1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

"İsrail malı" uygulamasına son

Filistin bölgelerinde üretilen mallar Avrupa'da “İsrail malı“ etiketiyle satışa sunuluyor. Ancak İsviçreli süpermarket zinciri Migros bu uygulamaya artık son vereceğini duyurdu.



Ortadoğu’nun lezzetli üzümlerinden üretilen “Yarden Mount Hermon“ şarabının üzerinde “İsrail malı“ yazıyor. Avrupalı tüketicinin İsrail malı olarak satın aldığı bu şarabın asıl üretildiği yer ise Golan Tepeleri. “Yarden Mount Hermon“, İsrail’in Suriye’den ilhak ettiği ve iki ülke arasında yıllardır anlaşmazlığa neden olan Golan Tepeleri’ndeki şarap mahzenlerinde üretiliyor, şişeleniyor ve yurtdışındaki pazarlara sunuluyor.

İşgal edilmiş bölgelerde üretilen tüketim malları arasında sadece meyve ve sebze Avrupa Birliği ülkelerinde özel olarak etiketleniyor ve yetiştirildiği bölge belirtiliyor. Diğer zıraî ve endüstriyel ürünler için böyle bir zorunluluk bulunmuyor. Dolayısıyla İsrail işgali altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te üretilen mallar da Avrupa’da “İsrail malı“ ibaresiyle satılıyor.

İnsan hakları savunucuları ise uzun zamandır “İsrail malı“ olarak ihraç edilen ürünlerin üzerinde daha ayrıntılı ve daha şeffaf ifadelerin yer almasını talep ediyor. Sivil toplum örgütlerinin başlattığı girişim sonucu, konu artık Avrupa ülkelerinin de gündeminde. İngiltere'de yetkili makamlar 2009 yılından bu yana tüccarlara bu tür ürünlerin etiketlerini tam olarak doldurmalarını salık veriyor. Güney Afrika ve Danimarka da Mayıs ayında bu yönde planlarını açıkladı.

Migros'tan somut adım

Finlandiya’da da şu sıralar işgal altındaki bölgelerde üretilen tüm mallara özel etiketlerin yapıştırılması gerektiği tartışılırken, İsviçreli süpermarket zincisi Migros daha somut bir adım attı. Ülkenin en büyük süpermarketi, işletme olarak işgal altında üretilen malları özel etiketlerle satışa sunacağını açıkladı.

Migros, her yıl 13 milyon Frank değerinde İsrail’den ithalat yapıyor ve bunların yaklaşık yarısını işgal altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da üretilmiş mallar oluşturuyor. İşte bu mallar artık 2013 ortasından itibaren, “İsrail yerleşim bölgesi Batı Şeria“ ya da “İsrail yerleşim bölgesi Doğu Kudüs“ şeklinde daha açık ibarelerle etiketlenecek.

Migros'un basın sözcüsü Monika Weibel, gerekçelerini, müşterilerine alışveriş yaparken daha fazla şeffaflık sunmak olarak açıklarken, satın alınmayan ürünleri daha sonra ayıklamak istediklerini kaydetti. Karar, Filistinli gruplar ve insan hakları savunucuları tarafından memnuniyetle karşılandı, ülkedeki Yahudi gruplar ve İsrail Büyükelçiliği ise kızgın.

"Filistinliler endişeli"

Alman Friedrich Ebert Vakfı'nın Tel Aviv temsilcisi Ralf Hexel hem İsrail hem de Filistin tarafında farklı çıkarların söz konusu olduğunu belirterek Filistin yönetiminin de etiketleme uygulamasını eleştirdiğini ifade etti:

“Ama aynı zamanda İsrail yerleşimlerindeki işletmelerde çalışan ya da çalışmak isteyen Filistinliler de var. Onlar, 'bu saçma' diyor. 'Ya tekrar iş bulamazsak, ama biz çalışmak istiyoruz' diyorlar. Elbette bunun siyasi sonuçlarını düşünmüyorlar, sadece işlerini kaybetmek istemiyorlar. O zaman maaş alamayacaklar, işsizlik de artacak.“

Ralf Hexel, yine de daha fazla şefafflık adına etiketlemenin tam yapılmasını doğru buluyor ve İsrail'in “İsrail malı“ ibaresinden rekabet avantajı sağladığına dikkat çekerek “İsrail'den gelen mallar gümrük vergisinden muaf bir şekilde AB sınırından geçirilebiliyor. Çünkü İsrail ile AB arasında bu yönde yapılmış bir anlaşma var. Ancak işgal altındaki bölgelerin ürünleri için böyle bir anlaşma bulunmuyor“ dedi.

Avrupa Adalet Divanı 2010 yılında aldığı bir kararla, Batı Şeria'dan gelen malların, üzerinde 'İsrail malı' etiketi bulunsa bile gümrüksüz AB'ye sokulamayacağına hükmetmişti. Dolayısıyla gelecekte üzerinde "Batı Şeria-İsrail yerleşim bölgesi" etiketi bulunan bir ürünün Avrupa'ya girişi de o kadar kolay olmayacak.

© Deutsche Welle Türkçe

Christina Ruta, Çeviri: Hülya Köylü

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN