1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Hasta çocuklara umut ışığı

Almanya'da hastanelerde oluşturulan “klinik okulları” hasta çocukların iyileştikten sonra okula dönmelerini kolaylaştırmak için onlara öğrenim desteği sağlıyor.

default

Hangi çocuk, soğuk algınlığına yakalandığı için birkaç gün okula gitmeyeceğini öğrendiğinde sevinmez? Birkaç günlüğüne de olsa ödevlerden muaf olmak, okula gitmemek, birçok çocuk için mutluluk kaynağı. Ancak ciddi hastalıklar söz konusu olduğunda uzun süre hastanede yatmak zorunda kalan çocuklar için durum farklı. Onların tek dileği normal yaşamlarına ve okullarına geri dönmek… En büyük korkularıysa hastalıkları nedeniyle arkadaşlarından geri kalmak ya da daha da kötüsü sınıf tekrarlamak zorunda olmak.

İngilizce öğretmeni Monika Küpper ve Reira

İngilizce öğretmeni Monika Küpper ve Reira

Köln Üniversite Hastanesi'nin onkoloji servisinde görev yapan üç öğretmen sabah saatlerinde servis hemşiresinden, ders verecekleri öğrencilerin listesini alıyor. Bugünkü ders planında matematik, İngilizce ve Almanca var. İngilizce öğretmeni Monika Küpper öğrencilerinin odalarını ziyaret etmeden önce ellerini büyük bir özenle dezenfekte ediyor. Küpper bağışıklık sistemi zayıf düşmüş çocukların odalarına girerken büyük özen gösterdiklerini, maske takarak onları enfeksiyonlara karşı korumaya çalıştıklarını anlatıyor.

Dördüncü haftadan itibaren başlıyor

Köln Üniversite Hastanesi yaklaşık 60 yıldan bu yana, okulu hastanede kalan çocukların odalarına taşıyor. Klinik öğretmenleri, dört haftadan uzun süre hastanede kalan çocuklara ders veriyor. Öğretmenlerden Gabi Stadler birçok çocuğun hastalıkları nedeniyle yaşadıkları korkuya ve çektikleri tüm ağrılara rağmen derslere katılmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirtiyor.

Schule für Kranke Gabriela Pauli und Schülerin Reira

Stadler "Okul ve eğlence genelde pek bir arada düşünülmez. Ancak burada kalan çocuklar genellikle öğrenmekten büyük keyif alıyor. Bence bunun en önemli nedeni, bu şekilde kendileri için de gündelik hayatın bir şekilde devam ettiğinin ayırtına varmaları. Onlar için sanırım asıl eğlenceli olan bu" diyor.

Sağlık durumu odasından çıkmaya elverişli olan çocuklar için giriş katında özel bir sınıf oluşturulmuş. Kliniğin öğretmenlerinin bu sınıfa taktığı isimse "bücürler okulu"…

Başta istemiyor, sonra sabırsızlıkla bekliyorlar

Köln Üniversite Hastanesi'nin küçük hastaları başlangıçta okulun adını duymak bile istemiyor. Ancak hastanede kalış süresi uzadıkça bu konudaki düşünceleri de genellikle değişiyor. 16 yaşındaki Reira da onlardan biri. Yaklaşık bir yıldan bu yana klinikte yatan Reira dersleri sabırsızlıkla beklediğini söylüyor. Reira "Buradaki sınıfta olmak hoşuma gidiyor. Çünkü sondam nedeniyle okula gidemiyorum. Ama burada sadece 3 ders veriliyor. Kimya ve biyolojiye kendi kendime çalışmak zorundayım. Bu yüzden bu derslerde biraz geri kalıyorum" şeklinde konuşuyor.

Schule für Kranke

Klinikte kalan bazı çocukların sağlık durumu ise oldukça ağır. Bu çocuklar kalem tutmakta bile zorlanıyor. Klinik öğretmenleri bu çocuklara sadece matematik, İngilizce ve Almanca dersi vermiyor, aynı zamanda korkularını gidermek ve hastalıkla baş edebilmelerine yardımcı olmak için psikolojik danışmanlık da yapıyor.

Amaç sosyal hayatla bağın kopmaması

Çocukların odalarındaki bilgisayar, web kamerası ve internet bağlantısı sayesinde küçük hastaların özlemini çektikleri sınıf arkadaşları ve sınıfları da yataklarının başına kadar geliyor. Klinik okulunun öncelikli hedefi çocukların sosyal hayatla olan iletişiminin devam etmesinin sağlanması… Okul müdürü Wolfgang Oelsner klinik okulunun çocukları hayata bağladığına dikkat çekiyor. Oelsner "Hayati tehlike taşıyan bir hastalığı olan çocuklar bile ‘Bana ders veriyorlarsa, o zaman ölecek olamam’ diye düşünüyor" açıklamasını yapıyor.

© Deutsche Welle Türkçe

İrem Özgökçeler / Çeviri: Banu Ertek

Editör: Ayhan Şimşek

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız