1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Hindistan 60 yaşında

1 milyar 300 milyon nüfusuyla dünyanın en büyük demokrasisi olarak nitelendirilen Hindistan Cumhuriyeti bugün altmış yaşına giriyor. 60 yıllık başarı öyküsünde birçok sorun da var.

default

Gökdelenler, Gucci, Prada ve Dior kreasyonlarını alabileceğiniz alışveriş merkezleri, son model Mercedes, BMW ve Audi marka arabalar… İlk bakışta, artık bu ülkenin 1947 yılında İngiltere’den bağımsızlığını kazanan ve Ocak 1950 yılında Anayasa’nın yürürlüğe girmesiyle kurulan Hindistan ile alakası olmadığı düşünülebilir.

Son yıllarda erişilen yüzde 9’luk büyüme oranı ne yazık ki kırsal bölgelere yansımıyor. Nüfusun üçte ikisi verimli olmayan tarımsal üretimle karnını doyurmaya çalışıyor. Bilim ve Politika Vakfı’nın Hindistan uzmanı Christian Wagner, yoksullarla zenginler arasındaki uçurumun Hindistan hükümetinin aşması gereken en büyük zorluk olduğuna dikkat çekiyor. Wagner, "Gayet tabi ki Hindistan 60 yıl içersinde ekonomide çok önemli ilerleme kaydetti. Ancak halen nüfusun yüzde 40’ının bir dolardan az bir parayla geçindiğini göz önünde bulundurmalıyız. Bu demokrasilerde olması gerektiği gibi adil sosyal ve iktisadi paylaşımın olmadığını ortaya koyuyor” diye konuşuyor.

'Bireyler sisteme güvenmeli'

Sosyolog Yogendra Yadav ise sosyal sorunların çözümlenebileceğine dikkat çekerken bireylerin sisteme güveninin sürmesinin önemli olduğuna işaret ediyor. Yadav , "Cumhuriyet ile, Hindistan halkının söz hakkına sahip olduğu kastediliyorsa, bu yanlış. Bu hayalin gerçekleşmesi bir hayli sürebilir. Özellikle yoksulluk ve açlığın yaşandığı kırsal alanda halk kendisini hükümete yakın görmüyor. Ancak bugüne kadar Anayasa’ya saygı gösterildi, canlı bir demokrasi var ve halkın sisteme olan güveni az, çok sürüyor” diye konuşuyor.

Terörle mücadele

Her hükümet, yoksullukla mücadele, eğitim ve azınlık haklarının güçlendirilmesi konularında sözler verdi. Bazı alanlarda ilerleme de sağlandı. Ancak Hindistan aynı zamanda terörizmle de mücadele ediyor. Maoistler'in tehditlerinin yanı sıra Hindistan uluslararası terörizmle de mücadele ediyor. Güvenlik uzmanları, Hindistan’ın 2008 yılında Mumbai’de yapılan terör saldırılarına benzer saldırılarla karşılaşabileceğine dikkat çekiyor. Saldırının Pakistan topraklarında planlanmış olunması, üç kez savaşan iki ülke arasında yeniden gerilime yol açtı. Keşmir nedeniyle savaşan iki ülke arasında bu sorun da halen çözümlenebilmiş değil. Ancak Hindistan’ın karşı karşıya olduğu en önemli tehditlerin başında iklim değişikliği geliyor. İklim alanında araştırmalarıyla tanınan Adil Najam Hindistan’ın bir çok başarısının iklim değişikliğinin yol açacağı sorunlar nedeniyle boşa gidebileceği görüşünde. Najam, "En büyük sorun su. Deniz seviyesi iklimin dağişmesi nedeniyle yükselecek ve sellere yol açacak. Kuraklık da artacak. Oysa halkın büyük kısmı tarımla geçiniyor. Ve bunun sonuçları ağır olacak” diyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Priya Esselborn / Çeviri: Değer Akal

Editör: Ahmet Günaltay