak bu önemli proje de rafa kaldırılmış durumda. Anayasa referandumlarında çıkan hayır yanıtlarının ardından ilan edilen düşünme molası ağır aksak ilerliyor. Anayasa’nın nasıl kurtarılabileceği konusunda ateşleyici bir fikir hala çıkmadı. AB’nin yeni çerçeveleri çizilmeden şimdiki genişleme rotasında ilerlenemez.

Genişlemenin ana tezi istikrar ihraç etmekse, Ukrayna, Moldova, Gürcistan ya da bir gün demokratikleşmesi umulan Beyaz Rusya’ya üyelik perspektifi vermekten kaçınmak zor olacaktır. Bu ülkeler haklı olarak ‚Biz de Avrupalı değil miyiz? Türkiye’den daha Avrupalı değil miyiz?’ diyeceklerdir.

  • Tarih 10.11.2005
  • Hazırlayan Bernd Riegert
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZsf
  • Tarih 10.11.2005
  • Hazırlayan Bernd Riegert
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZsf