1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

İltica başvurusunda bulunanların sayısı arttı

Almanya’ya iltica başvurusunda bulunanların sayısı 2011 yılında artarak, son sekiz yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Fakat bu yükselişte Arap Baharı’nın etkisinin beklendiği kadar yüksek olmadığı görülüyor.

Federal Göç ve Mülteciler Dairesi'nin verilerine göre, Almanya'ya 2011 yılında 45 bin 741 kişi iltica başvurusunda bulundu. Kurumdan Rochsana Soraya rakamlara ilişkin olarak, "Artış eğilimini Afganistan, İran, Suriye ve Pakistan'dan iltica etmek isteyenlerin sayısında görüyoruz" dedi. Soraya, listenin ilk iki sırasını Suriye ile Pakistan'ın aldığına dikkat çekti.

Pro Asyl adlı mülteci örgütünden Bernd Mesoviç, bu sonuçların bir sürpriz olmadığını belirterek, "Orta ve Yakın Doğu ülkelerinde kriz içindeler, ancak bu krizlerin uzun dönemli olması bekleniyor. Dolayısıyla listede geçen yıla göre mülteci sayısında büyük bir artış kaydedilen Suriye var. Gündemi takip eden herkes, bunun nedenlerini bilir" dedi.

Beginn arabischer frühling 2011 Tunesien Tunis Demonstration Ausschreitungen Tränengas

İltica başvurusunda, Arap Baharı’nın etkisi beklendiği kadar yüksek olmadı

Geçen yıl Tunus, Mısır, Libya gibi Arap ülkelerinde halk ayaklanmalarının baş göstermesiyle birlikte bu ülkelerden Avrupa ülkelerine ciddi bir mülteci akışı olması tahmin ediliyordu. Ancak beklenen gelişme olmadı. Federal Göç ve Mülteciler Dairesi yetkilisi Rochsana Soraya, "Rejim değişikliğine umut bağlamış olan insanlar ilk etapta beklemeyi ve bir şeylerin kalıcı olarak değişip değişmeyeceğini görmeyi tercih ediyor" şeklinde konuştu. Yetkili, uzun dönemli bir öngörüde bulunmanın mümkün olmayacağını belirtti.

Kalma hakkı verilenlerin sayısında gerileme

Öte yandan mülteci örgütü Pro Asyl, iltica başvurularında bir artış olmasına rağmen, Almanya'da kalma hakkı verilen mültecilerin sayısında bir azalma olduğuna dikkat çekiyor. Bernd Mesoviç, "Bu çok anlaşılmaz bir durum, zira insanlar hâlihazırda savaş, kriz bölgesi olan yerlerden, siyasî kovuşturma sebebiyle geliyor. Tıpkı iki üç yıl önce olduğu gibi, aynı ülkelerden" ifadelerini kullandı.

© Deutsche Welle Türkçe

DW, BÖ/BS

Önerdiğimiz linkler