1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

İklim uzmanlarından ısınma uyarısı

Danimarka’nın başkenti Kopenhag’daki Dünya İklim Zirvesi’nde 2050 yılına kadar küresel ısınmanın iki santigrat dereceyle sınırlandırılması hedefleniyor. Peki bu hedefe ulaşılabilecek mi? DW’den Helle Jeppesen’in haberi.

default

İklim değişiminden en çok yoksul ülkeler etkilenecek

Kanada’nın Toronto kentindeki York Üniversitesi UNESCO Kürsüsü Başkanı Charles Hopkins, “2050 yılı beni endişelendiriyor. Gelecek nesile miras bırakacağımız tüm sorunlar için ölçüt aldığımız bir yıl. 2050 yılında hava temizlenecek, sera gazları kalmayacak, yeni ağaçlar dikilip büyümüş olacak, denizlerde yeniden balıklar yüzecek. Ancak içimden, derinden bir ses, bunların hiçbirinin olmayacağını söylüyor” diyor.

Hopkins, sürdürülebilir kalkınma ile ilgili eğitim konseptleri geliştiriyor. Hopkins gibi diğer iklim araştırmacıları da bu yüzyıl içinde bir iklim felaketi yaşanmasının önüne geçebilmek için 2050’ye kadar insanlığın ürettiği sera gazlarının sıfıra indirilmesi gerektiği konusunda hemfikir.

Ancak bilim insanlarının talepleriyle hükümetlerin sunduğu çözümler arasında dağlar kadar fark var. Bu konu, Kopenhag’daki iklim zirvesinde en tartışmalı konular arasında yer alacak.

Uzun vadeli kararlar alınmalı

Alman hükümetine danışmanlık yapan Bilim Kurulu Üyesi ve Alman Kalkınma Politikaları Enstitüsü Başkanı Dirk Messner, Kopenhag’da köklü ve uzun vadeli kararların alınması gerektiğine dikkat çekiyor ve aksi takdirde 40 yıl içinde büyük sorunlarla karşı karşıya kalınacağı uyarısında bulunuyor.

Messner, “Bunun sonucu iklim değişikliği tehlikeli boyutlar alacak, küresel ısınma dört dereceye kadar ulaşacak. Bu, küresel güvenlik risklerini de devasa boyutlara çekecek. Ziraat olsun, beslenme, ve göç olsun, iklim değişikliğinin ekonomiye de güçlü etkileri olacak. Giderek daha güvenliksiz bir dünyaya doğru yol alacağız. Konuyla ilgilenen tüm uzmanların da söylediği gibi, bu sorunlarla başa çıkmanın masrafı, şu an iklim değişikliğiyle mücadelede harcayacağımız miktarın çok daha üstünde olacak” diyor.

Dirk Messner, iklim değişikliğinin hâlâ kontrol altına alınabileceğini, ancak kollar hemen sıvanmazsa bu fırsatın kaçırılmasının etkilerinin binlerce yıl hissedileceğini belirtiyor.

Dünya yaşanamaz hale gelebilir

İklim müzakerelerinde AB heyetine başkanlık eden Artur Runge-Metzger de bu etkiler konusunda uyarıyor ve ulaşılacak sıcaklığın Dünya'yı ya da gezegenin pek çok bölgesini yaşanamaz hale getireceğine dikkat çekiyor. Runge-Metzger iyimserliği de elden bırakmıyor ve Kopenhag'dan ne sonuç çıkarsa çıksın, karbondioksit salınımını azaltma eğiliminin süreceğini belirtiyor.

BM İklim Sekreteryası Başkanı Yvo de Boer de 2050 yılına kadar karbondioksit atılımının sıfırlanacağı bir ekonomi yaratılmasının teknik olarak mümkün olduğuna dikkat çekiyor ve bu hedefe ulaşmak için izlenmesi gereken yolla ilgili şunları söylüyor:

 “Daha şimdiden ortaya çıkmaya başlayan teknolojilere bir bakmamız gerek. Taşıma alanında örneğin sıfır karbondioksit salınımı ya da çok az salınım hedefine ulaşabiliriz. Modern ziraat ile bugünkünden daha fazla gıda üretebiliriz. Yaşadığımız evlerdeki enerji verimliliğini artırabiliriz. Ve kendimize şunu da sormamız gerekiyor: Sekiz saat boyunca verimli bir şekilde çalışabilmek için gerçekten de her gün büroya gitmemiz gerekiyor mu? Toplumsal yaşamımızda değiştirebileceğimiz ve değişecek çok şey olduğunu düşünüyorum.”

Helle Jeppesen, Çeviri: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Hülya Köylü