IŞİD yalnız kalıyor | DÜNYA | DW | 01.07.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

IŞİD yalnız kalıyor

Terör örgütü IŞİD’in son dönemlere kadar müttefiki olan birçok örgüt farklı siyasi hedefler gözetiyor. Bu nedenle IŞİD'in gelecekte başka örgütlerle işbirliği yapma beklentilerinin tehlikeye düştüğüne işaret ediliyor.

Irak’ta hilafet devleti ilan edilmesiyle birlikte bunun ilk yansımaları da ortaya çıkıyor. IŞİD ilk kurbanlarını çivilerle çarmıha gererek, ele geçirdiği topraklarda iktidarını başlatmış oldu. Bundan böyle kadınların tamamen kapanması isteniyor, ayrıca lokanta sahiplerinin müşterilerine alkol ya da sigara sunması yasaklanıyor. Müzik çalmaları ya da Brezilya’daki Futbol Şampiyonası’nı televizyondan göstermelerine de izin yok. Bunlara uyulmadığı takdirde kişilere ağır fiziksel cezaların gündeme geleceği belirtiliyor. Siyasî gözlemcilere göre, IŞİD’in kontrolü altındaki topraklarda halk, Şeriat’ın en katı uygulanış biçimi altında yaşamaya alışmak zorunda kalacak. IŞİD sözcüsü Şeyh Ebu Muhammed el Adnani, hilafet devletinin Suriye’nin kuzeyindeki Halep’ten Irak’ın doğusundaki bölgelere kadar uzandığını ileri sürerek, örgütün adının da bundan böyle “İslam Devleti” olacağını açıkladı.

Hamburg merkezli GIGA Enstitüsü'nden siyasal bilimci Stephan Rosiny, hilafet devletinin gerçekten de bölgedeki birçok Müslüman için yoğun bir çekim merkezi oluşturduğu söylüyor. Rosiny, her şeyin çözümünün İslam’da olduğunu öne süren aşırı İslamcı IŞİD’in birçoklarına ilginç geldiğini belirtiyor. Tarihçiler, 1916 yılında Osmanlı Devleti’nin paylaşılması amacıyla İngiltere ile Fransa’nın üzerinde gizlice anlaştığı Sykes-Picot Anlaşması uyarınca söz konusu bölgede keyfî olarak sınırların çekildiğini, Arapların ve Müslümanların farklı devletlere bölünerek yaşamaya başladıklarını belirtiyor.

Alman siyaset bilimci Stephan Rosiny bu konuda şunları söylüyor: “Sykes-Picot Anlaşması ile oluşturulan sınırlar, şimdi hilafet devleti tarafından kaldırılıyor. Bu siyasi vaadi 20. yüzyılda önce Arap milliyetçileri, daha sonra da ılımlı İslamcılar vermişlerdi. Ama her iki grup da sözünü tutamadı. İşte şimdi sahneye çıkan radikal cihadçılar bu sözü yerine getirmek için harekete geçmiş bulunuyorlar.”

'IŞİD zorluklarla karşılaşacak'

Ancak bu hedefe ulaşmada IŞİD’in zorluklarla karşılaşacağına dikkat çekiliyor. Alman uzman Rosiny, IŞİD’in hilafet devletini büyük topraklar üzerinde yaymaya gücü yetmeyeceğini söylüyor ve şunları ekliyor: “IŞİD’in müttefikleri arasında Irak’lı bazı aşiretler ve eski iktidar partisi Baas’ın bazı üyeleri, yani devrik başkan Saddam Hüseyin’in yandaşları vardı. Ama şimdi ilan ettiği hilafet devletinn temelini sağlamlaştırması gerekiyor. Ancak bunun gerçekleştirilmesi çok zor, çünkü IŞİD’in İslam anlayışı, ele geçirdiği topraklar üzerinde yaşayan birçok Sünni gruptan çok farklı.”

Bu yüzden IŞİD ile daha önceleri ittifak içinde bulunan birçok grup, IŞİD’in hilafet devleti girişimine olumlu bakmıyor. Hatta radikal cihadçı bazı gruplar, örneğin Ensar el Sunna örgütü, Irak’ın şu anki sınırlarının kaldırılmasının kendilerine bir şey getirmeyeceği gerekçesiyle hilafet devletine evet diyor ama Irak'ın sınırlarına dokunulmaması gerektiğini belirtiyor. Diğer gruplar, örneğin “İslam Ordusu” adlı örgüt, Irak sınırları içinde yaşayan Sünni halkın dinî ve kültürel kimliğinin korunmasından yana tavır alıyor. Baas Partisi’nin eski üyelerinin de zaten IŞİD ile ittifaka sadece yeniden iktidara gelme rüyası nedeniyle girdikleri, milliyetçi görüşteki Iraklıların çoğunun hilafet devleti gibi kavramlara sıcak bakmadıkları da belirtiliyor. Asgari ortak hedefin Maliki hükümetine muhalefet etmek olduğunu belirten siyasi gözlemciler, IŞİD’in işbirliği içinde olacağı başka grupları bulmasının çok zor olacağına dikkat çekiyorlar. Ancak kendi güçleriyle tek başlarına planlarını hayata geçirmeye çalışacaklarını kaydediyorlar.

© Deutsche Welle Türkçe

Kersten Knipp

Önerdiğimiz linkler