1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Hani verdiğiniz sözler nerede?

Yoksulluğun yarı yarıya azaltılması, eğitim ve sağlıkta daha iyi koşullar sunulması için gelirlerinin yüzde 0,7’lik bir kısmını ayırmayı taahhüt eden zengin ülkeler, sözlerinde durmadı. DW’den Hele Jeppesen araştırdı.

default

Milenyuma girilirken, kalkınmakta olan ülkeler açısından yeni bin yılın en önemli 8 hedefi dile getirilmiş ve bu hedeflere ulaşılması için tüm dünya devletlerinin gayret göstermesi vurgulanmıştı. Neydi o hedefler? Yoksulluğun yarı yarıya indirilmesi, eğitim fırsatı ve eşitliği daha iyi sağlık koşulları ve diğerleri… Sekizinci hedef, sadece tek bir şeyi, sanayi ülkelerinin bu konuya angaje olmalarını içeriyordu. Yani her bir sanayi ülkesi, gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 0,7’sini kalkınma ve işbirliği çalışmalarına harcamayı taahhüt ediyordu. Ancak bu hedefe hala ulaşılamadığı görülüyor. Ayrıntıları, Deutsche Welle muhabiri Helle Jeppesen aktarıyor:

Hangi ülkeler sözünü tuttu?

Milenyuma girerken sanayi ülkelerinin önlerine koydukları bu hedeflere sadece bazıları ulaşabildi, ya da 2015 yılında ulaşmış olacak. AB ülkeleri içerisinde sadece dört ülke gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 0,7’sini bu işe gerçekten ayırmış durumda. Bunlar Danimarka, Lüksemburg, Hollanda ve İsveç. Bir kıyaslama yapılacak olursa, Almanya şu an yüzde 0,38’lerde seyrediyor, İtalya yüzde 0,2’yi bile tutturmuş değil. AB dışında ise en olumlu örnek Norveç’ten geliyor. Ham petrol üreticisi olan bu İskandinav ülkesi, kalkınma işbirliği payını -kendiliğinden- yüzde 0,7'den yüzde 1'e yükseltti.

Böyle olumlu örnekler de olmasına rağmen BM’ye bağlı Milenyum kampanyasının eski yöneticisi Eveline Herfkens, zengin ülkelerin bu yetersiz girişimlerinin utanç verici olduğunu belirtiyor:

“Bu gerçekten özel bir facia. Önümüze koyduğumuz hedeflere ulaşmamız, hem yoksul, hem de zengin ülkelerin birlikte katkısıyla mümkün. Şaşırtıcı olan şey, yoksul ülkelerin sorumluluklar konusunda daha büyük ilerleme kaydetmiş olmaları.”

Eveline Herfkens, ülkesi Hollanda’nın taahhüt edilen yüzde 0,7’lik kesinti payına ulaşan ülkeler arasında bulunmasına rağmen sanayi ülkelerinin tavrından sürekli şikayetçi:

“Zengin ülkelerin yaptığı şey hep vaat vaat vaat… . AB, 2015 yılına kadar yüzde 0,7’ye ulaşacağı sözü vermişti; ama görünen o ki 2015’te de sözünü tutamayacak. 8’ler Grubu şu veya bu hedefe yönelik milyarlarca dolarlık vaatlerde bulundu, ama para hiçbir zaman gelmedi. G8’in Gleneagles’ta Afrika’ya yardımların iki katına çıkartılacağı yönünde verdiği söz de yerine gelmedi.”

Milenyum kampanyasının hedefleri

Uluslararası kalkınma ve işbirliğini içeren Milenyum kampanyasının 8'inci hedefi sadece parasal yardımları da içermiyor. Sanayi ülkeleri ticaret ve gümrük bariyerlerini de kaldırmayı öngörmüştü. Örneğin AB, tarım sektöründeki sübvansiyonları kaldırmayı taahhüt etmişti. Bu konuda Milenyum kampanyasının eski yöneticisi Eveline Herfkens şunları söylüyor:

“Ben Hollanda’nın Kalkınma Bakanı’yken tarım sektörü için çok sayıda kalkınma projemiz bulunuyordu. Bu projeler genel anlamda çok başarılıydılar. Örneğin Tanzanya’da süt üretimini büyük ölçüde artırmıştık. Ne var ki oradaki tarım üreticilerinin Hollanda’dan gelen sübvansiyonlanmış süt tozu ile rekabet etme şansları yok. Mısır'da turunçgil ağaçlarını sulama projemiz vardı; ama AB ile Mısır arasındaki bir ticaret anlaşması yüzünden Mısır, Hollanda'ya turunçgil ürünleri ihraç edemedi.”

Genel olarak ham petrol ya da diğer minerallerin ihracatının sorunsuz yapılabildiği, ama tarım ürünleri ve işlenmiş ürünlere yüksek gümrük konulduğu, ya da rekabetin imkânsız hale getirildiği biliniyor. Bu yüzden 2001 yılından bu yana Dünya Ticaret Örgütü’nde yapılan görüşmelerde zengin ülkelerin uyguladığı sübvansiyonların ve gümrüklerin azaltılması üzerinde tartışılıyor. Ama bugüne kadar somut bir sonuç çıkmış değil!


© Deutsche Welle Türkçe


Helle Jeppesen / Çelik Akpınar

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Önerdiğimiz linkler