1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

İsrailliler yine sokaklarda

İsrail’de hayat pahalılığı ve sosyal güvenlik politikalarına karşı geçtiğimiz yıl başlatılan protesto hareketi sürüyor. Protesto konularına bu yıl, ultraortodoks Yahudilere tanınan askerlik muafiyeti de eklendi.


İsrail’de geçtiğimiz yaz başlayan protesto hareketi, birinci yılında yine sokaklardaydı. Cumartesi akşamı Tel Aviv, Kudüs, Hayfa ve Beerşeba kentlerinde ‘Halk sosyal adalet istiyor” sloganı altında düzenlenen protesto gösterilerine binlerce kişi katıldı. Göstericilerden Ada, değişen pek bir şey olmadığını söylüyor:

"Başarılı olabilmek için toplumumuzu etkileyen gerçek anlamda büyük konulara değinmemiz gerekiyor. Bu da İsrail işgali konusundaki tartışmayla başlıyor ve devam ediyor: Bu ülkedeki öncelikler, sadece orduya para yatırılması, tek konunun güvenlik, ordu, füzeler ve İran olması.”

Stav Şafir

Stav Şafir

"Beklentilerimiz gerçekleşmedi"

Protesto hareketi, geçtiğimiz yıl yine temmuz ayında Tel Aviv’in işlek caddelerinden Rothschild Bulvarı'nda kiraların yüksekliğini ve hayat pahalılığını protesto için kurulan bir çadırla başlamıştı. Çadırı kuran küçük gruba dahil olan gazeteci Stav Şafir’e göre bir yılın bilançosu pek olumlu değil:

“Geçtiğimiz yıl konunun insanları sosyal adaletsizliğe karşı protesto için harekete geçirmek olduğunu düşünüyorduk. Bunu yaptık da. Her hafta. İnsan, vatandaş olarak demokratik bir sistemde bunun bir şeyler değiştireceğini düşünüyor. Birinin çıkıp sorumluluk üstleneceğini, birkaç milletvekilinin ve başbakanın hata yaptıklarını, yeni bir yön çizilmesi zamanının geldiğini itiraf edeceklerini düşünüyor. Ama bunların hiçbiri olmadı.”

Geçtiğimiz yılki çadır eyleminin ardından protesto hareketi diğer kentlere de hızla yayılmış, her haftasonu on binlerce kişinin katıldığı gösteriler düzenlenmişti. Protesto hareketi, ülke çapında 400 bin kişinin sokaklara döküldüğü eylül ayında doruk noktasına ulaşmış, ardından hükümetin verdiği reform sözleri üzerine durulmuştu.



"Gençler siyasete güvenini yitirdi"

İsrail’de yayımlanan Haaretz gazetesinin anketine göre İsraillilerin sadece yüzde 26’sı protestoların ardından durumun iyileştiğine inanıyor. Şafir pek çok İsrailli gencin siyasete güvenini yitirdiğini belirtiyor:

“Artık gerçekten de siyaset üzerinde nüfuz kurmaya çalışmalıyız. Geçen yıl çadırlar vardı, pek çok gösterici vardı. Ama nüfuz kurabildik mi? Bence yeterince değil. Hâlâ burada yaşamanın çok zor olduğu görüşündeyiz. Hâlâ bir gelecek göremiyoruz. Demokrasimiz çok zayıf, siyasî sistem tamamen halktan kopmuş vaziyette. Tüm bunların değişmesi gerek.”



"Aşırı dincilere askerlik muafiyeti kalksın"

Bu yıl gösterilerde hayat pahalılığı ve sosyal adalete yeni bir konu da eklendi: Askerliğin toplumun tüm kesimleri için zorunlu hale getirilmesi talebi. Pek çok İsrailli genç, aşırı dinci ultraortodoks Yahudilere askerlik muafiyetine isyan ediyor. Askerlik görevini yaptıktan sonra hâlâ her yıl bir ila iki hafta yedek asker olarak orduya yazılmak zorunda olan 34 yaşındaki Boaz Nol şunları söylüyor:

“İsrail’de 18 yaşındaki her kız ve erkek, vatanî görevini yerine getirmek için askere gitmek zorunda. Hiç kimse bize sormuyor. Hepimiz askere gidiyoruz. Çünkü bu önemli. Ama maalesef siyasî ve diğer nedenlerden dolayı dindar halk grubu askerlikten de okul ve hastanelerdeki sivil hizmet zorunluluğundan da muaf tutuluyor. Bunun adalete ve eşitliğe uymadığını düşünüyoruz.”

İsrail Yüksek Mahkemesi, şubat ayında tarihî bir karara imza atarak, ultraortodoks Yahudilere tanınan muafiyetin Anayasa'ya aykırı olduğuna hükmetmiş ve yasanın değiştirilmesi için Ağustos ayına kadar mühlet vermişti. Göstericiler önümüzdeki hafta yeniden meydanlarda buluşmayı planlıyor.

© Deutsche Welle Türkçe

DW,dpa/BK,NH

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN