1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

İran'da muhalifler seslerini duyuramıyor

ABD ve Avrupa İran'a yaptırımlarını artırırken, uluslararası basın ve kamuoyu değişim talebi ile sokaklara dökülen ve baskı altında olan Yeşil Hareket'e artık yeterince ilgi göstermiyor. Nedenlerini uzmanlar açıklıyor...

default

Batılı ülkeler, İran’ın nükleer programına yoğunlaşırken, ülkedeki muhaliflerin yaşadığı baskı eskisi kadar gündemde değil. Bundan 3 sene önce, değişim talebiyle sokaklara dökülen ve tüm dünyada büyük ilgi uyandıran Yeşil Hareket, halen büyük baskı altında. Ancak uluslararası basın ve kamuoyu, İranlı muhaliflerin karşı karşıya olduğu baskıya yeterince ilgi göstermiyor.

İranlı muhalif liderler Mir Hüseyin Musevi ve Mehdi Kerrubi

İranlı muhalif liderler Mir Hüseyin Musevi ve Mehdi Kerrubi

İranlı muhalif liderler Mir Hüseyin Musevi ve Mehdi Kerrubi ile eşleri, haftalardır ev hapsinde tutuluyor. Muhaliflerin, Musevi ve Kerrubi'yi özgürlüğe kavuşturmak için gerçekleştirdiği tüm protesto girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı. İran rejimi, yapılan çağrılara kulak tıkıyor. İran uzmanı Ali Honari, uluslararası medyada iki liderin içinde bulunduğu durumla ilgili neredeyse hiç haber yapılmadığına dikkat çekti.

"Kamuoyunun desteğine ihtiyaç var"

İran’daki sosyal ve siyasi hareketler üzerinde uzman olan Honari, "Yeşil Hareket'in destekçileri uluslararası kamuoyunun temsilcilerine kuşkuyla yaklaşıyor ya da uluslararası kamuoyunun dikkatini nasıl çekeceğini bilmiyor. Ancak şu bir gerçek: Uluslararası baskı yaratabilmek için öncelikle dünya kamuoyunun desteğine ihtiyaç var" şeklinde konuşarak, başlıca nedenin İran'daki Yeşil Hareket'in yabancı kuruluşlara karşı şüpheli ve çekingen tutumu olduğunu belirtti.

2008 yılına kadar İran’da reformist gazetelerde baş editörlük yapan, muhalif liderlerden Kerrubi'nin danışmanı Muctaba Vahedi de yabancı basına kuşkuyla yaklaşanlardan: "Açıkça söylemek gerekirse yabancı basına ve yabancı politikacılara güvenmiyoruz. Gerekli gördüklerinde bakış açılarını tamamen değiştirebiliyor, hatta İran yönetimi ile iş birliğine bile girebiliyorlar. Daha kısa bir süre önce bir Alman politikacı iki Alman vatandaşının serbest bırakılması için Tahran'da Cumhurbaşkanı Ahmedinejad ile görüştü. Almanya böyle bir olayın ardından İran'a nasıl baskı uygulayabilir ki?"

İran uzmanı Ali Honari, muhaliflerin uluslararası kamuoyuna yönelik şüpheli bakışına katılmıyor. "Yıllardır siyasi sürgünde olan muhalifler bulundukları yerlerde basının ve bu ülkelerin siyasi koşullarını gayet iyi tanıyor. İsteseler kamuoyunun dikkatini belli bir konuya kolayca çekebilirler. Sakine Muhammedi olayı bunun için çok güzel bir örnek" şeklinde konuşan Honari, uluslararası basında çıkan haberlerin ve uluslararası basının ilgisinin İran'daki mücadele için olumlu bir etkisi olduğu görüşünde.

Nitekim, İran'da zina yaptığı gerekçesiyle recm cezasına çarptırılan Sakine Muhammedi Aştiyani'nin cezası, İranlı aktivistlerin yurtdışında sürdürdüğü yoğun kampanya sayesinde 10 yıl hapis cezasına çevrilmişti.

Mehdi Karubi

"İki muhalif lideri desteklemeyenler de var"

Ancak sürgündeki rejim karşıtı İranlı politikacıların büyük bölümü, muhalif liderler Musevi ve Kerrubi konusunda farklı görüşlere sahip. "İran İslam Cumhuriyeti’ne, rejime karşı büyük tepki duydukları için, Musevi ve Kerrubi'ye de mesafeli duranlar var. Hatta bazı aktivistler, bu iki muhalif lidere de karşı …" şeklinde konuşan Ali Honari, yurtdışındaki birçok İranlının, iki muhalif lideri desteklemediklerini, bu nedenle onlar için girişimde bulunmayacaklarını belirtti.

İran kökenli Alman yazar Brahman Nirumand'a göre ise, ev hapsinde tutulan kişilerin siyasi kimliğinden çok, bu tür baskıcı uygulamaların insan haklarına aykırı olması önemli: "Dünya kamuoyu İran'daki insan hakları ihlallerine değil İran'ın nükleer programına odaklanmış durumda. Bunu değiştirmek zorundayız. Bu tüm İranlıların başlıca görevi… Dünya kamuoyunun İran'da farklı görüşleri savunanlara ve muhaliflere karşı nasıl davranıldığından haberdar olması gerekli…"


© Deutsche Welle Türkçe

Shabnam Nourian/Çeviren: Banu Ertek

Editör: Ayhan Şimşek

Önerdiğimiz linkler