1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Hollandalılar neden "hayır" dedi?

AB Anayasası’nın Fransa ve Hollanda’da düzenlenen referandumlarda reddedilmesinin yankıları sürüyor. Ancak AB Anayasası’nı onaylama sürece şimdilik devam ediyor. Altı parlamento oylaması ve yedi referandum daha var sırada. Petra Kohnen ise Hollandalılar’ın Anayasa’ya neden “hayır“ dediğini değerlendirdi:

“Hollandalılar Avrupa Anayasası’na mı karşı çıktılar, yoksa Avrupa Birliği fikrinden mi hoşlanmıyorlar? Referandum öncesi Hollanda’da olup bitenleri az biraz takip etmiş olanlar, Hollandalılar’ın Avrupa Anayasa’nın içeriğinden bihaber olduklarının farkındalar. Tıpkı Fransızlar’ın olduğu gibi.

Bunun çok basit bir nedeni var: Anayasa metnini anlamak, ortalama vatandaş için neredeyse imkansız. Bu nedenle de 450 milyon Avrupa vatandaşı, AB Anayasası’nın ortak bir yaşam alanı yaratmak için ne kadar iyi bir platform oluşturduğunu bilmiyor.

Söz konusu Anayasa, giderek daha çok iç içe geçen Avrupa’da barış, adalet, refah ve sosyal güvenlik için iyi bir zemin ve Avrupa tarihinde de bir ilk teşkil ediyor. Peki, Fransızlar ve geleneksel olarak da son derece açık fikirli bir toplum olan Hollandalılar neden böyle bir düzenlemeye karşı çıktı?

Hollandalılar, işsizlikten, sosyal gerilemeden ve göçmen istilasından korktukları için “hayır“ dedi. Ve hayat pahalılığını beraberinde getiren Euro’nun tedavüle sokulmasının da ret oylarında etkisi oldu.

Avrupa genelinde ciddi bir bilgi eksikliği söz konusu. Avrupa yanlısı politikacılar seçmenlerini ikna etmeyi bugüne kadar başaramadı. Ama artık kolları sıvayıp sosyal barış, istihdam imkanı için mücadele etmenin, Avrupalıların beyinlerine kazınmış yabancı korkusunu silmenin ve Avrupalıları bilgilendirmenin vakti geldi de geçiyor bile.

AB Anayasası’na karşı çıkmaları, Hollandalılar’ın ve Fransızlar’ın Avrupa Birliği’ne karşı oldukları anlamına gelmese de, Avrupa karşıtlarının elini güçlendirdiği kesin. Uzak bir gelecekte olası görünen, Türkiye’nin üyeliğinin bile Birliğin sınırlarını zorlayacağı, hatta Bulgaristan ve Romanya’nın üyeliklerinin ertelenmesi fikri dahi, daha çok kişi tarafından dillendirilmeye başlandı.

Avrupa Birliği’ne yeni giren ülkelerde, üyeliğin olumlu etkilerini gözlemlemek pekala mümkün. Örneğin Slovakya, Macaristan ve Polonya gibi ülkelerde, AB desteğiyle gerçekleştirilen inşaat, eğitim ve tarım projelerinde, broşür, plaket ve ilanlarla Avrupa Birliği’nin katıkısına dikkat çekiliyor. Kim bilir, belki benzer uygulamalar olsaydı Fransızlar ve Hollandalılar da Birliğin olumlu etkilerini görebilirlerdi…"

  • Tarih 03.06.2005
  • Hazırlayan Petra Kohnen / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZwH
  • Tarih 03.06.2005
  • Hazırlayan Petra Kohnen / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZwH