1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

İsrail Almanya'da prestij kaybetti

Almanya'da, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki operasyonlarını protesto gösterileri düzenleniyor. Deutsche Welle başyazarı Peter Philipp, bu gösterilerle İsrail'in Alman kamuoyunda, prestij kaybına uğradığı görüşünü savunuyor:

Peter Philipp

Peter Philipp

Ne zaman Ortadoğu'da İsrail'in taraf olduğu bir silahlı çatışma olsa, İsrail'i eleştiren ve hatta protesto eden gösteriler Almanya'da düzenlenirdi. Ancak İsrail'e destek amacıyla düzenlenen gösterilere katılım her zaman daha büyük olurdu. Üç hafta önce İsrail'in başlattığı Gazze Savaşı ile birlikte bu tablo değişti. İsrail'i protesto eden gösterilere binlerce kişi katılırken, İsrail'e destek amacıyla düzenlenen mitinglerde sadece birkaç yüz kişi görülüyor. Almanya'da halkın çoğunluğu mutlaka ekonomik krizi veya bu yılki tatilini düşünüyor olabilir. Ancak Gazze Savaşı Alman toplumunda derin izler bıraktı ve İsrail, tamiri mümkün olmayan boyutlarda prestij kaybına uğradı.

İsrail'in kendilerini öyle gösteren avukatları, Almanlar'ın İsrail dostluğunun zaten sahte olduğunu ileri sürerken, İsrail'den yana görünerek aslında Almanlar'ın Hitler ile ilgili tarihlerini ve gizli saklı süregelen Yahudi düşmanlığını kaşe etmeye çalıştıklarını iddia ederlerdi.

Almanya'da Yahudi düşmanlığı elbette var ve bu çok kötü bir olgu. Bu çevrelerde hastalık boyutlarına varan nefreti, İsrail' karşı "haklı eleştiri" olarak tanımlamak neredeyse moda olmuştu. Ancak şimdi İsrail'in aşırı şiddetine ve olası savaş suçlarına karşı sokaklara dökülenlerin büyük çoğunluğu, eskiden Yahudi veya yabancı düşmanlığına karşı düzenlenen gösterilere katılanlardan oluşuyor. Bu gruplar, 75 yıl önceki Almanya ile uzaktan yakından ilgisi olmayan ve Alman toplumunun sağlıklı ve güçlü çekirdeğini oluşturan çevrelerdir. Bu insanların çoğunluğu genç yaşta ve savaş yaşamamış olmalarına rağmen savaşa ve şiddete ister Irak'da, ister Afganistan'da veya Lübnan'da ve şimdi de Gazze'de karşı çıkıyorlar. Onlar "haklı savaş" diye birşeyin veya savaşların çözüm olamayacağını biliyorlar. İsrail ve ABD, bu görüşü hiç geçerli görmediler, ancak bu görüşün ne kadar doğru olduğunu da defalarca yaşadılar.

Gerçekleri yerinde görmeleri engellenen gazetecilerin bütün zorluklara rağmen merkezlerine ulaştırabildikleri haber ve görüntüler, toplumun infialini körüklemek için yeterli oldu. Her ne kadar gerçeklerin sadece bazı kesitleri kamuoyuna ulaştırılabilse de, İsrail'e yönelik sabır, hoşgörü ve sempati çok yıprandı. Ancak halkın duygusal yaklaşımı yeterli değil. Bu duygusal yaklaşımı gerçekçi oluşumlarla bağdaştırarak çözüm yolları bulmak siyasetçilerin görevi. Bu, Almanya'da da böyle olmalıdır. Gazze Savaşı'nın başladığı günlerde siyasetçilerin büyük çoğunluğu, İsrail'i ve Yahudileri rencide etmemek için "political correctness" gereği İsrail'den yana tavır koydular, ancak bu tutumla kimseye iyilik yapmadılar - İsrail'e de...