1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Irak'ta anayasaya üç gün daha

Irak’ta dün tanınan sürenin dolmasına dakikalar kala, anayasa taslağı parlamentoya sunuldu. Fakat taslak üzerinde hala anlaşılamayan noktaların giderilmesi için üç gün ek süre verildiği açıklandı. Anlaşmazlık noktaları konusunda ise ayrıntılı bilgi verilmedi...

Irak'ta anayasa konusunda etnik gruplar arasında sürtüşme devam ediyor

Irak'ta anayasa konusunda etnik gruplar arasında sürtüşme devam ediyor

Irak’ta anayasa taslağı parlamentoya sunulmasına rağmen, giderilemeyen anlaşmazlık noktaları nedeniyle ikinci kez ek süre verildi. Irak Parlamentosu Başkanı Haşim el Hassani tarafından dün gece yapılan açıklamada, Anayasa Komisyonu’na anlaşmazlıkların çözülebilmesi için üç gün daha ek süre verildiğini açıkladı. Açıklamada anlaşmazlık konularının ne olduğu konusunda ayrıntı verilmedi, ancak tartışmaların federatif yapı ve İslamiyet’in rolünün ne olacağına yoğunlaştığı tahmin ediliyor.

Yeni anayasa taslağında Irak federal bir devlet olarak tanımlanıyor. Fakat ayrıntılara girilmiyor. Nitekim, Bağdat’tan gelen haberler de özellikle bu ayrıntıların hala tartışma konusu olduğunu ve bu nedenle Iraklı politikacıların üç gün daha pazarlık etme ihtiyacı duyduğunu gösteriyor. Taslakta „Irak cumhuriyetçi, demokratik ve federaldir“ deniyor.

İslam’ın hukuktaki rolünün ne olacağı da metinde muğlak ifadelerle geçiştiriliyor. İslamiyet konusunda bastıran ise Şii grup. Parlamentodaki Şii üyelerden Hüseyin el Şahristani bu konuda “Anayasada, İslam’ın yasaların temel kaynağı olduğunu belirten bir madde var. Ama orada temel insan hakları ve demokratik ilkeleri zedeleyen hiçbir yasanın çıkarılamayacağı da yazıyor“ diye konuştu.

Kerkük ve petrol gelirleri

Üzerinde uzlaşma sağlanan konulardan biri ise petrol gelirlerinin dağılımı. Petrol ve gazın tüm Iraklılar’a ait olduğunun anayasada gayet açık bir şekilde yazdığını belirten Şahristani, “Bu kaynaklar merkezi hükümetle, petrol ve gaz çıkaran bölgelerin işbirliğiyle idare edilecek. Bu kaynaklardan elde edilen gelirler adil şekilde tüm Iraklılar’a paylaştırılacak“ açıklamasında bulundu.

Kerkük kentinin geleceği de anayasa taslağı hazırlanırken büyük tartışmalara yol açmıştı. Şimdi meclise sunulan taslakta, kentin Araplar’a mı, yoksa Kürtler’e mi ait olduğu konusunda bir karar verilmesi için belli süreler tanındı.

Sünniler tepkili

Mecliste çoğunluğa sahip oldukları halde, Şii ve Kürtler’in üzerinde anlaştıkları anayasa taslağını hala oylamaya sunmamaları, bu durumda Sünniler’in tasarıyı başarısızlığa uğratmak için tüm güçlerini birleştirecek olmasına bağlanıyor. Sünniler, Ocak sonundaki seçimlerdeki boykot stratejisini bir yana bırakarak, tüm seçmenlerini kaydetmeye yöneldi. Sünniler adına pazarlıkları sürdüren Salih el Mutlak, başka grupların tavrını eleştirerek „Siyasi ve kişisel riskleri göze aldık ve tüm Iraklılar’ın kabul edebileceği bir anayasa hazırlanması için kardeşlerimizle biraraya geldik. Ama şimdi bizi bir kenara iterek, anayasa hakkında kararı kendileri vermek istiyorlar“ dedi.

Irak’ın üç vilayetinde Sünni Araplar çoğunluğu elinde tutuyor. Eğer Ekim ayında bu vilayetlerde halkın üçte ikisi metni reddederse,, sadece anayasa başarısızlığa uğramış olmayacak, seçimlerin de yenilenmesi gerekecek. Şimdi Sünniler'in bunu hedeflediği anlaşılıyor. Çünkü o zaman yeni oluşacak mecliste gerçek güçleri oranında temsil edilecekler. Tüm Irak’ta anayasanın başarısız olacağını iddia eden Mutlak da “Eğer adil ve samimi bir oylama olmazsa insanlar anayasayı reddedecek“ şeklinde konuştu.

Ama Sünniler’in mecliste kabul edilmesi beklenen taslağa karşı hukuki mücadele verme olasılığı da var. Mutlak bu konuda ise “Eğer Şii ve Kürtler taslağı herkesle görüş birliği oluşmadan kabul ederse, bizim anlayışımıza göre yasadışı olur ve geçerli sayılmaz“ dedi.

Bush: Anlayış göstermek gerekli

Bu arada, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush ise Iraklı politikacılara anlayış göstermek gerektiğini anlattı. Bush yaptığı açıklamada, „Amerika, Irak’ın yeni Anayasası’nı oluşturanların önündeki güçlükleri anlıyor. Onların tedbirli tavrını saygıyla karşılıyoruz. Korkunç bir diktatörlüğün harabelerinin ortasında sürekli bir demokrasinin temellerini atma kararlılıklarını selamlıyoruz“ dedi.

  • Tarih 23.08.2005
  • Hazırlayan Jörg Kaminski
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aabf
  • Tarih 23.08.2005
  • Hazırlayan Jörg Kaminski
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aabf

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN