1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Hindistan-Pakistan yakınlaşması

Mumbai saldırılarından sonra iyice gerilen iki ülke ilişkilerinde temkinli bir yakınlaşma gözleniyor.

Hindistan Başbakanı Singh, Pakistanlı mevkidaşı Gilani ile buluştu

Hindistan Başbakanı Singh, Pakistanlı mevkidaşı Gilani ile buluştu

2008 yılının Kasım ayında Mumbai’de 160'tan fazla kişinin hayatını kaybettiği terör saldırılarından sonra Hindistan ve Pakistan arasındaki gerginlik iyice artmıştı. Hindistan, saldırıların arkasında Pakistanlı Laşkar-i Taibe terör örgütünün olduğunu iddia etmiş ve İslamabad yönetimini, terör ile yeterince mücadele etmemekle suçlamıştı. Ancak Hindistan Başbakanı Manmohan Singh ve Pakistanlı mevkidaşı Yusuf Rıza Gilani, Mısır'ın Şarm el Şeyh kentindeki Bağlantısızlar Grubu liderler zirvesinde bir araya gelerek, buzların erimesi yönünde bir adım daha attılar. İki lider, ortak bir açıklama yaparak “ilerlemek için tek yolun diyalog” olduğunu vurguladılar.

Vize almak iki tarafta da çok zor

İki ülke arasında, yürüyerek geçilebilen tek sınır kapısı ise her akşam bir gövde gösterisine sahne olmaya devam ediyor. İki tarafta da, diğer ülkeye olan sınır kapısını kapatan askerlere, binlerce kişi tezahüratta bulunuyor. Gündüz saatlerinde ise, sınır kapısında in cin top oynuyor. Diğer tarafa geçme izni olanların sayısı pek fazla değil. Pakistanlı dış politika uzmanı Raşit Han, iki ülkenin de vize konusunda çok sıkı bir çizgi izlemesinin genel bir şikayet sebebi olduğunu söylüyor. Vize uygulamasının yumuşatılması yönünde sürekli talepler olduğunu belirten Han, ancak şu anda vize almanın daha da zorlaştığını, bunun da, Hindistan-Pakistan ilişkilerinde çok hayalkırıcı bir nokta olduğunu kaydediyor.

Hindistan'ın Pakistan'a yönelik suçlamaları devam ediyor

Vize konusundaki sıkı tutuma güvenlikle ilgili sakıncalar gerekçe gösteriliyor. Pakistan topraklarında planlanan Mumbai’deki saldırılar Hindistan’ı sarstı ve barış sürecini dondurdu. Hindistan’ın eskiden de dile getirdiği, Pakistan’ın terör grupları ile yeterince mücadele etmediği yönündeki iddia, şimdi tekrar iki ülke ilişkilerinde sık sık duyuluyor. Pakistan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Alman Birinci Televizyonuna verdiği demeçte, bu iddianın gerçeği yansıtmadığını kaydediyordu:

"Bu gerçekten çok şaşırtıcı ve tuhaf bir iddia. Tüm ülkemiz, terörle mücadele içinde. Svat Vadisi’nde veya aşiretlerin bölgelerindeki tüm çalışmalarımız, törer ve radikal güçlere karşı sürdürdüğümüz ulusal mücadelenin bir parçası.“

„Terörden en çok biz eziliyoruz“ – Bu da Pakistan'ın sürekli dile getirdiği argüman. Hindistan'daki günlük gazetelerin manşetleri ise, Mumbai saldırılarının baş zanlılarından birinin Pakistan'da elini kolunu sallaya sallaya dolaştığını duyuruyor. Pakistan Gizli Haberalma Örgütü'nün Keşmir'deki silahlı ayaklanmayı desteklediği ve kısa bir süre öncesine kadar Taliban'ı baş düşman Hindistan'a karşı dost, hatta olası bir müttefik olarak gördüğü, bilinen gerçekler. Ancak dış politika uzmanı Raşit Han, yeni bir tabloya dikkat çekiyor:

"Ancak şimdi durum değişti. Hindistan, Pakistan’ı ikili bir strateji izlemekle suçlayamaz. Ordu ve gizli istihbarat örgütünün, seçimle işbaşına gelen hükümet ile aynı çizgide politikalar izlediği yönünde gayet açık sinyaller var. Ordunun kendi kafasına göre hareket ettiği ve teröristleri desteklediği söylenemez.“

Tablo değişiyor

Pakistan ordusunun, terörle mücadeleyi bu sefer daha ciddiye aldığı yönünde gerçekten inkar edilemeyecek sinyaller var. İki ülke, temkinli bir şekilde yakınlaşmaya başlıyor. Siyasi gözlemciler, Pakistan'da demokratik seçimlerle işbaşına gelmiş bir hükümetin bulunmasının ve Hindistan'da da ılımlı Kongre Partisi'nin seçimlerde önemli bir başarı kazanmış olmasının iki ülke arasındaki yakınlaşma için uygun zemini hazırladığı değerlendirmesini yapıyor.



Kai Küstner / Çeviren: Aydın Üstünel


Editör: Ahmet Günaltay

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN