1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Hrant için sessiz çığlık

Hrant Dink’in öldürülmesinin 5’inci yılında Taksim Meydanı'nda başlayan sessiz yürüyüşe on binlerce kişi katıldı.

Taksim Meydanı'nda toplanan ve yürüyüşe geçen grup Türkçe ve Ermenice olarak “Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeniyiz” pankart ve dövizleri taşıdı.

Yürüyüşte, en önde Hrant Dink'in eşi Rakel Dink ve çocukları yer aldı. BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Şafak Pavey, sanatçılar, yazarlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve Batman'da askerlik yaparken arkadaşının tüfeğinden çıkan kurşunla şehit olan Ermeni asıllı asker Sevag Şahin Balıkçı'nın ailesi de yürüyüşe katıldı.

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Hrant Dink'in öldürüldüğü yere Ermenice ve Türkçe "Hrant Dink burada öldürüldü. 19 Ocak 2007 saat 15.05" yazılı bir kaldırım taşı döşetti. Sabah erken saatlerden itibaren Dink'in katledildiği noktada toplanmaya başlayan yurttaşlar, burayı mumlarla çevirerek, karanfiller bıraktı. Gazete binasının camlarına da üzerinde Dink'in fotoğrafını bulunduğu "5 yıl değil 95 yıl da geçse bu dava böyle bitmez" yazılı pankart asıldı.

Mahkeme kararına tepki

On binlerce kişinin katıldığı yürüyüş çağrısı "Hrant’ın Arkadaşları" tarafından 17 Nisan'da çıkan mahkeme kararının ardından yapılmıştı. Çağrı metni şöyleydi:

“Hrant Dink’i yok ettikleri günden bu yana tam beş yıl geçti. Beş yıl önce onu yüz binler İstanbul caddelerinde akarak, milyonlar ağlayarak uğurladı. Beşinci yılında o büyük dayanışmayı, o sessiz çığlığı, o çok büyük anlam taşıyan demokratik çıkışı tekrarlamak dileği ve umudundayız. Beş yıl boyunca cinayetin yargılanma sürecini hepimiz içimiz burkularak, öfkelenerek, isyan ederek izledik. Karşımıza üç beş tetikçi çıkardılar ve bununla yetinmemizi istediler.

O yüzden 19 Ocak 2012 Perşembe günü Hrant Dink’i olabildiğince büyük bir kitlenin katılımıyla anmak daha da bir anlam ve önem kazanıyor. Ama bunu olabildiğince geniş kesimlere duyurmakta ve katılımlarını özendirmekte sizin yardımınıza, desteğinize şiddetle ihtiyacımız var. Katkılarınız olmadan bunu başaramayız.

Taksim Meydanı'nın Elmadağ’a olan yönünde toplanacağız ve Agos’un önüne yürüyeceğiz. Slogan yok. Örgütsel flama, bayrak yok. Bu sessiz bir çığlık.”

'Şahsen Tatmin Olmadım'

Kararın ardından Vatan Gazetesi'ne konuşan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti Başkanı Rüstem Eryılmaz olayın arka planının aydınlatılamadığını belirtti ve şu açıklamayı yaptı:

"Bu cinayet Yasin Hayal’in kafasından çıkmış bir fikir değil. Azmettiren birilerinin olması gerekir. Şahsi fikrim bu. Ama bu durumun hukukî olarak varlığını kabul edebilmek için deliller olması gerekir. Belli isimler ortaya atıldı ama bu kişilerin cezalandırılmasına yetecek deliller yok. Beklenti fazla olduğu için bu karar kimseyi tatmin etmedi. 'Kişisel olarak siz tatmin oldunuz mu?' diye sorarsanız, azmettiren birileri olması gerektiği için evet olmadım. Ama dosyadaki delillere göre en iyi karar bu. Olayın vahametinden dolayı herhangi bir indirimde bulunmadık, en üst seviyeden cezaları verdik."

Delil durumuna göre bir örgütün mevcut olmadığı kararının verildiğini belirten Eryılmaz "Ama örgüt yoktur da diyemeyiz" dedi.

Arınç'tan Eryılmaz'a eleştiri

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise, Hrant Dink cinayetiyle ilgili karar sonrasında mahkeme başkanının karardan kendisinin de memnun olmadığına yönelik açıklamalarını eleştirdi. Arınç ''Mahkeme başkanının bu şekilde ifadesinin olduğuna inanmak çok güç. Türkiye'de ve dünyada hâkimler, mahkemeler kararlarıyla konuşurlar. Yazdıkları kararın verdikleri kararın gerekçelerinin arkasında dururlar.'Ben böyle bir karar verdim ama benim de içim rahat değil' sözü doğrusu bir mahkeme başkanı tarafından kullanılacak bir söz değildir'' diye konuştu.

Hrant Dink cinayeti davası önceki gün sonuçlanmıştı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi sanıklardan Yasin Hayal cinayete azmettirmekten ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırırken, Erhan Tuncel hakkında tahliye kararı verilmişti. Çocuk mahkemesinde yargılanan Ogün Samast ise geçen Temmuz ayında 22 yıl 10 ay hapse mahkum edilmişti.

© Deutsche Welle Türkçe

DW/AA/NTV, BW/EC

Önerdiğimiz linkler