1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Irak'ta kitle imha silahı muamması

ABD hükümeti, Irak ’ta olduğu iddia edilen kitle imha silahlarını arayan ekiplerini kamuoyuna pek hissettirmeden geri çekti ya da ekiplerin görev alanlarını değiştirdi. Yayınlanan son tarafsız bir araştırma, Amerikan gizli haberalma birimlerinin, Bağdat’tan kaynaklanan kitle imha silahı tehdidini şişirdiği iddiasında. ABD, şu anda, gelecekteki çıkarlarını da tehlikeye sokabilecek bir inandırıcılık sorunu ile karşı karşıya. Daniel Scheschkewitz ’in yorumu:

Bush hükümeti resmen itiraf etmese de gün gibi ortada: Irak’ta kitle imha silahı yok. Amerikalılar’ın Bağdat’a girmesinden yedi ay sonra, bütün aramaların boşuna olduğu yönündeki veriler artıyor. Başkan George W. Bush ise bütün bu bilgilere karşı kayıtsız kalmaya devam ediyor. Kitle imha silahı olsun olmasın, Amerika Irak’ı ve dünyayı, acımasız bir diktatörden kurtardı. Ve diktatörü, demir parmaklıklar ardına koydu ya, Bush için önemli olan bu.

Güncel kamuoyu araştırmaları da Bush’u haklı çıkarıyor. Bush’a sempati duyanların oranı yine rekor seviyeye çıkarken, terör ile mücadelede izlediği politikayı destekleyenlerin oranı da yüzde 60’ı buluyor. Başkanlık yarışında Bush’u epey arkadan izleyen Demokrat adaylar bile Irak’a ilginin azalması nedeniyle, kampanyalarında daha çok ekonomik konulara ağırlık veriyorlar.

Ancak kitle imha silahları öne sürülerek izlenen aldatma taktiği, günün birinde ABD’nin kapısını çalacak. En geç, ufukta yeni bir askeri çatışma yaklaşırken. Washington, kendisine destek verilmesi ve bir koalisyon kurulması için çağrı yaptığında, acaba kim güvenini sergileyip, olumlu cevap verecek? Beyaz Saray’da kim oturursa otursun, müttefiklerini ikna etmekte çok zorlanacak. ABD'ye hiç olmadığı kadar şüpheyle ve eleştirel bir gözle yaklaşan dünya kamuoyu ise apayrı bir mesele.

Gizli istihbarat örgütleri işlerini yüzlerine gözlerine mi bulaştırdılar, yoksa Pentagon ve siyasetin baskısının kurbanı mı oldular? İkinci yanıt daha olası. Gelecekte Amerikan Kongresi’nin üyeleri bile, hiç şüphe duymadan, gizli istihbarattan gelen bilgilere inanmakta zorluk çekecek. Bu durum, bilgiler bir savaşı haklı kılmak için kullanılabilecek nitelikte ise daha da çetrefilleşecek.

ABD hükümeti, izlediği Irak politikası ile çok güven kaybetti ve uzun vadede kendi çıkarlarını zedeledi. Almanya ve Fransa gibi savaş karşıtları haklı çıktı. Ancak küresel terör ile mücadele çağında, gizli istihbarat örgütleri arasında işbirliği, her zamankinden daha vazgeçilmez bir konumda. Fakat örgütlerden gelen bilgilerin, politik çıkarlara alet olmaması gerek.

Bunun için de BM kapsamında, uluslararası güvenlik risklereni izleyecek ve değerlendirecek sürekli bir kurum oluşturulması en sağlıklı yol. Tehditlere karşı hareket ederken, ancak bu şekilde inandırıcı bir temele sahip olabiliriz.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN