1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

İnternet sansürü yayılıyor

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü 12 ülkeyi 'internet düşmanı' ilan ederken, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 14 ülke izlemeye alındı.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü, Dünya İnternet Sansürüyle Mücadele Günü vesilesiyle yayınladığı raporda 12 ülkeyi ‘internet düşmanı' ilan etti. Örgüte göre internetin yoğun takibat altında bulunduğu ve sansüre tabi tutulduğu ülkeler Çin, Myanmar, Küba, İran, Kuzey Kore, Suudi Arabistan, Suriye, Türkmenistan, Özbekistan ve Vietnam. Durumun büyük ölçüde kötüleştiği Bahreyn ve Beyaz Rusya da bu yıl listeye eklendi. Raporda, bu ülkelerde internet içeriklerinin çok sıkı bir şekilde filtrelendiğine, eleştirel blogcu ve internet gazetecilerinin sıkı takibata alınıp baskı altında tutulduğuna dikkat çekiliyor.


Başta Çin, İran ve Vietnam olmak üzere yaklaşık 120 blogcu ve internet aktivistinin tutuklu bulunduğu da belirtiliyor. Rapora göre durum özellikle Çin ve İran'da belirgin ölçüde kötüleşti. Çin yönetiminin özel internet sunucusu şirketlere sansüre yardımcı olmaları için yoğun baskı uyguladığı belirtiliyor.

Çin'den sansüre muazzam yatırım

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü yönetim kurulu üyesi Matthias Spielkamp, Çin'in takibat için muazzam para ve teknoloji yatırımı yaptığına dikkat çekiyor:

“Çinliler belirli internet sitelerine erişimi engelleyebiliyor, arama motorlarında belirli kelimelere göre çıkacak sonuçlara müdahale edebiliyor. Ayrıca internetin hızıyla oynayıp, yavaşlatabiliyor ve tümden kesebiliyorlar. Ve bunu lokal bazda yapabiliyorlar.”

Spielkamp, artık Mısır'da geçtiğimiz yıl yaşandığı gibi tüm ülkedeki internet bağlantısını kesmeye gerek kalmadığını, Çin'de örneğin bir bölgede protestolar patlak verdiğinde yerel internetin fotoğraf ya da video yükleyemeyecek kadar yavaşlatıldığını vurguluyor.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün raporunda, İran'da da şu an yirmi aktivistin hapiste bulunduğu, Tahran yönetiminin ayrıca muhalefeti bastırmak için yoğun internet sansürü uygulayan Suriye rejimine de internetin kontrolünde destek olduğu kaydediliyor.

Devrimler ve internet

Raporda, Arap dünyasında geçtiğimiz yıla damgasını vuran halk ayaklanmalarına atıfta bulunularak, otoriter rejimlere karşı mücadelede internetin artan önemine dikkat çekiliyor. Muhalif blogcuların sosyal paylaşım platformları aracılığıyla kitleleri harekete geçirdiği, geleneksel medyanın sansüre tabi tutulduğu ve yabancı gazetecilerin ülkeye sokulmadığı ülkelerde vatandaşların bu görevi üstlenerek boşluğu doldurduğu da kaydediliyor. Raporda, bu nedenle pek çok hükümetin internet içerikleri ve eleştirel internet aktivistleri üzerindeki baskıyı artırdığı belirtiliyor.

Sansüre teknoloji dopingi

İnternet özgürlüğüne karşı ittifakta baskıcı rejimlere teknoloji desteği de önemli bir sorun. Matthias Spielkamp örneğin Beyaz Rusya ve Özbekistan'ın diğer ülkelerden ithal ettikleri yeni teknolojilerle sansürü önemli ölçüde artırdığını vurguluyor. Spielkamp teknolojinin sadece Çin'den gelmediğine de dikkat çekiyor:

“Batılı ülkeler de var. Amerikan, Fransız ya da Alman firmaları da buna katkıda bulunuyor. Örneğin Alman Siemens şirketinin İran'a kısa mesaj gözetim teknoloji ihracı şiddetli eleştirilere yol açmıştı.”

Türkiye gözlem altında

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 14 ülkeyi ise izlemeye aldı. Bu listede Türkiye'nin yanında Avustralya, Mısır, Eritre, Fransa, Hindistan, Kazakistan, Malezya, Rusya, Güney Kore, Sri Lanka, Tayland, Tunus ve Birleşik Arap Emirlikleri yer alıyor. Hindistan ve Kazakistan, listeye bu yıl eklendi. Gözlem altındaki ülkeler listesinden çıkarılan iki ülke ise Venezüella ve Libya.

Ancak Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü, listede adı geçmeyen ülkelerde de durumun toz pembe olmadığına dikkat çekiyor. Özellikle Azerbaycan, Fas, Pakistan ve Tacikistan'da durumun dikkatle takip edildiği belirtiliyor. Batılı ülkeler de gözlemden muaf değil. Buralarda da filtre uygulamaları sözkonusu. Raporda Batılı ülkeler, internet güvenliğine internet özgürlüğünden daha fazla önem vermekle eleştiriliyor.

© Deutsche Welle Türkçe

DW,dpa/ BK,BW

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız