1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

İran'dan nükleer adım

İran, uranyum işlemeye başlayacağını Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na iletirken, Avrupa Birliği müzakerelerin sürmesini talep ediyor. DW'den Peter Philipp, son gelişmeleri analiz ediyor...

Zenginleştirilen uranyum, atom bombası yapımında da kullanılıyor

Zenginleştirilen uranyum, atom bombası yapımında da kullanılıyor

Tahran yönetimi bugünden itibaren nükleer faaliyetlerine yeniden başlayacağını duyurdu. Açıklama dün Tahran’da toplanan İran Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüssü Ali Aga Muhammedi’den geldi. Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devleleri İsfahan’daki uranyum zenginleştirme tesislerinin üretime geçmesinden endişeli.

Almanya, Fransa ve İngiltere, geçen Kasım ayından buyana yürütülen müzakereler sonucu Tahran yönetimini nükleer programını durdurmaya ikna etmişti. Muhafazakar Ahmedinecad’ın cumhurbaşkanı seçilmesi ve nükleer faaliyetlerin yeniden başlayacağını açıklaması batılı ülkelerin hop oturup hop kalkmasına neden olmuştu. İran’ın, Avrupa Birilği’nin adım atmasını beklemeden nükleer programına başlama kararı alması ne anlama geliyor?

İç politik hesaplar

Avrupa Birliği İran görüşmeleri tam da verimli bir hale geliyordu ki, Tahran nükleer programına yeniden başlayacağını duyurdu. Ama İran’ın nükleer faaliyetlerini başlatma yönündeki kararı aslında iç politikadaki hesaplar yüzünden, yoksa Avrupalılar ile yürütülen müzakerelerle ilgisi yok.

Cumhurbaşkanı Hatemi yakında görevini muhafazakar Ahmedinecad’a devredecek. Devir teslim işleminden önce de, halefine „ bak bu kadar önemli bir konuda ödün vermedik“ sinyalini gönderiyor. Böylece hem kendi imajını yeniliyor, hem de muhafazakar Ahmedinecad’a uyarıda bulunuyor.

Avrupalılar şaşkın

Avrupalılar Tahran’dan gelen açıklamalar karşısında şaşkın. Aslında Washington’a „ "bak biz kılıçsız, kalkansız, barışçıl yollarla, müzakerelerle de ilerleme kaydediyoruz“ diyebilmek için çok çaba harcadılar. Ne oldu? Tam da ilerleme kaydedildiği düşünüldüğü bir anda İran, nükleer faaliyetlerine yeniden başladığını duyurdu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hamit Rıza Asefi, bu adımın Tahran yönetiminin Avrupa ile yürüttüğü görüşmelerin sonu anlamına gelmediğini duyurdu.

Asefi sadece İsfahan’daki faaliyetlere başlandığını, en büyük nükleer tesis olan Natanz’ın işlem yapmadığını belirtti. Üstelik amacın uranyum zenginleştirme olmadığını ve Avrupa Birilği ile müzakerelerin de devam edeceğini söyledi. Bu arada faaliyetlerin Uluslararası Avrupa Atom Enerjisi Ajansı’nın kontrolüne de açık olacağını vurguladı.

İran'ın asıl niyeti

İran özünde Avrupa’yı tehdit etmeye çalışmıyor, sadece bir kaç manevra ile Avrupa’yı harekete, icraata geçmeye zorlamayı deniyor. 2003 yılından beri müzakereleri yürüten Almanya, Fransa ve İngiltere şimdiye dek somut tekliflerde bulunmadı. İran’a sadece „aman faaliyete geçme“ denildi, Tahran da buna karşılık „ ben enerji üretiminde kullanıyorum, düşmanca bir amacım yok“ diye cevap verdi.

Tahran, Avrupalılara yeniden güven duyabilmek için onlardan somut destek bekliyor. Mesela Dünya Ticaret Örgütü’ne girebilmek ve nükleer enerji alanında teknoloji transferinden pay almak istiyor. Avrupa uzun süre oyaladıktan sonra nihayet sözler verdi, ancak tam olarak hangi alanda destek sunacağını açıklamak için yeni Cumhurbaşkanı Ahmedinecad’ın göreve gelmesini bekliyor.

İran’la şu an yaşanan anlaşmazlığa „ bir bardak suda fırtına koparmak“ deyimi çok yakışıyor. Kimbilir belki de Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı bugün Tahran’dan alacağı bilgiyi bir kaç güne kadar değerlendirir, eğer sert tepki gösterirse de sorunu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne taşır. Ama öyle olsa bile İran’a yaptırım uygulanması söz konusu değil, çünkü Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinden Çin, hatta belki Rusya da teklifi veto eder.

  • Tarih 01.08.2005
  • Hazırlayan Peter Philipp
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AafQ
  • Tarih 01.08.2005
  • Hazırlayan Peter Philipp
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AafQ

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN