1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

İletişim kara deliğinin perde arkası

Ortaya çıkan son belgeler Batılı birçok internet sağlayıcısının Arap Baharı sırasında protestocuların iletişimini kesebilmek için Mübarek rejimine önemli ölçüde destek verdiğini ortaya koyuyor.

28 Ocak 2011 tarihinde Mübarek rejimi tabiri caizse neredeyse tüm ülkenin fişini çekti. Gece yarısından az önce Mısır adeta tümüyle internet üzerinden silindi. Öğle saatlerinden az önce bazı bölgelerde kesilen telefon hatlarını, daha sonra da hemen hemen tüm önemli yerleşim yerlerinde susan cep telefonu bağlantıları izledi. Cep telefonları bir gün süreyle sessiz kalırken, internet bağlantısının geri gelmesi 6 gün aldı.

Can çekişen rejimin muhalifleri durdurmak için son çırpınışlarının faturası herkese kesildi. Vatandaş hakları savunucusu Rami Rauf bu durumun masum birçok kişiyi de etkilediğini belirtiyor. Rauf „Protestolarda yer almayan kişiler de etkilendi. Örneğin evinde kalp krizi geçiren bir adam, telefonla ne karısına, ne kız kardeşine, ne de ambulansa ulaşamadığı için tek başına can verdi. Ailesi daha sonra onu evde ölü buldu" diyor.

"Yaşananlarda büyük payları var"

Rami Rauf Mısır'da yaşanan iletişim kara deliği sırasında olup biteni detaylı olarak belgelemiş. Rauf bir bölümü Fransız Telekomu'nun yan şirketi Orange'a ait olan Mobinil ve Vodafone'un da aralarında bulunduğu özel telekomünikasyon şirketlerinin yaşananlarda büyük payı olduğunu savunuyor. Söz konusu firmalar devrimin ardından Mısır yasalarının kendilerine başka seçenek bırakmadığı açıklamasını yapmıştı. Firmaların savunmasına göre, 23 Ocak'ta kendilerine katı önlemlere başvurulacağı bildirildi ve 28 Ocak'ta ise tüm hatların kesilmesi emri geldi.

Bu açıklamadan, firmaların yaşananların şaşkınlığıyla ve istemeden hükümetin emirlerini yerine getirmek zorunda kaldığı sonucu çıkabilir. Ancak Rami Rauf buna katılmıyor. Ona göre devlet güvenlik kurumları ve Komünikasyon Bakanlığı dört yıldır ihtiyaç halinde iletişimi kesebilmek için yöntemler geliştirmek üzere internet ve cep telefonu sağlayıcılarıyla gizli görüşmeler yapıyordu. Rauf bununla ilgili ellerinde kanıtların da bulunduğunu kaydediyor.

Blackberry

Cep telefonları bir gün süreyle sessiz kalırken, internet bağlantısının geri gelmesi 6 gün almıştı

Hükümetle masaya oturmuşlar

Örneğin Rauf'un elindeki "çok gizli" damgalı 2010 Ekimine ait bir belgede belli başlı internet sayfalarının engellenmesi ve kullanıcı bilgilerinin istihbarat kurumlarına ulaştırılmasıyla ilgili devam eden görüşmeler yer alıyor. Hedef internetin yavaşlatılması, çoklu kısa mesaj gönderiminin engellenmesi, ihtiyaç halinde internetin yavaşlatılması ile mobil ve normal telefon hatlarının kesilmesi...  Belgede, firma temsilcilerinin, teknik uygulamanın nasıl olabileceğini düşünmek için süre istedikleri belirtiliyor, herhangi bir direnişten ise bahsedilmiyor.

Rauf, hangi firmanın ne öneriyle geldiğini bilmediklerini, ancak hepsinin hükümetle masaya oturup seçenekleri gözden geçirdiğinin açık olduğunu belirtiyor.

Gerçekten de devletten lisans alabilmek için şirketlerin, resmî makamların talimatlarına uymayı kabul etmesi gerekiyordu. Ancak buna direnenler de oldu. İnternet sağlayıcısı Noor firması dört gün boyunca hükümete karşı koyarak Mısır'ın tamamen dış dünyayla bağlantısının kesilmesine engel oldu. Rauf "Yasa, insan haklarına aykırı şeyler yapıldığında size "hayır" deme hakkı tanıyor. Mısır'da bir firma yapılanlara itiraz etti. İnternet sağlayıcısı Noor 28 Ocak'ta birçok kez interneti kesme direktifi almasına rağmen, talimatları günlerce kulak ardı etti. Ta ki gizli servis merkezi basıp, internet bağlantısını zorla kesene kadar" açıklamasını yapıyor.

©Deutsche Welle Türkçe

Jürgen Stryjak / Çeviri: Banu Wöltje

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN