1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

İstanbul'dan Avrupa'ya kültür köprüsü

AB-Türkiye Kültür Köprüleri Programı kapsamında hafta sonu İstanbul'da düzenlen panele Nobel ödüllü ünlü Alman yazar Günter Grass konuk oldu. İstanbul'dan Ebru Odabaşı'nın izlenimleri...

default

AB Türkiye Delegasyonu ve İstanbul Bilgi Üniversitesi AB Enstitüsü işbirliğiyle “AB-Türkiye Kültür Köprüleri Programı“ kapsamında, 17 Nisan 2010 Cumartesi günü Santral İstanbul Enerji Müzesi'nde “Kültürlerarası Diyalogda Edebiyatın Rolü” konulu bir panel düzenlendi.

Nobel ödüllü Alman yazar Günter Grass ile birlikte, Asa Lind, Buket Uzuner, Mario Levi ve Elif Şafak’ın katılımlarıyla gerçekleşen ve Almanca/İngilizce/Türkçe simültane çeviri yapılan panelin moderatörlüğünü de Mehmet Ali Alabora üstlendi.

Edebiyatta kadın olgusuna vurgu

Günter Grass

Günter Grass


Günter Grass edebiyatta köprünün önemli unsurlarından birinin kadın olduğuna dikkati çekti. ‘’Kadınlar olmasaydı edebiyat olmazdı. Erkekler daha az okuyor, bu sadece Türkiye için değil, dünyanın her yeri için geçerli’’ diyen Grass'a göre, kadın daha çok okuduğu için bunu çocuklarına aktarma görevini de üstleniyor.

İstanbul aşığı Mario Levi ise aşk temasının edebiyatta evrensel bir köprü oluşturduğu düşüncesinde. Levi ’’Kültürlerarası farklılıklar kuşkusuz çok önemli, fakat evrensel insan gerçeklerinin dünyanın neresine giderseniz gidin değişmediği düşüncesindeyim. İnsanlar aynı şekilde aşık oluyor. Aşk, edebiyat için en önemli malzemelerinden biri. Yani aşkın çeşitlemeleri her kültürde aynı. Dolayısıyla edebiyatın evrensel bir derinliği var’’ dedi.

Panelin ardından AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Marc Pierini’nin ev sahipliğini yaptığı resepsiyonda Nobel ödüllü yazar Günter Grass’ın gravür sergi açılışı ve Milagro Acustico Ensemble dinletisi de davetlilere keyifli anlar yaşattı.

Türkiye ve Avrupa “Kültür Köprüleri” ile yakınlaşıyor

‘‘Kültür Köprüleri Programı'' ile AB ve Türkiye, paylaştıkları zengin kültürel mirası keşfediyor. Her iki taraf birbirine daha da yakınlaşıyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinliklerine de katkıda bulunan program, Türkiye ile AB’ndeki kültürel aktörleri ve sivil toplum kuruluşlarını güncel sanatlar ve kültür alanında işbirliği yapmaları için destekliyor.

Türkiye’nin AB’ne katılımı sadece siyasi bir konudan ibaret değil. Bu sürecin başarısının kilit noktası, her iki taraftan yurttaşların ve sivil toplumun aktif bir şekilde etkileşime geçmesi ve ortak ilgi alanları üzerine fikir ve deneyimlerini paylaşmaları.

İşte bu düşünceden yola çıkan “AB-Türkiye Sivil Toplum Diyaloğu: Kültür Köprüleri Programı”, Türkiye ve Avrupa halklarının birbirlerinin kültürlerini tanımalarını ve paylaştıkları zengin kültürel mirası keşfederek yakınlaşmalarını hedefliyor. Böylece Türkiye ile AB arasındaki ikişki siyaset sahnesinin ötesine, yepyeni bir boyuta taşınıyor.

Ayrıca program İstanbul’un ‘’2010 Avrupa Kültür Başkenti’’ seçilmesi ile aynı zamana rastlaması açısından daha da önem taşıyor.

İstanbul, Avrupa 2010 Kültür Başkenti olarak belirlenen üç kentten biri

İstanbul, Avrupa 2010 Kültür Başkenti olarak belirlenen üç kentten biri



Program nasıl işliyor?

Program, doğrudan AB'ye üye ülkelerinin kültür merkezleri ve büroları ile onların Türk ortaklarını kapsıyor.

Projenin ortakları, AB fonları yardımıyla kamuoyuna yönelik çok uluslu ve büyük ölçekli etkinlikler gerçekleştiriyor. Bu proje, Türkiye ve Avrupa’nın kültür aktörleri arasında kalıcı bir ortaklık ve diyalog ortamı oluşturulmasına katkıda bulunuyor.

Türkiye dâhil toplam 18 ülke, program kapsamında birçok kültürel temayı içinde barındıran ve dikkat çekici çok uluslu faaliyetlere evsahipliği yapıyor. Düzenlenen bu etkinlikler hem Türkiye hem de AB ülkelerinde gerçekleşiyor.

Aynı dönemde yürütülen İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinliklerine de katkıda bulunan program kapsamında planlanan yüzlerce etkinlik, hem Türkiye’de hem de AB ülkelerinde binlerce sanatçıyı bir araya getiriyor. Kültür Köprüleri Programı’nda, modern sanatların tüm dallarına (müzik, sahne sanatları, plastik ve görsel sanatlar) ve edebiyata yer veriliyor. Faaliyetler her iki taraftan vatandaşın katılımına açık ve ücretsiz düzenleniyor.

© Deutsche Welle Türkçe


Haber: Ebru Odabaşı / İstanbul

Editör: Murat Çelikkafa

Önerdiğimiz linkler