1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Hasankeyf'in kaderi 6 Aralık'ta belli olacak

Ilısu Barajı projesinin kredi garantörleri Almanya, İsviçre ve Avusturya kararını 6 Aralık'ta açıklayacak. Hasankeyfliler ise garantörlerin projeden çekilmesini umut ediyor.

default

Hasankeyf

Hasankeyf'i sular altında bırakacak Ilısu Barajı’nın inşası yaklaşık 50 yıldır Türkiye’de tartışılan bir konu. İnşaatın gelecek yıl başlaması planlanıyor. Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin kredi garantileriyle Dicle Nehri’nin suyunun yaklaşık 10 milyar metreküp su içeren bir barajda toplanması hedefleniyor.

Projeyle Türkiye'ye temiz ve yenilenebilir enerji sözü veriliyor. Ancak hemen hemen tüm benzer projelerde olduğu gibi Ilısu projesinde de bazı olumsuzluklar söz konusu. Baraj yapıldığı takdirde, pek çok kültürel değer yok olacak, Hasankeyf’in tarihi mirası sular altında kalacak. Tüm bu tartışmalar sürerken, kredi garantörü ülkeler, Türkiye'nin kredi anlaşmasındaki gerekli koşulları yerine getirmediği gerekçesiyle ültimatom verdi. 6 Aralık’a kadar Türkiye'nin gerekli koşulları nasıl ve ne zamana kadar yerine getireceğini açıklaması isteniyor. Eğer cevap yeterli bulunmazsa, Alman Hükümeti projeden çekilmeyi de içeren bazı adımlar üzerinde düşünüyor. Hasankeyf halkı ise büyük bir umutla 6 Aralık’ı bekliyor.

Tigris Ilisu Staudamm Bis zum oberen Fenster am Minarett der Ulu-Moschee aus dem 13. Jahrundert soll das Wasser in Hasankeyf steigen

Dicle Nehri, Hasankeyf ilçesinin içinden akıp uzun yoluna devam ediyor. Nehrin suları yaklaşık 10 bin yıldır, o bölgede pek çok olaya tanıklık etti. Nehrin etrafındaki kayalıklarda ise onlarca farklı medeniyete ait saraylar, mezarlar ve ibadet yerleri bulunuyor.

Yüzlerce yılın tanıklığı altında, şehirdeki yaşam çok farklı noktalara ulaştı. Fakat bu durumun daha ne kadar süreceği belli değil. Çünkü Ilısu Barajı inşaa edilirse, Hasankeyf sular altında kalacak. Yaklaşık 50 yıldır bu baraj konusu gündemde ve sürekli tartışılıyor. Hasankeyf halkı ise karar gününün gelmesini bekliyor. Hasankeyf Gönüllüleri Derneği Başkanı Arif Arslan, bütün umutlarını Avrupalı kredi garantörlerinin kararına bağladıklarını söylüyor. Arslan, “Hasankeyf’in kaderi 6 Aralık’ta belli olacak. Biz de 6 Aralık tarihini iple çekiyoruz. Bakalım Almanya ne karar verecek. Çünkü gerçekten Almanlar tarihe çok önem veriyor. Ve Almanya’nın ciddi olarak Ilısu barajı konusunda temkinli davranacağına inanıyoruz“ dedi.

Tigris Ilisu Staudamm Bis zum oberen Fenster am Minarett der Ulu-Moschee aus dem 13. Jahrundert soll das Wasser in Hasankeyf steigen

Hasankeyfliler, Almanya'ya güveniyor

Hasankeyf’teki pek çok kişi kredi verenlerin projeden desteklerini çekmelerini umuyor. Bölgedeki vatandaşların oluşturduğu Hasankeyf Gönüllüleri Derneği de umutlarını Alman hükümetine bağlamış durumda. Türkiye’yi bu konuda Avusturya ya da İsviçre’den daha fazla eleştiren Almanya’ya kendi ülkelerinden daha çok güveniyorlar. Bu sonbaharda Berlin’de Federal Almanya Maliye Bakanlığı’nı ziyaret ettiklerini ve ayrıca pek çok milletvekili ile de görüştüklerini kaydeden Arslan, böyle bir şeyin Türkiye’de mümkün olamayacağını söylüyor ve ekliyor:

"Almanya’da bizi dinliyorlar ve bizim görüşlerimize hak veriyorlar, değer veriyorlar. “Doğru diyorsunuz. Bunlar da söylemlerimiz“ diyorlar. Buradakiler dinliyorlar ama dikkate almıyorlar. Bizi öylesine dinliyorlar. Pek samimi dinlemiyorlar. Bize zaman zaman işte siz neredeyse örgüt mensubusunuz, neredeyse siz vatan hainisiniz suçlamaları yapılıyor. Oysa biz tarihimizi seviyoruz.“

"Başbakan'a yanlış bilgi veriyorlar"

Hasankeyfliler, yetkililerin demokratik bir tartışma ortamının oluşmasına izin vermediği ve Ankara’nın doğru bir şekilde bilgilendirilmediği görüşünde. Hasankeyfli Abdullah Tarhan da böyle düşünenlerden. Tarhan, "Türkiye de kimse bizimle görüşmüyor bu konuda. Bir tek Devlet Su İşleri yetkilileri geliyor. Ara sıra onlar da. Yanlış bilgi alıyorlar. Yanlış bilgi alıyorlar, yanlış iletiliyor. Sayın Başbakan'ımıza yanlış iletiliyor bu bilgiler. Buraya gelen yetkililer yanlış bilgilendiriyor. Mesela buraya geliyorlar, ne biçim ev istiyorsunuz diyorlar. “Yapılan araştırmaya göre buradakilerin yüzde 95'i baraj istiyor“ diyorlar“ diyor.

Yetkililerin vaatlerine inanmıyorlar

Yapılan anlaşmalarda, Hasankeyf için yeni bir yer, insanlara yeni evler ve yerleşme yardımı vaatleri veriliyor. Hasankeyfli Mesut, gibi buna inanan kişi sayısı çok az. Mesut, "Çünkü bugüne kadar nerede barajla ilgili bir çalışma yapılmışsa oradaki halk mağdur duruma düşmüş. Baktığımızda mesela Halfeti’ye baktığınız zaman oraya biz kendimiz bizzat gittik, oradaki insanlarla konuştuk. Konuşulan ve yapılan hiç bir şey karşı karşıya getirdiğinizde hiçbir şey doğru çıkmamıştır. Bütün halk mağdur olmuş. O yüzden bunlar bize inandırıcı gelmiyor“ diyor.