1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

İsrail'de Netanyahu dönemi

İsrail’de seçimlerden yedi hafta sonra, yeni hükümet resmen görevine başladı. Parlamentodaki oylamada 69 üye, Likud Bloğu üyesi Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümetine güvenoyu verirken, 45 üyeden red oyu geldi.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu

İsrail Parlamentosu Knesset’in idari yetkilileri kabine için yeni bir masa ısmarlamak zorunda kaldı. Zira ülke tarihinin en geniş kabinesinde tam 28 bakan bulunuyor.

Yani Başbakan Benyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümetine ortak partilerin milletvekillerinin neredeyse yarısı, aynı zamanda da kabine üyesi.

Oysa ki Netanyahu, muhalefet sıralarında oturduğu dönemde, sürekli olarak, bakan koltuklarının düşüncesizce dağıtılmasını eleştiren isimlerden biri olmuştu.

10 yıl aradan sonra yeniden başbakan oldu

Ancak 1996 ile 1999 yılları arasında da başbakanlık yapan ve 10 yıl aradan sonra bu göreve geri dönen muhafazakar politikacı, şimdi partisi içinde bakanlık makamı beklentisi içinde olanları hayalkırıklığına uğratmamak için, bazı bakanlıkları ikiye bölmeyi bile göze aldı.

Netanyahu, bunun geniş bir koalisyonun bedeli olduğunu söylüyordu: „1948’deki Bağımsızlık Savaşı’nı saymazsak, hiç bugünkü kadar ciddi bir dönemden geçmemiştik. Bence bu zor günler, farklı bir tavır, siyasi rutin dışı bir çizgi gerektiriyor.“

Liebermann muhalefet tarafından yuhalandı

Yeni Netanyahu kabinesi Likud Bloğu, Avigdor Liebermann liderliğindeki aşırı milliyetçi İsrail Evimiz, İşçi Partisi, aşırı dinci Şas Partisi ve Yahudi Evi partilerinin uzlaşmalarıyla kuruldu. Liebermann’ın dışişleri bakanlığına gelmesi ise, muhalefet üyeleri tarafından yuhalandı.

Son ana dek üzerinde çalıştığı yeni hükümetini ve hükümet programının ana başlıklarını parlamentoya sunan Netanyahu, Filistin Özerk Yönetimi ile nihai bir barış için müzakerelere devam edeceğini söyledi, ancak ABD ve AB tarafından da istenen iki devletli çözümden hiç söz etmedi.

Filistinliler'e ''Barış istiyorsanız, barışı elde etmek çok kolaydır'' diye seslenen Netanyahu, bugüne dek tüm girişimlerinin ters teptiğini ileri sürdü.

Netanyahu, Filistin lideri Mahmud Abbas ile ilişkilerini sürdüreceklerini ve Abbas'ı güçlendireceklerini vurguladı.

Filistinliler hayal kırıklığına uğradı

Filistin yönetimi ise, yeni İsrail Başbakanı’nın hükümet açıklamasının hayalkırıklığı yarattığını bildirdi.

Başmüzakereci Saib Erekat, Netanyahu’dan iki devletli çözüm konusunda açık tavır beklediklerini, ancak konuşmanın bu beklentileri boşa çıkardığını kaydetti.

Filistinli müzakereci Muhammed İstayeh de, yeni İsrail hükümeti, iki devletli çözüme yanaşmazsa, Ortadoğu Barış Süreci’nin başarısızlığa uğrayacağı uyarısında bulunmuş ve Netanyahu’nun, açık bir şekilde, 1967 sınırları içinde bağımsız bir Filistin devleti kurulmasından yana tavır koymasını talep etmişti:

"Bay Netanjahu, gerçek sorunlarla yüzleşmemek için ekonomik barıştan söz ediyor. Asıl sorun, İsrail’in 1967’de işgal ettiği Filistin topraklarından geri çekilmesi. Kudüs ve mülteciler konusundaki tüm yükümlülüklerden kaçmak istiyor ve konu işsizlikle mücadele, yaşam şartlarının geliştirilmesine getiriliyor. Ama Filistinlilerin istediği bu değil.”

Koalisyonu zorlayacak konular

Bu arada, hükümet daha güvenoyu almadan, yeni koalisyonu en fazla zorlayacak konulardan biri kendini belli etti.

Parlamentoda konuşan bir koalisyon ortağı, Netanyahu’nun Filistinliler ile barış müzakereleri kapsamında Kudüs’ün bölünmesi konusunu dile getirmesi halinde, erken seçime gitme tehdidinde bulundu.

Filistinliler, bağımsız bir Filistin devletinin başkentinin Doğu Kudüs olmasını istiyor.

En büyük tehdit İran

Öte yandan Netanyahu, yoğun protestolar eşliğinde yaptığı hükümet açıklamasında İran’ı, İsrail için en büyük tehdit olarak nitelendirdi. “Kimsenin varlığımızı sorgulamasına izin vermeyeceğiz” diyen İsrail Başbakanı, uluslararası camiayı da, Tahran rejimine karşı yeterince sert tavır almamakla suçladı.

Ana muhalefet lideri Tzipi Livni ise, koalisyon anlaşmasının parlamento için bir utanç sayılması gerektiğini söyleyerek, kabinenin bu kadar geniş olmasını da şiddetle eleştirdi.

Livni: "Kabine şişirildi"

Livni, ''Ekonomik sıkıntıların olduğu bir dönemde, büyük ve ölçüsü kaçmış bir kabine yanlıştır. Böyle şişkin bir kabinenin yükü halkın sırtına binecektir'' şeklinde konuştu.

10 Şubat’taki seçimlerde İsrail’deki sağ partiler oylarını önemli ölçüde artmıştı. Bu nedenle 27 sandalyeyle sadece ikinci parti olan Likud Bloğu’nun lideri Netanyahu, hükümeti kurmakla görevlendirilmişti.

Zira Livni’nin Kadima Partisi 28 sandalye ile sandıktan birinci parti olarak çıkmasına rağmen, koalisyon hükümeti kurabilecek çoğunluğu sağlayamamıştı.