1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

İsrail'de İran korkusu

İsrail’de artık Gazze’den değil, İran’dan geleceği düşünülen tehdit endişeye neden oluyor. Alman Radyolar Birliği'nden Sebastian Engelbrecht, Gazze Savaşı ve İran tehdidi konusunda İsrail kamuoyunun nabzını tuttu…

default

İsrailliler İran'dan gelebilecek nükleer tehdit nedeniyle endişeli

İsrailliler açısından Gazze’deki Dökme Kurşun operasyonu başarıyla sonuçlandı. Gazze’den İsrail topraklarına fırlatılan roket sayısında yüzde 90’lık düşüş var. Yine de Gazze Savaşı’ndan bu yana Filistin tarafından İsrail’e 242 roket atıldı. İsrail tarafında ölen ya da yaralanan olmazken, saldırılar fazla bir tahribata da yol açmadı.

İsrail ise savaşın ardından geçen bir yılda Gazze’deki 143 hedefe saldırı düzenledi. Hamas’a bağlı binalar, kaçakçılık yapılan tüneller ve silahlı militanların hedef alındığı bu saldırılarda ölen Filistinliler’in sayısıyla ilgili ise İsrail ordusu sessizlik içinde.

Gerilim devam ediyor

Aslında İsrail ile Hamas arasındaki savaş her zamanki gibi sürüyor. Her ne kadar görece bir sakinlik hissedilse de İsrailli gazeteci Şalomi Eldar’ın bir Filistinli arkadaşından yaptığı alıntı, durumu özetler nitelikte.

Eldar, “Filistinli arkadaşım Gazze Şeridi’ni, yanan ocağın üzerinde duran süte benzetir. Hep sıcaktır. Beyaz, düz ve sakin görünür ama içten içe kaynayıp birden taşar. İşte Gazze de tam böyle. Herşey beyaz ve sakin görünüyor, ama aniden fokurdayıp taşıyor” diyor.

Gazze’de gerilim her an tırmanabilir. İsrail ordusu, Gazze’de Hamas’a karşı ikinci bir savaş durumuna karşı hazırlık yapıyor. Hamas tarafı ise geçtiğimiz yılı silahlanmak için kullandı, 60 kilometre menzilli bir roket denedi. Bu roket sayesinde bir önceki savaşta yapamadığını yapıp, İsrail’in Tel Aviv kentini ve Ben Gurion havaalanını vurabilecek.

İsrail’de gözler İran’a çevrildi

Ancak Gazze Savaşı, sokaktaki İsrailliler’in kafasını artık meşgul etmiyor. Onlara göre savaş gerekliydi, haklıydı ve başarıyla sonuçlandı. İsrailliler’in endişeleri artık daha çok İran’dan gelebilecek bir nükleer saldırıya odaklanmış durumda.

Tel Aviv’in merkezindeki alışveriş caddesi Dizengoff’ta tütün ürünleri satan 39 yaşındaki Jael korkularını şöyle dile getiriyor: “Tabii ki! Korkudan ölüyorum! Çok korkuyorum. Umarım durum o noktaya varmaz. Bu tehlikenin bir süre sonra geçeceğine inanmak istiyorum.”

Hemen yanındaki dükkanda tablo çerçeveleri satan 60 yaşındaki Eli Mayyar da İran’dan endişeli. Mayyar, “Umarım nükleer silah kullanmazlar. Akılları izanları varsa kullanmazlar, yoksa bu dünyanın sonu olur. Yine savaş çıkar ve açıkça görüldüğü üzere tek birine değil, pekçoğuna karşı. Sorun bu. Kaosu İranlılar başlatacak, ardından Hamas, Hizbullah ve Suriye de katılacak. Bu, herkesin katılmak zorunda kalacağı bir savaş olur” diyor.

“Bombayı sevmeyi öğrenmek“

İsrail’in etkin gazetelerinden Ha’aretz’in başyazarları Aluf Benn ve Amos Harel ise İsrail’in İran’dan gelebilecek nükleer bir tehdide alışması gerektiği görüşünde. İki yazar, “Bombayı sevmeyi öğrenmek” başlıklı yazılarında, İsrail’in İran’ın nükleer tesislerine yönelik bir saldırı düzenlemesi halinde bunun sonuçlarının kestirilemeyeceği uyarısında bulunuyor.

Televizyon gazetecisi Şalomi Eldar ise şunları söylüyor: “İran’ı yatıştırmak için çok şey yapılabileceğini düşünüyorum. Uluslararası topluluk bence İran’da olup bitenlere kayıtsız kalıyor. İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın dediklerini dikkatle dinlemek gerek. Bu yeterli. Biri böyle bir şey söylüyorsa, dediğine de inanmak lazım. Bu nedenle İran olayının daha başlarında olduğumuzu ve durdurabileceğimizi düşünüyorum.”

Sebastian Engelbrecht / Tel Aviv, Çeviri: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Hülya Köylü