1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

İranlı eşcinsellerin dramı

Müziğin sezsiz sedasız dinlendiği, partilerin gizli gizli düzenlendiği eşcinseller de büyük baskı yaşıyor. Ülkede homoseksüel olduğunu itiraf edenler hala ölüm cezasıyla karşı karşıya kalıyor.

19 Temmuz 2005'te Mahmoud Asgari (solda) ve Ayaz Marhoni isimli iki İranlı eşcinsel asılarak öldürülmüştü

19 Temmuz 2005'te Mahmoud Asgari (solda) ve Ayaz Marhoni isimli iki İranlı eşcinsel asılarak öldürülmüştü

İran’da parti düzenlemek, müzik dinlemek, makyaj yapmak, alkol almak ya da başka gençlerle tanışmak; tüm bunlar gizlilik içerisinde yapılıyor. Bu, 20 yıl önce ölen İslam devriminin lideri Ayetullah Humeyni’nin İran'da bıraktığı izlerden biri. İran nüfusunun çoğunluğu gençlerden oluşuyor, ancak gençlerin istedikleri gibi bir yaşam sürmeleri mümkün değil. İran'daki baskıyı en çok hisseden grup ise eşcinseller. İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad kısa bir süre önce ülkesinde eşcinsel bulunmadığını iddia etmişti. Kısmen haklı olabilir, zira “eşcinsel" olduğunu söyleyenler, ölüm cezasıyla karşı karşıya kalıyor. Cinsel kimliğini özgürce yaşayabilen İranlılar ise sadece yurtdışında ikamet edebilenler. 5 Temmuz'da Almanya'nın Köln kentinde "Christopher Street Day" adlı bir eşcinseller festivali düzenlenecek.

Proteste in Manila gegen die Hinrichtung Homosexueller im Iran

Almanya’da yaşayan Şahruh Reisi, Tahran’ın güneyindeki İsfahan kentinde yetişmiş bir İranlı. Erken yaşlarda erkeklere karşı ilgi duyduğunu fark etmiş. İslami bakış açısına göre eşcinselliğin yasak olduğunu söyleyen Reisi, aksi takdirde ölüm cezasının söz konusu olduğunu dile getiriyor. İran gibi İslami kuralların katı şekilde uygulandığı bir ülkede eşcinsel kimliği ile serbestçe yaşamak oldukça zor:

“Çocukluğumdan beri bana böyle bir şeyin ahlaksızlık olduğu anlatıldı. Okuduğum sözde bilimsel kitaplarda da aynı şekilde bahsediliyordu. O zaman ben de şöyle dedim: Tamam, senin de böyle ahlaksız bir yönün varsa, o zaman gizlenmelisin."

Kendini ahlaksızlık yapıyormuş gibi hissetti

Şahruh, 25 yaşına kadar hayatını sürdürdüğü İran'da "ahlaksızlık" olarak nitelendirilen bu yönünden utanç duymuş. Reisi, bu nedenle İran'da yaşadığı süre boyunca erkeksi yönünü özellikle ön plana çıkarmaya çalışmış:

“Eşcinselliğimi çok iyi gizledim. Örneğin çok uzun bir sakalım vardı. Dışarıdan bakınca kimse bir şey fark edemezdi.“

Şahruh, dışarıdan bakanlara gurur duyulan bir oğul rolü oynarken, aslında hissettiği gibi, yani bir eşcinsel gibi davranamaması onu hayli zorlamış. Şahruh, bugün bile o günleri hatırlayınca, gözlerinden yaşlar geliyor:

“O dönem çok ağır bir depresyon geçirdim. Pek çok kez intihara teşebbüs ettim. Benim için dayanılmazdı.“

4 bin homoseksüel idam edildi

Muhtemelen İran'da onun durumunda bulunan pek çok kişi var. Hepsi gizlenerek yaşıyor, çünkü eşcinsellik, Mollaların sert ahlak kurallarıyla yasaklanmış durumda. İslam Devrimi’nden bu yana ülkede eşcinsel oldukları gerekçesiyle yaklaşık 4 bin kişinin idam edildiği belirtiliyor. Ancak kesin veriler olmadığını belirten Uluslararası Af Örgütü’nden Ruth Jüttner, bu konuda neredeyse hiç rapor bulunmadığını ve insanların başka nedenlerle de öldürülmüş olabileceklerini ifade ediyor. Ancak Jüttner, bir konuda oldukça emin:

“Sürekli tutuklamalar oluyor. Tutuklananlar sıklıkla dış dünya ile hiçbir iletişim olmaksızın alıkonuluyor. Böyle durumlarda, itirafa zorlamak için işkence ve kötü muamele olduğundan yola çıkıyoruz. Bütün bunlar, İran’daki eşcinsellerin yaşadığı bir durum.“

Oturma izni almada zorluklar

Ancak bu, Almanya'da iltica başvurularının kabulü için bir gerekçe olamıyor. Şahruh Reisi, 2002 yılında Almanya’ya gelmiş ve oturma iznini ilk aşamada birkaç ay ya da birkaç haftalık zaman dilimleri için uzatabilmiş. Yedi yıl boyunca böyle devam etmiş:

“Sürekli korku içerisinde oluyorsunuz. Kendinizi topluma ait hissetmiyorsunuz. Kendi ayaklarınız üzerinde duramıyorsunuz.“

Şahruh, yedi yıl sonra nihayet süresiz oturma izni alabilmiş. İran’da bir sanat okulunda okuyan Reisi, orada kısa filmler de çekmiş. Ancak şimdi Almanya’da akşam okuluna devam etmek zorunda, çünkü diploması burada geçerli değil. Okulunu bitirince, sosyal yardımlaşma çalışmaları alanında eğitim alıp mültecilerle ilgilenmek istediğini söylüyor: “Şimdi yolumu bulduğuma inanıyorum. Kendimi artık oldukça mutlu hissediyorum.“



Ina Rottscheidt / Çeviri: Başak Sezen


Editör: Hülya Köylü