1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Irak'ta değişen bir şey yok

İngiliz Observer gazetesinin ortaya çıkardıkları şok yaratıyor. Gazetenin haberleri, Irak’ta sanıkların polis karakollarında işkence uygulandığını ortaya koydu. Irak yönetimi de bu iddiaları doğruladı. Jürgen Hanefeld’in yorumu:

“Observer gazetesinin iddialarını kanıtlamak için herhangi bir fotoğraf yayınlaması gerekmedi. Gerekmeyecek de herhalde. Sadece kimsenin kan revan içindeki bedenleri görmek istememesi nedeniyle değil, gazetenin iddiasının doğruluğundan kimsenin kuşku duymamasından dolayı. Yani, Irak’ta tutukluların sistematik şekilde ölene kadar işkence gördüğünden...

Bağdat’taki hükümetin süzcüsü gayrı ciddi bir edayla, ’biliyoruz, bu tür şeyler oluyor“ diyor. Bu bile bir skandal. Bir yanda insanlar, üstelik de sayıları az olmayan insanlar öldürülmek için işkenceye tabi tutulurken, resmi yetkililer, ’ne olacak?’ diyerek omuz silkiyor. Hükümet sözcüsü bunu kastetmiyor olsa bile, bu tavır şunu ortaya koyuyor: Bu haberler, Bağdat’ta kimseyi şaşırtmıyor.

Bu anlamda, bu tepki, Londra’daki yetkililerin sorumluluktan kurtulmak için ’derin bir endişe duyduklarını’ söylemesinden daha dürüst bir tavır. İngiliz hükümeti en azından Nisan ayından beri Irak hapishanelerinde olan bitenin farkında.

Bu kez işkenceyi yapanlar uluslararası işgal kuvvetleri olmasa dahi, bu Iraklılar’ın İngiliz ve Amerikalılar tarafından seçilerek eğitildiğini saptamak gerekli. Onların denetiminde hareket ediyorlar. Observer gazetesi haklı olarak soruyor: Neden sessiz kaldınız?

Olasılıklardan biri, İngiliz ve Amerikalılar, Irak’ta yapılan zincirleme hatalar ve yetersizliklerden bunalmış olması Bunlardan ikisi hep dile getiriliyor: Birincisi, yalanlara dayanarak, uluslararası hukuka aykırı bir savaş sürdürdüler. İkincisi, Saddam’ın devrilmesinden sonra kontrolü elden kaçırdılar.

Neden mi? Saddam’ın iyi eğitimli güvenlik kuvvetlerini, işkencecisinden trafik polisine kadar işten attılar da ondan. Buna gerekçe olarak bugün, diktatörün uşaklarının yeni bir Irak’ın kurulmasına hizmet edemeyeceğini gösteriyorlar. Bugün işkence yapanların sözde temiz, insan hakları ve insan onuru konusunda eğitilmiş polisler olması tarihin bir cilvesi. Yoksa sadece Guantanamo ve Ebu Gureyb’i kendilerine örnek mi alıyorlar? Neyse sinizmi bir yana bırakalım.

Irak baştan sona barbarlaşmış bir ülke. Zararsız bir şekilde ifade edecek olursak, yumruğu kuvvetli olanın kazandığı bir yer. Yeni seçilen mecliste de hangi partiden, hangi etnik kökenden, hangi dinden olurlarsa olsunlar hem kadınlar hem de erkekler arasından idama karşı çıkan bir kişi bile yok. Gerekçeleri de hep intikam.

Skandalı ortaya çıkaran Observer gazetesi, adını vermediği ’bir yabancı memur’dan alıntı yapıyor. Bu memur şöyle diyor: ’Bu kültür işkenceye izin veriyor ve hukuk sistemini de insan hakları ilgilendirmiyor.’ Buna şunu eklemekten başka yapacak birşey kalmıyor bize: Sözde kurtuluşun üzerinden geçen iki yılda da bu durumda değişen birşey olmadı. Hiçbir şey.“

  • Tarih 05.07.2005
  • Hazırlayan Jürgen Hanefeld
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZvX
  • Tarih 05.07.2005
  • Hazırlayan Jürgen Hanefeld
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZvX

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN