1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

İranlılara hem ekonomik hem siyasi baskı

Ekonomisi oldukça kötü olan İran halkı, bir yandan da siyasi baskı nedeniyle zor günler geçiriyor. Başta gazeteciler olmak üzere çoğu İranlı, ülkesini terk etmek zorunda kaldı.

Berlin'de İran rejimine yönelik protesto yürüyüşü /16.06.2009

Berlin'de İran rejimine yönelik protesto yürüyüşü /16.06.2009

İran gerek nükleer programı gerekse insan hakları ihlalleriyle, uluslararası gündemden düşmüyor. İran muhalefeti, geçen yıl 12 Haziran’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini hatırlatmak maksadıyla, taraftarlarını büyük protesto gösterileri düzenlemeye çağırdı. Bir yıl önceki seçimleri yine Mahmud Ahmedinejad kazanmıştı. Muhalefet ise Mir Hüseyin Musevi’yi seçimin galibi olarak görüyor. Hükümet karşıtlarının tahminlerine göre, o zamandan beri protestolarda 80 kadar İranlı hayatını kaybetti. Binlerce muhalif tutuklandı.

Alternatif zirve

İran, nisan ayı ortasında pek çok ülkeyi Tahran'da düzenlenecek bir silahsızlanma zirvesine davet etti. Tahran'da, Washington'da ondan bir hafta önce düzenlenen zirveye alternatif özellik taşıyan zirveye 50’den fazla ülkenin temsilcisi katıldı. İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, ev sahibi olarak, kendini dünya güçlerine karşı zayıfların avukatı olarak sundu.

Muhalefet Mir Hüseyin Musevi’yi seçimin galibi olarak görüyor.

Muhalefet Mir Hüseyin Musevi’yi seçimin galibi olarak görüyor.

Ahmedinejad, zirvede “Veto gücüne sahip ülkelerle, dünyanın en büyük silah ihracatçılarının, dünya güvenliği için çaba gösterecekleri beklentisi mantıklı değil. Bir İran atasözü vardır: Bıçak kendi sapını kesmez" ifadelerini kullandı.

Tek işle geçinmek zor

Tahran'daki alternatif zirve, İran yönetiminin muğlâk politikalarının tipik bir örneğiydi. Kendi ülkesindeki büyük sosyal problemleri zar zor kontrol altında tutabilen İran, uluslararası arenada da geri kalmışların sözcülüğünü yapıyordu. Resmi verilere göre, İranlıların yüzde 20’si yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Enflasyon oranı da durmadan artıyor. İşsizlik oranı da yüzde 30'un üzerinde. Çoğu İranlı tek bir işle geçinemiyor.

Bir İranlı, "Ülkede üç işte birden çalışan insanlar var. Çünkü İran’da çoğu kişi tek bir işle hayatını idame ettiremez. En azından ikinci hatta üçüncü bir iş yapması gerekir. Emekliler de çalışmak zorunda kalıyor" diyor.

Hayat sıkıntısının yanı sıra ülke içinde gittikçe artan siyasi baskı da İranlıların yaşamlarını güçleştiriyor. Çünkü bir yıl önceki tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bu yana, ülkede daha baskıcı bir hava hâkim. Bunun nedeniyse Devrim Muhafızları’nın güç kazanması. Bu güç özellikle günlük hayatta şiddet ve silahlanmanın artmasıyla kendini belli ediyor. Seçimler sonrası önü kesilen protestolar da buna bir örnek.

Fırtına öncesi sessizlik mi?

Son zamanlarda halkın muhalefete karşı ilgisi azalmış gibi görünse de Tahranlı bir kadın, “Resme bakarak aldanmamak gerekir“ diyor ve "Bir yüzücü gibi, derin nefes alıp tekrar dalıyor ve yüzmeye devam ediyor. Onu su altında yüzerken görmüyoruz. İnsanları görmediğimiz zaman, bu onların evlerine sığınıp pes ettikleri anlamına gelmiyor" şeklinde konuşuyor.

İran’da en fazla baskıya uğrayan meslek grubu arasında gazeteciler de yer alıyor. Özellikle Ahmedinejad karşıtı görüşler dile getirenler pek hoşgörüyle karşılanmıyor. Mitra Halatbari de 23 yaşında İranlı bir gazeteci. Halatbari, sekiz ay önce ülkesini terk ederek Almanya’ya kaçmış. Genç gazetecinin yüzüne baktığınızda korku ve endişe hâlâ görülebiliyor:

Halatbari, "İran hükümetinin her yerde muhbirleri ya da diğer bir deyimle ajanları olduğu bir sır değil. Biz gazetecilerin yaptıkları her şeyi izliyorlar" diyor.

Çoğu gazeteci İran'ı terk etti

Halatbari, sahte pasaportla Almanya'ya uçmak için, Türkiye sınırını yürüyerek geçmiş. Halatbari Türkiye, Hindistan ya da Malezya gibi İran ile iyi siyasi ilişkiler içerisinde olan ülkeleri, güvenli bulmuyor. Çünkü iltica başvuruları reddedilen gazetecilerin İran’a geri gönderilmesi tehlikesi mevcut. Öte yandan İranlı yetkililer de cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki kargaşa ve mitinglere gösterilen sert tepki ile ilgili haber yapan gazetecilerin peşinde.

Sınır Tanımayan Muhabirler Örgütü’nün İran şubesinden Rıza Moini, ülkeyi terk etmek zorunda kalan gazetecilerin durumunu "Listemizde, son 12 ay içinde ülkeyi terk eden 100 gazetecinin adı yer alıyor. Bu liste gizli. Çoğu gazeteci korkuyor, kimseyle konuşmak istemiyor ve sokağa çıkmaktan kaçınıyor. Onlara bir nebze de olsa koruma sağlamaya çalışıyoruz" sözleriyle dile getiriyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Ulrich Pick - Şebnem Nuriyam / Çeviri: Başak Sezen

Editör: Ahmet Günaltay

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN