1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Hollanda'da sorunlar sümenaltı edildi

Hollanda onyıllar boyunca yabancılar politikasında örnek bir ülke oldu. Ama rejisör Theo van Gogh’un öldürülmesinden sonra Hollanda’nın çehresi değişti. DW’den Klaus Dahmann yorumunda, Hollanda’nın göçten kaynaklanan sorunları çözmediği, sadece sümenaltı ettiği görüşünü savunuyor:

"Bu küçük kıvılcım bir anda bütün Hollanda’yı ateş verebilir mi? Rejisör van Gogh’un bir Faslı tarafından hunharca öldürülmesini izleyen hadiseler hafife alınmamalı. Müslümanlar‘ın ibadet yerlerine ve okullarına yapılan saldırılar, ardından Hristiyan kiliselerini hedef alan misilleme girişimleri ve son olarak ta radikal İslamcı bir örgütün bütün Hollanda’da terör havası estirme tehditleri. Tek bir failin insanlık dışı eylemi inisiyatifin radikal unsurlara kaptırılmasına yetmişe benziyor.

Sorumlu politikacılar ise şaşkınlık ve çaresizlik içindeler. Entegrasyon cenneti Hollanda rüyasının tam orta yerinde uyandırılmış gibiler. Bazıları, örnek gösterilen çokkültürlü toplum hayalinin tabularını artık yıkmak gerektiğini düşünüyorlar. "Halk grupları arasında nefret ve korkunun kol gezdiğini" söyleyen Amsterdam Belediye Başkanı Job Cohen gibi. Dürüstçe söylenmiş olsa da bu sözler radikal çevrelerin, tek çözümü şiddet aramakta haklı oldukları düşüncesine kapılmalarına yarayacaktır.

Sorunların üzerine yıllarca perde çekildiği, hoşgörünün dilini tutmakla karıştırıldığı bir gerçektir. Göçmenlere dil öğretmek, Hollanda pasaportu vermek ve ellerine biraz para sıkıştırmak, ama aynı zamanda sosyal entegrasyonu ihmal etmek olmaz. Yabancı gettoları polisin denetiminden çıkmış, okulu bırakıp işsiz dolaşan Faslı ve Türk gençler toplumun dışına itilmiştir. Görmezlikten gelmekle bu sorunlar çözülemez.

Hele 11 Eylül’den sonra hava çok değişmiştir. Batılı ülkelerdeki Müslümanlar‘a terörist adayı gözüyle bakılıyorsa bu korkunun üzerine gitmek gerekir. Yabancı göçmen sayısının sınırlanmasını istemek sadece, Müslüman ibadethanelerine molotof kokteyli atanları haklı çıkarır. Hollanda’da olan ve beklenen olaylar bu ülkeyle sınırlı kalmaz. Yanlış sonuçlar çıkarılmamalıdır.

Hollanda’da yabancı oranının yüksek olduğu yanlış bir saptama değildir. Asıl yanlış, entegrasyon sorunlarının görmezden gelinmiş olmasıdır. Etkili entegrasyon programları uygulamakta Almanya da geç ve yetersiz kalmıştır. Örnek gösterilen Hollanda’da entegrasyon hayallerinin yıkılmaya başlaması, yeni fikirler geliştirmek ve daha da önemlisi bu fikirleri uygulamak için fırsat sayılmalıdır."

  • Tarih 10.11.2004
  • Hazırlayan Klaus Dahmann / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aa08
  • Tarih 10.11.2004
  • Hazırlayan Klaus Dahmann / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aa08