1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

İspanya kaygılandırıyor

Mali kriz Euro Bölgesi'ni tedirgin etmeye devam ediyor. İflasın eşiğindeki Yunanistan için çözüm arayışı sürerken Euro Bölgesi'nin dördüncü büyük ekonomisi İspanya ile ilgili endişeler de artıyor.

Eski bir Çin atasözü, “çatlağı olmayan yumurtaya sinek saldırmaz” der. Ancak Euro Bölgesi’nin dördüncü büyük ekonomisine sahip İspanya, spekülatörler için yeteri kadar çatlak gösteriyor. Öncelikle, geçen yıl itibariyle ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 8,5’ine ulaşan yüksek bütçe açığı var. İspanyol hükümeti bu açığı bu yıl içerisinde yüzde 5,3’e düşürmeye çalışıyor, aksi takdirde Brüksel’den uyarı gelmesi olası. Tasarruf önlemlerinin önceliği bulunuyor ve bu durum da İspanya ekonomisinin zaten epeyce küçüldüğü bir döneme rast geliyor.

İspanya'yı emlâk krizi vurdu

Berenberg Bankası’ndan Christian Schulz, tasarruf politikaları sarmalının ülkeyi daha yoğun biçimde resesyona düşürme, bütçe hedeflerinden sapma ve daha fazla sosyal kısıntılara yol açma tehlikesine işaret ediyor: “Bunun ötesinde İspanya halen emlâk krizinin çeşitli alanlardaki yansımalarıyla baş etmeye çalışıyor. Ülkedeki işsizlik durumu, özellikle inşaat sektörünün çökmesiyle had safhaya ulaştı.”

Çürük krediler 150 milyon euro civarında

İspanya, yüzde 23 ile AB içerisindeki en yüksek işsizlik oranına sahip ülke konumunda. İspanyol bankaları inşaat sektöründe yaşanan patlama sırasında cömertçe verdikleri, ama şu sıralarda geri ödenmesi mümkün görünmeyen büyük bir kredi sorunu ile karşı karşıya bulunuyor. Bu çürük kredilerin hacminin 150 milyar euro civarında olduğu tahmin ediliyor ve daha da artması bekleniyor. Köln Üniversitesi’nin emekli ekonomi profesörlerinden Jürgen Donges, bunun, emlâk sektöründe henüz fiyat denkleştirmesi olmamasından kaynaklandığını belirtiyor:

“Fiyatlarda biraz düşüş görülüyor; ama (İspanya’da) hâlâ bir milyon kadar konutun boş bekletildiği göz önünde tutulacak olursa, o zaman bir iktisatçı olarak fiyatların iyice düşmek zorunda kalacağını söyleyebilirim.”

Spanien Generalstreik

İspanya'da işgücü piyasası reformları büyük grevlerle protesto edilmişti.

İspanya mali yardıma muhtaç

Emlâk sektöründe fiyatların daha da aşağı kaymasının ise bankaları zor durumda bırakacağına işaret ediliyor. İspanyol bankaları daha şimdiden Avrupa Merkez Bankası’nın yardımlarına muhtaç durumda. Geçen Mart ayı itibarıyla İspanyol bankaları Avrupa Merkez Bankası’ndan 300 milyar euronun üzerinde ödünç para aldılar ki, bu, bugüne kadarki en büyük meblağ anlamına geliyor. İktisatçı Jürgen Donges, İspanya’daki tasarruf bankalarının birçoğunun -teknik olarak konuşulacak olursa- iflas bayrağını çekmiş durumda olduğunu vurguluyor.

İspanya'ya "esnek kredi" uygulaması

Finans piyasaları ise İspanya’da banka sektörünün çökmesi durumunda İspanyol devlet tahvillerine hiçbir müşteri bulunamayacağından endişe ediyor. Ancak iktisatçı ve İspanya uzmanı Donges böyle bir durumun oluşmayacağını, öncelikle büyük bankaların böyle bir sorunla karşılaşmayacağını, ayrıca ülkenin yeniden sermayeye kavuşturulması için bir çeşit ulusal kurtarma fonu bulunduğunu anımsatıyor. Ancak bunun yeterli olup olmayacağının, hükümetin takviye yapıp yapmayacağının kestirilemediğini de belirtiyor.

Berenberg Bankası’ndan Christian Schulz, İspanyol hükümeti bu durumun üstesinden gelemezse, ülkeye esnek bir kredi politikasının da uygulanabileceğini belirtiyor ve buna şöyle açıklık getiriyor: “Eğer İspanya, devlet tahvilleri için yeteri kadar müşteri bulamazsa, o zaman geçici ya da daha sonra kalıcı Avrupa Kurtarma Fonu devreye girer ve İspanyolların belirli bir faiz ödentisi karşılığında yeteri kadar tahvil satmasını garanti etmiş olur.”

İspanyol hükümeti reformlara başladı

Christian Schulz, finans piyasalarındaki dalgalanmalar nedeniyle bu söylediklerinin en gerçekçi senaryo olacağını söylüyor. İspanya ekonomisinin topyekûn Avrupa Kurtarma Fonu’nun himayesine girmek zorunda kalacağına ise her iki ekonomi uzmanı da ihtimal vermiyor. İspanyolların kendi sorunlarını kendilerinin çözme isteğine işaret eden iktisatçı Donges, İspanyolların yeni hükümeti büyük bir çoğunlukla seçmiş olmalarının bunun kanıtı olduğunu, bu konuda da İspanya’nın olumlu anlamda İtalya’dan farklılık gösterdiğini söylüyor. Nitekim yeni İspanyol Başbakanı Mariano Rajoy’un da bu komforlu durumu, reform politikalarını uygulamaya geçirme yönünde kullanmaya başladığı gözleniyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Zhang Danhong / Çeviren: Çelik Akpınar

Editör: Beklan Kulaksızoğlu