1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Irak, 2009’da istikrarsızlığa gebe

Barack Obama’nın başkanlığında Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak politikasında belirgin değişiklikler bekleniyor. Güvenlik uzmanları, yabancı güçlerin çekilmeye hazırlandığı Irak’ta güvenlik durumunu değerlendirdi.

default

Irak’ta konuşlandırılan Birleşmiş Milletler’e bağlı uluslararası gücün görev süresi 31 Aralık’ta sona erecek. Zira Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, bu gücün görev süresinin uzatılmamasına oybirliği ile karar verdi. Ancak Irak ve ABD arasında yapılan ikili anlaşma çerçevesinde 140 bin Amerikan askeri ülkede görev yapmaya devam edecek. Irak Meclisi, ayrıca ABD dışındaki yabancı güçlerin Irak'ta kalmasına olanak sağlayan karar tasarısını da kabul etti. Tasarı, bu birliklerin gelecek yılın temmuz ayına kadar Irak’ta görev yapabilmesini öngörüyor. ABD dışındaki yabancı güçler, aslında bir an önce Irak'tan çekilmek istiyor. ABD'nin ne yapacağı hala belirsiz. Ortadoğu Uzmanı Michael Lüders’e göre, Amerika Birleşik Devletleri, Irak’ta bundan sonra nasıl bir strateji izleneceğini tam olarak bilmiyor.

BM’nin kararı dönüm noktası mı?

Irak USA Soldat in Bagdad Verschleierte Frauen

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Irak’taki Birleşmiş Milletler misyonunun görev süresini uzatmadı. Ancak ABD ve öncülüğündeki diğer yabancı güçler, Irak yönetimi ile yapılan yasal düzenlemeler çerçevesinde ülkede kalmaya devam ediyor. Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari ise buna rağmen BM'nin kararını bir dönüm noktası olarak niteledi. Ama Ortadoğu uzmanı Michael Lüders bu görüşe katılmıyor:

“Bu tam olarak bir dönüm noktası değil. Elbette Iraklılar en kısa zamanda yabancı işgal güçlerinin ülkeyi terk etmesini istiyor. Ama bununla beraber, 31 Aralık’tan sonra da Irak’ta 140 bin Amerikan askeri önümüzdeki üç yıl boyunca görev yapmaya devam edecek. O bakımdan, Irak’ta çok da fazla bir şey değişmeyecek.”


Sünniler, Şiiler’e 6 ay süre tanıdı

Bildgalerie Alltag in Irak US Soldaten und Kinder

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde oy birliği ile kabul edilen karar metninde, Irak’taki güvenliğin arttığı ve Irak’ın uluslararası düzeyde yeni işbirlikleri yapabileceği belirtiliyor. Ortadoğu uzmanı Lüders ise ülkede istikrarın hala tam olarak sağlanamadığına işaret etti:

“Gerçekten geçtiğimiz aylarda Irak’da güvenlik arttı. Ama bununla beraber, hala Irak’ın başkenti Bağdat ve diğer kentlerde neredeyse her gün terör saldırıları düzenleniyor. Her gün insanlar ölüyor. Fakat yine de, şiddet eylemlerinde azalma kaydedildi. Bunun en önemli nedeni, çatışan iki büyük grubun, geçtiğimiz dönemde ölümüne mücadele eden Sünniler ile Şiiler’in, sorunlarını daha barışçı yollardan çözme konusunda uzlaşmaya varmış olması. Bu özellikle şu anlama geliyor; Sünniler, Irak’ta halkın çoğunluğunu oluşturan Şiiler’e yaklaşık 6 ay kadar süre tanıdı. Bu süre içinde, Bağdat’ta iktidara sahip olan Şiiler’in, Sünniler’e bu iktidardan pay alma konusunda güvence vermesi gerekiyor. Eğer bu gerçekleşmeşse, Sünniler büyük olasılıkla yeniden şiddet eylemlerine başlayacaklar. Hala istikrarsız bir durum söz konusu, bunun yanı sıra fiilen kendi özerk bölgelerini yöneten Kuzey’deki Kürtler de, bölgedeki Arap Sünni kökenli halkı, güneye göç etmeye zorluyorlar. Yani durum hala karışık ve tehlikeli.”


Obama’nın Irak politikası

JAHRESRÜCKBLICK 2003 MÄRZ IRAK USA

Amerikan güçleri Irak’ta kaldığı sürece, ülkedeki radikal grupların saldırılara devam edebileceğini kaydeden Lüders, başkanlığa seçilen Barack Obama’nın izleyeceği Irak politikasından beklentileri de şu sözlerle dile getirdi:

“Barack Obama, Irak’ta yaşanan trajediye son vermek için çaba gösterecek, ama özellikle Iraklıların bu sözde zaferi kutlamaları için nedenleri olduğuna dair bir his vermemeye çalışacak. Benim tahminlerime göre, Barack Obama, şu anda Irak’ta konuşlandırılmış askerlerin bir bölümünü, ki burada 20 bin ila 30 bin asker söz konusu, Afganistan’a gönderecek. Ancak şu temel soru değişmeyecek: Amerikalılar, Irak’ta hangi stratejiyi izleyerek kalmaya devam edecek? Bu sorunun yanıtını şu anda kimse bilmiyor. Gerçekte hedeflenen, Amerika Birleşik Devletleri’nin bir dünya gücü olarak itibarını kaybetmeden ve ülkeyi derin bir istikrarsızlığa sürüklemeden geri çekilmeyi sağlamak.”





Önerdiğimiz linkler