1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

İstanbul büyük depreme hazırlıksız

17 Ağustos 1999’da sarsılan İstanbul, deprem gerçeğiyle yüz yüze gelmiş, çöken binalar ve sağlıksız inşaatlar, “depreme karşı ne yapmalıyız” tartışmasını başlatmıştı. Ancak aradan geçen 7 yıl felaketi unutturdu.

17 Ağustos hafızalardan siliniyor

17 Ağustos hafızalardan siliniyor

100 yıl önce, 18 Nisan 1906’da korkunç bir deprem San Francisco’yu sarsmış, 3 bin kişi yaşamını yitirmiş ve 100 bin kişi de evsiz kalmıştı. San Francisco gibi deprem riski altında bulunan bir diğer metropol de İstanbul. 7 yıl önce 17 Ağustos 1999 tarihinde depremle sarsılan İstanbul felaketin eşiğinden dönmüştü. Ancak uzmanlar 12 milyonluk kentin gelecek 30 yıl içinde büyük deprem riski altında olduğunu söylüyor. Peki İstanbul büyük depreme hazır mı?

17 Ağustos depreminin en çok etkilediği İstanbul’un Avcılar semtinde, ikinci el oto satışı yapılan bir arsadayız. Bu arsada, 17 Ağustos 1999 tarihinden önce 2 apartman bloğunun olduğuna inanmak zor. Bu binalar 17 Ağustos depreminde sanki kartondan yapılmış gibi çökmüş, onlarca kişi yaşamını yitirmişti. Çöken binaların yanında yer alan diğer binalar ise daha sağlam yapıldığı için hala ayakta duruyor. Çöken binaların yanındaki kahvede kağıt oynayanlar, 17 Ağustos sabahını hala dün gibi hatırlıyor.

Deprem 30 yıl içinde

Profesör Naci Görür, yaşadığı kent İstanbul’un deprem riski üzerinde çalışıyor. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde görev yapan Görür, geçtiğimiz günlerde iki İtalyan meslektaşıyla birikte Marmara Denizi altında iki yeni fay hattı tespit etti. Profesör Görür, İstanbul’un gelecek 30 yıl içerisinde Richter ölçeğine göre en az 7 şiddetinde bir depremle sarsılacağını düşünüyor.

”İstanbullu ihmalci”

Profesör Görür, İstanbul yönetiminin ve İstanbulluların ihmalci olduğunu düşünüyor. Görür, Dünya Bankası, hükümet ve şehir yönetiminin kurtarma ve acil yardım kapasitesinin arttırılmasına yatırım yaptığını, ancak böyle büyük bir felaketten kaçınılamayacağını söylüyor. Görür, 100 bin kişinin ölmesi ve bir o kadar da kişinin yaralanacağının tahmin edildiğini kaydediyor ve İstanbul’daki hastanelerin depreme dayanıklı olarak inşa edilmediğini hatırlatıyor.

Deprem bilinci gelişmeli

İstanbul’da valilik tarafından yeni kurulan afet yönetim merkezi kentte acil bir durumda mevcut imkanları tespit ediyor: Mesela 4.452 buldozer, 20 helikopter, 10 ilaç deposu, 130 ekmek fabrikası ve bir milyon çadır... Kurtarma ekiplerinin iletişimi için ekipler son olarak radyo dalgaları üzerinden birbirine bağlandı. 7 yıl önceki depremin ardından bütün cep telefonu da dahil olmak üzere bütün telefon hatları çökmüştü. Profesör Görür, İstanbul’un özellikle risk altındaki semtlerinde deprem bilincinin geliştirilmesi gerektiği görüşünde. Naci Görür, “Özellikle mahallelerde o mahalle sakinlerinin kendileri içerisinde onlara destek verip sıkı bir örgütlenmeyle bu işin olabileceği...” diyor.

Önlemler unutuldu

17 Ağustos depreminden sonra İstanbul-Avcılar’daki çoğu aile içinde su, cep feneri ve bisküvi bulunan bir deprem çantası hazırladı. Avcılar’daki kahvenin sahibi Ali Rıza Özbey, artık kimsenin depremden bahsetmediğini söylüyor. Özbey, “Hiçbir önlem almadık. Ne alabilirsiniz size soruyorum şu binada. Şu anda deprem olmuş olsa hepimiz paniğe kapılarak birbirimizi çiğneyerek birbirimizi öldürürüz artık. Kendimizi pek iyi eğitmiş hissetmiyorum ben” diye konuşuyor.

Emlak fiyatlarında büyük artış

İstanbul’da maddi durumu müsait olanlar geçtiğimiz yıllarda kentin daha sağlam zeminli semtlerine taşında. Boğaz’da ve Karadeniz kıyılarında fiyatlar fırladı. Japon uzmanların denetiminde inşa edilen yeni yerleşim bölgelerinde ise ev fiyatları 300 bin Euro'dan başlıyor.

  • Tarih 15.04.2006
  • Hazırlayan Gunnar Köhne
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AaPR
  • Tarih 15.04.2006
  • Hazırlayan Gunnar Köhne
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AaPR