1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

İran devriminin yıldönümünde protestolar

İslam Devrimi'nin 31'inci yılını kutlayan İran rejimi, muhalefetin kitlesel gösterileriyle karşı karşıya. Polisle, gösteri düzenleyen muhalefet yanlıları arasında çatışmalar yaşanıyor.

default

İran rejiminin dış dünya ile bağlantıyı kesmesi nedeniyle, ülkeden yanlızca devlet kanallarının geçtiği, rejim yanlısı gösterilerin görüntüleri alınabiliyor.

11 Şubat 1979 tarihinde İran’daki Şah rejimi yıkılarak İslam Cumhuriyeti ilan edilmişti. İranlılar bugün Devrim’in 31’inci yıldönümünü kutluyor. Ancak kutlamalar, bu yıl pek sakin geçmiyor. Yine, İran’daki muhalif güçlerle polis arasında çatışmalar çıktı.

Muhalefete ait internet sitesinde, muhalif liderler Mehdi Kerrubi ve Muhammed Hatemi'nin arabalarına saldırıldığı, destekçilerinin de geçit töreni sırasında polisle çatıştığı yazıldı. Polisin, göstericilere karşı göz yaşartıcı gaz kullandığı kaydedildi. Açıklamada, Hatemi ya da Kerrubi’nin yara almadığı belirtildi. Ancak bölgeden sağlıklı bilgi alınamıyor. Çünkü internet ve cep telefonu bağlantıları çoğu yerde ya kesilmiş ya da çok kötü çalışıyor durumda. İran’daki insan haklarının durumu her geçen gün daha fazla eleştiri alıyor. İran yönetimi, ülkesinin insan hakları cenneti olduğunu iddia etse de BM İnsan Hakları Konseyi aynı görüşte değil.

İran'daki insan hakları ihlalleri tartışılacak

BM, pazartesi günü, beş yıldan bu yana ilk kez, İran’daki insan haklarının durumunu ele alacak. Tahran yönetimi 2005 yılından beri, hiçbir BM işkenceyi önleme özel raportörünün, keyfi idamlar ya da diğer insan hakları ihlallerini gözlemlemesine izin vermiyor. Merkezi Cenevre'de bulunan BM İnsan Hakları Konseyi, 2008 yılında, İran’ın adını özel gözlem altındaki ülkeler listesinden çıkarmıştı. Bu karara karşı oy kullanan sadece Avrupa ülkeleri ile bir kaç Latin Amerika ülkesi olmuştu. ABD ise İran ile ilgili tartışmalara katılmamıştı. Çünkü ABD Başkanı George Bush liderliğindeki eski yönetim, İnsan Hakları Konseyi’ni boykot ediyor ve Konsey’i "güvenirliğinin" olmaması ve "etkisinin az olmasıyla" suçluyordu.

İranlı Nobel Barış Ödülü sahibi Şirin Ebadi, BM İnsan Hakları Konseyi’nin yarattığı hayal kırıklığı ve ABD’nin uzak durmasına karşın, ülkesindeki insan hakları durumunun iyileştirilmesi konusundaki mücadelede BM’ye destek verdi:

"İnsan Hakları Konseyi, iyi bir harekette bulunmadı. Ancak yine de ABD gibi, İnsan Hakları Konseyi ya da diğer BM araçlarının faydasız olduğu sonucunu çıkarmamalıyız. Bu olumsuz gelişmeyi tersine çevirmek için çözümler aramalıyız."

İran Hükümeti'nin tezat oluşturan raporu

Pazartesi günkü oturumda, İran’daki insan hakları konusuna en az üç saat ayrılması bekleniyor. 2006 yılında uygulanmaya başlanan yeni prosedür uyarınca, BM üyesi 192 ülkeden her birinin insan hakları politikası, dört yılda bir gözden geçiriliyor. İran ile ilgili görüşmelere bir taraftan BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği raporu temel alınıyor. Raporda, İran yönetiminin sayısız insan hakkı ihlali ve BM ile işbirliği eksikliği konuları özenle sıralanıyor. Öte yandan, Uluslararası Af Örgütü ve 66 insan hakları örgütünün raporlarında yer alan çok daha sivri değerlendirmeler de ele alınacak.

Tahran yönetiminin resmî raporu ise tüm bu eleştirilere tezat oluşturuyor. Onlara göre, Tahran şu anda bir insan hakları ve hukuk devleti cenneti. Ölüm cezaları, muhalif güçlerle mücadeleyle gerekçelendiriliyor. Hükümet raporunda, muhalif güçler "ihtilalci" ya da "terörist tehdit" olarak adlandırılıyor.

Obama İran halkına destek verdi

Cenevre’deki görüşmelerde, İran’ı açıkça eleştirecek olanlar arasında büyük bir olasılıkla ABD de olacak. Barack Obama’nın göreve başlamasından sonra ABD tekrar BM İnsan Hakları Konseyi'ne katıldı. ABD Başkanı Barack Obama, kısa bir süre önce, İran halkının mücadelesine destek vermişti:

"ABD, uluslararası toplumla birlikte, masum İran vatandaşlarına uygulanan zorbaca ve haksız baskıları sert bir şekilde kınamaktadır. İranlılar, aylardır uluslararası insan haklarının uygulanmasından başka bir şey için mücadele etmemektedir."


© Deutsche Welle Türkçe

Andreas Zumach / Çeviri: Başak Sezen

Editör: Ahmet Günaltay

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN