1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

İsrail’de anketler Netanyahu’yu gösteriyor

10 Şubat’ta İsrail’de meclis genel seçimleri yapılacak. Muhalefet lideri Benyamin Netanyahu’nun genel başkanı olduğu sağcı Likud Bloku kamuoyu araştırmalarını önde götürüyor.

Netanyahu başbakanlığa seçildiği takdirde geniş tabanlı bir koalisyon hükümeti kurmaya çalışacağını söylüyor

Netanyahu başbakanlığa seçildiği takdirde geniş tabanlı bir koalisyon hükümeti kurmaya çalışacağını söylüyor

Yoav Krakovski, İsrail radyosunun yorulmaz siyasi partiler ve iç politika sorumlusu muhabiri. Yaklaşan genel seçimlerde sonucu belirlemesi beklenen üç büyük partinin Başbakan adaylarının, aralarındaki görüş ayrılıklarını televizyondaki açık oturumda tartışmaya yanaşmamaları, Krakovski’yi büyük hayal kırıklığına uğrattı: “Uzakta, adına ABD dedikleri küçük bir demokrasi var. Orada siyasi tartışmalar olgunluk içinde yapılabiliyor. Ama bizde yapılmıyor.”


Ortak hedef İran ve Filistin direnişi

Savunma Bakanı Ehud Barak da şimdiden genel seçim sonrasının hesaplarını yapıyor

Savunma Bakanı Ehud Barak da şimdiden genel seçim sonrasının hesaplarını yapıyor

Üç Başbakan adayı da karşılıklı konuşup tartışmak yerine sırayla kürsüye çıkarak medya mensuplarıyla internet kullanıcılarının sorularını yanıtladı. Bunun nedeni, savundukları görüşler arasında pek fark bulunmaması olabilirdi. Her üçü de, Filistin direnişini kuvvet kullanarak kırmak isteyen katı ve tavize yanaşmayan birer güvenlik politikacısı havasındaydı. Aralarında en cengâver görüneni de muhalefetteki Likud Bloku’nun lideri Benyamin Netanyahu idi: “Başbakan olarak, karşı karşıya olduğumuz çifte tehdide göğüs gereceğim. Bunlardan biri, İran’ın içimizdeki terör üsleri. Kapımızın önündeki İran terörüne uzun süre seyirci kalamayız. İkincisi de nükleer tehdit. İran’ın nükleer silahlara sahip olamayacağına bütün dünyayı ikna edeceğim.”

İsrail’deki kamuoyu araştırmacıları 10 Şubat genel seçimlerini kazanma şansı en yüksek adayın Netanyahu olduğu görüşündeler. Likud Bloku anketleri önde götürüyor. Netanyahu başbakanlığa seçildiği takdirde geniş tabanlı bir koalisyon hükümeti kurmaya çalışacağını duyuruyor. Bunun için de, başta siyasi yelpazenin sağ kanadındaki milliyetçi ve dinciler olmak üzere parlamentodaki bütün Siyonist partilerle görüşeceğini söylüyor.

Savunma Bakanı Ehud Barak da şimdiden genel seçim sonrasının hesaplarını yapıyor. Barak, Başbakan seçildiği takdirde aşırı milliyetçi Evimiz İsrail Partisi’nin genel başkanı Avigdor Liebermann ile işbirliği yapmayacağını söylüyor. Bu sözlerin, seçim kampanyasına aşırı Arap aleyhtarlığını temel alan ve Arap İsraillileri vatandaşlıktan çıkarmakla tehdit eden Liebermann’ın uykusunı kaçırttığı sanılmıyor.

Dışişleri Bakanı Tsipi Livni de başbakanlık koltuğuna talip

Dışişleri Bakanı Tsipi Livni de başbakanlık koltuğuna talip

Zira Liebermann’ın partisi, İşçi Partisi’ni geçerek üçüncü parti konumuna yükseldi.


Livni oy kaybediyor

Kamuoyu araştırmalarında puan kaybeden Başbakan adaylarından bir diğeri ise Dışişleri Bakanı Tsipi Livni. Kadima’nın seçimde birinci parti olacağına ihtimal verilmiyor. Farklı bir Başbakan olma sloganıyla kampanyasını sürdüren Livni, İsrail radyosuna verdiği demeçte şunları söyledi: “Kadın olduğum için değil, daha iyi olduğum için en iyisiyim. Netanyahu ve Barak başbakanlık yaptılar ama başaramadılar. On yıllık siyaset hayatımda kanıtladığım gibi farkım, başbakanlık yapmış bu ikisinin kamuoyuna tattırdıkları acı tecrübeleri bir daha yaşatmayacak olmamdır.”

Livni İsrail kamuoyunun karşısına, adı yolsuzluklara karışmamış bir lider imajıyla çıkıyor. Ancak aynı zamanda, savaş ve kuvvet kullanma kararlılığında erkek adaylarından altta kalır tarafı olmadığını da vurguluyor. Livni, Filistinlilerin İsrail ablukası yüzünden tedarik edemedikleri malları Gazze Şeridi’ne sokmada kullandıkları Mısır sınırındaki tünellerin bombardımanla tahrip edilmesinden yana da çıkıyor.





DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN