1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

İslamcı militanlardan sürpriz itiraflar

Sauerland grubu olarak bilinen radikal İslamcı militanlar, Almanya’daki ABD üslerine ve temsilciliklerine sansasyonel saldırılar planladıklarını itiraf etti. Sürpriz itiraflar ilginç bağlantıları ortaya çıkardı.

Terör hücresinin lideri olduğu belirtilen Fritz Gelowicz

Terör hücresinin lideri olduğu belirtilen Fritz Gelowicz

Almanya’da son 30 yılın en büyük terör davasında sürpriz itiraflar geldi. 2007 yılında yakalanan biri Türk, üçü Alman vatandaşı olan İslamcı militanlar, bugünkü duruşmada oluşturdukları grup ve planları hakkında ayrıntılı bilgi vermeye başladı.

Pakistan’daki “İslami Cihad Birliği” ile bağlantılı olan militanlar, iki yıl önce düzenlenen operasyonla yaklaşık 500 kilogramlık patlayıcı üretmeye yetecek kimyasal madde ile yakalanmıştı.

İlk hedef Amerikan askerleri

Federal Savcı Volker Brinkmann, Düsseldorf Eyalet Yüksek Mahkemesi'ndeki ilginç duruşmanın ardından şöyle konuştu:

"Sanıklar, mümkün olduğunca çok sayıda Amerikan askerini öldürmeyi planladıklarını kabul etti. Onları bu amacı taşıdığını daha soruşturmamız sırasında tespit etmiştik. Bunu, yaptıkları itiraflarla da doğrulamış oldular.”

Mahkeme Başkanı Ottmar Breidling

Mahkeme Başkanı Ottmar Breidling

Terör hücresinin liderliğini yapan ve sonradan Müslümanlığa geçmiş bir Alman olan Fritz Gelowicz, mahkeme önünde sessizliğini bozan ilk sanık oldu. Pakistan’da İslami Cihad Birliği’ne bağlılık yemini ettiğini belirten Gelowicz, orada ‘Almanya’daki operasyonun başkanı’ olmakla görevlendirildiğini söyledi. Gelowicz, ilk hedeflerinin Almanya’daki Amerikan askerleri, ikinci hedeflerinin konsolosluklar gibi siyasi açıdan anlamlı olabilecek Amerikan hedefleri olduğunu belirtti. Gelowicz’in ifadelerine göre, grubun üçüncü hedefi, Afganistan ve Özbekistan’daki Alman askeri birliklerinin geri çekilmesini sağlamak amacıyla "Alman halkına son bir uyarı" yapacak bir saldırıydı.

El Kaide ile birlikte hareket

Pakistan'ın Veziristan bölgesindeki terör eğitimi sırasında, Avrupa’da saldırılar düzenlemenin daha etkili olacağı konusunda ikna olduğunu belirten terör hücresi lideri, ifadesinde, “O zamanlar El Kaide içinde Avrupa’da saldırı düzenleme ihtimali olan bir Avrupalı yoktu. Biz hazır olduğumuzu açıkladık, çünkü başka kimse yoktu” dedi.

Birlikte hareket ettiği arkadaşlarıyla İstanbul ve Tahran üzerinden Pakistan’a gittiğini ve orada Taliban’ın Pakistan'daki kolu ve ağır silahlarla donanmış diğer mücahitler tarafından ağırlandıklarını kaydeden Gelowicz, Mil Ali kenti yakınlarındaki kerpiç evlerde, uzun süre eğitim aldıklarını, bu kapsamda kalaşnikof kullanmayı da öğrendiklerini dile getirdi. Pakistan’daki eğitimin üç ay sürdüğünü ifade eden Gelowicz, Sauerland Grubu'nun bir diğer üyesi olan Adem Yılmaz ile Almanya’da saldırı düzenleme kararını da yine Pakistan'da aldıklarını kaydetti.

Zanlılar Daniel Schneider (sol başta), Atilla Selek, Fritz Gelowicz ve Adem Yilmaz

Zanlılar Daniel Schneider (sol başta), Atilla Selek, Fritz Gelowicz ve Adem Yilmaz

1000 sayfayı aşan itiraflar

Mahkeme, sanıkların yüzlerce sayfalık ifadelerini inandırıcı buldu. Davanın baş hâkimi Ottmar Breidling, ifadelerin bu kadar ayrıntılı ve net olmasından etkilendiğine işaret etti. Mahkeme sözcüsü Ulrich Egger de şunları kaydetti:

"Mahkeme başkanı bu duruşmada çok kapsamlı, hatta bugüne kadar hiç bir önemli davada rastlanmadığı kadar kapsamlı açıklamalarda bulunulduğunu ifade etti. Mahkeme başkanı bu ifadelerden etkilendiğini açıkça dile getirdi. Şimdi bu ifadelerin ne ölçüde doğru olduğunu ve soruşturmanın diğer sonuçları ile örtüşüp örtüşmediğini anlamak için bekleyip görmek gerekecek."

2007 yılında Almanya’da çeşitli noktalara yönelik bir dizi terör saldırısıyla, çok sayıda ABD vatandaşını öldürme hazırlığı içindeyken yakalanan zanlıların davası Nisan ayında başlamıştı. Dava, sorguya zaman tanımak amacıyla çeşitli kereler ertelenmişti. Grupta Fritz Gelowicz ve Daniel Schneider adlı sonradan Müslümanlığa geçmiş iki Alman ile Atilla Selek ve Adem Yılmaz adlı iki Türk kökenli bulunuyor. Zanlıların üçü 2007 Eylül ayında ele geçirilmiş, Attila Selek de kaçtığı Konya’da yakalanarak Alman yetkililere teslim edilmişti.

Zanlılar, yaklaşık iki ay önce itiraflarda bulunacağını beyan etmeleri üzerine Federal Emniyet Dairesi'ne bağlı uzmanlar tarafından cezaevinde sorguya alınmışlardı. Savunma avukatları, “zanlıların yapacağı itirafların birçok sürpriz içerdiğini” açıklamıştı. Sanıklar, cezaevinde bin sayfayı aşan itiraflarda bulunmuştu.

Geçtiğimiz günlerde tartışma yaratan bir konu ise sanıkların, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile ilgili iddialarıydı. Bir kaç hafta önce basına yansıyan bazı ifade tutanaklarına göre, sanıklardan Atilla Selek, Mevlüt K. adlı bir kişiden söz ediyor. Sauerland terör hücresiyle Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı CIA ve Türk İstihbarat Teşkilatı MİT arasındaki bağlantıyı Mevlüt K.'nın kurduğunu öne süren Selek, söz konusu kişinin MİT'in "köstebeği" olduğunu savunuyor. Selek ayrıca, İstanbul'da yapılması planlanan saldırıda kullanılacak patlayıcı maddelerin de terör hücresinin lideri Gelowicz'e, Mevlüt K. tarafından teslim edildiğini ileri sürüyordu.

Savcıdan Mevlüt K. açıklaması

Alman “Der Spiegel” dergisinde yer alan bir haberde ise Almanya’nın bu konuda Türkiye’den bilgi istediği ve gayri resmi bir yanıt alındığı yer alıyordu. Habere göre, Milli İstihbarat Teşkilatı, adı geçen Mevlüt K.'nın 2002 yılına kadar Türk İstihbaratı adına "bağlantı elemanı" olarak çalıştığını gayri resmi olarak doğruladı. Ancak MİT, İstanbul'da planlanan saldırılarda kullanılacak patlayıcıları temin ettiği iddia edilen zaman diliminde, Mevlüt K.'nın MİT'le herhangi bir bağlantısının bulunmadığını da vurguladı.

Almanya'nın Ludwigshafen kentinde doğan Mevlüt K. hakkında Federal Savcılık tarafından tutuklama kararı çıkarılıp çıkarılmadığını ilişkin de çelişkili bilgiler mevcut. Söz konusu kişinin şu anda kayıplara karıştığı bildiriliyor.

Öte yandan, Federal Savcı Volker Brinkmann yaptığı bir başka açıklamayla kafalarda soru işareti oluşturdu. Brinkmann, “Mevlüt K.’nın, Türk istihbarat teşkilatının hizmetinde bulunduğuna dair bir bilgimiz yok” diye konuştu.



BS/BÖ/AS/MÇ/DW/dpa/rtr/AFP

Önerdiğimiz linkler