1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

İsrail’den yardımda çifte standart

Haiti’ye yardım eli uzatan ülkeler arasında İsrail de yer alıyor. Ancak aynı İsrail, Filistin’e yardım amacıyla ülkede bulunan uluslar arası yardım organizasyonlarına muhtelif zorluklar çıkarıyor.

BM Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu'nun (UNRWA) çalışanları yardım malzemelerini dağıtıyor

BM Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu'nun (UNRWA) çalışanları yardım malzemelerini dağıtıyor

İsrail'in altı aydan bu yana yabancı uyruklu yardım kuruluşu çalışanlarına çalışma vizesi vermemesi nedeniyle yardım görevlileri ülkede turist vizesiyle ikamet ediyor. İsrail'de yayınlanan Ha'aretz gazetesine göre, vize konusunda yaşanan sıkıntılar; aralarında Sınır Tanımayan Doktorlar, Oxfam ve Terre des Hommes'in de bulunduğu Filistin bölgelerinde görev yapan tüm yardım kuruluşlarını etkiliyor.

Bölgedeki yardım organizasyonlarının sözcülüğünü yürüten Care International'dan Amerikalı Martha Myers, yardım kuruluşu çalışanlarına çalışma vizesi verilmemesinin ne gibi sonuçlar doğurduğunu şu sözlerle açıklıyor: "Pasaportunuzda üzerinde 'çalışma izni yoktur' yazan bir vizeniz varsa ve buna rağmen çalışıyorsanız, kendinizi çok zor ve güvensiz bir hukuki durum içinde buluyorsunuz."

Sadece turist vizesi veriyor

İsrail İçişleri Bakanlığı'na göre, Filistin Özerk Bölgesi'nde görev yapan yardım görevlilerinin ayrıca İsrail için de bir çalışma vizesine ihtiyacı yok. Bu kağıt üzerinde böyle, ancak bu kısıtlama pratikte sorunlara neden oluyor. Zira İsrail Doğu Kudüs'ü de İsrail toprağı olarak kabul ediyor ve yardım kuruluşu çalışanlarının buraya sadece turist vizesiyle girmesine izin veriyor. Amerikalı Martha Myers şunları kaydediyor: "Kudüs'te kalkınma ve insani yardıma ihtiyaç duyan ve hedef kitlemize dâhil olan azımsanamayacak bir Filistinli nüfus var. İsrail'in kabul ettiği Kudüs sınırları içinde çalışamamamız, Kudüs'te hiçbir şekilde faaliyet gösteremeyeceğimiz anlamına geliyor."

Yardım organizasyonu çalışanlarının en büyük korkusuysa İsrail'in kendilerini Doğu Kudüs'ten tamamıyla uzaklaştırması ve daha önce Filistin kentleri Ramallah ve Eriha'da olduğu gibi buradaki bürolarını da kapamak zorunda kalmaları.

"Çalışmalarımız kısıtlanıyor"

İsrail hükümetinden geçerli bir çalışma vizesine sahip olmayan görevliler, Batı Şeria'nın sadece yüzde 40'ını kaplayan bir bölgede görev yapabiliyor. Bu da yardım kuruluşlarının çalışmalarına büyük sekte vuruyor. Zira özellikle bölgedeki kırsal kesimlerin büyük bir kısmı İsrail kontrolü altında. Martha Myers, İsrail'in sorumlulukları konusunda uyarıyor: "İsrail hükümetine, işgal kuvveti olarak kontrolü altındaki bölgelere insanı yardım ulaştırılmasının kısıtlanmamasını ve zorlaştırılmamasını sağlama sorumluluğu düşüyor. Uluslararası toplum mensuplarına çalışma izinlerinin olmadığını belirten bir vize verilmesi, çalışmalarımızın potansiyel olarak kısıtlanması anlamına geliyor."

Bölgede görev yapan 140 sivil toplum kuruluşunun sözcülüğünü yapan Martha Myers'ın elinden çalışmalarının kısıtlanmasını engellemek için fazla bir şey gelmiyor. Yardım kuruluşu çalışanları tüm umudunu siyasetçilerin ve diplomatların bu konuda atacağı adımlara bağlamış durumda.



© Deutsche Welle Türkçe

Sebastian Engelbrecht / Çeviri: Banu Ertek

Editör: Hülya Köylü



Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN