1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Hammadde rekabeti sertleşiyor

Alman siyasetinin kelime dağarcığında iki tanımlama oldukça popüler hale geldi; “Hammadde güvenliği” ya da "hammadde dış politikası”. Almanya hammadde yarışında geride mi kaldı?

Alman siyaseti, geç keşfettiği “hammadde güvenliği”kavramını çok sevdi. Öyle ki, konuya dikkat çekmek isteyen muhafazakâr Hrıstiyan Birlik Partileri CDU ve CSU, hammadde başlığını üçüncü kez Federal Meclis'in gündemine taşıdı. Zira Hükümet ve Alman sanayicilerin ortak endişesi, dünya hammadde yarışında geride kalınacağı. Oysa daha birkaç yıl önce hammaddenin yeniden sorun olabileceği kimsenin aklına gelmezdi.

“Son derece gerçekci olmalıyız. Bir sorunun çözümüne dair teorik çalışmalarda Almanya hep haklı bir üne sahip olmuştur. Ardından sıra pratiği, yani yatırımı kimin tarafından, ne zaman ve nerede yapılacağı soruları geliyor. O zaman da teorideki ön çalışmalarımız nazarı dikkate alındığında, diğer ülkelerin bizden biraz daha hızlı olduğuna tanık oluyoruz” diyen Almanya Başbakanı Angela Merkel, ülkenin hammadde kaynaklarına erişimde, dezavantajlı olabileceği uyarısını yaptı.

Almanya Başbakanı Angela Merkel

Almanya Başbakanı Angela Merkel

Çin atakta

Zira Çin ve diğer kalkınmanın eşiğindeki ülkelerin yükselişleri ile birlikte, dünyada  hammadde tedarik ve ikmallerini güvence altına alma yarışı başladı. Üstelik de fiyatların değil, antlaşmaların, maden haklarının ve siyasi bağlantıların etkili olduğu bir yarış. Almanya, hammadde piyasasında daha güçlü bir aktör haline gelmeyi hedefliyor.

Bu kapsamda ülkedeki on büyük işletme, önemli kaynakların ticareti ve hakları üzerinde etkili olmak üzere bir birlik şirketi kurdu. Birlik içinde ülkenin en önemli sanayi kollarından temsilciler yer alıyor. Kazakistan ve Moğolistan gibi hammedde zengini ülkelerle ilk işbirliği antlaşmaları yapıldı bile. “Çin ve diğerlerinin sahip olduğu gibi, milyarlarca para aktarabilecek bir kasamız bulunmuyor. Ancak teknoloji ya da bilgi birikimi gibi sunabileceğimiz farklı şeylerimiz var. Bu nedenle birçok ülke Almanya ile işbirliği yapmak istiyor. Aslında bunu da değerlendirmemiz gerekiyor”, diyen Alman Sanayicileri Birliği Başkan Yardımcısı Ulrich Grillo, Alman sanayinin, hammedde zengini ülkeler için cazip bir partner olduğuna dikkat çekti.

Öngörülemeyen değişim

Almanya'nın hedefi nadir metalleri bulmak

Almanya'nın hedefi nadir metalleri bulmak

Almanya için hammedde tedarik ve ikmallerinin güvencesi uzun süre bir sorun teşkil etmiyordu. Batılı devletler, Afrika ve Asya'daki yer altı kaynaklarını aralarında paylaşıyorlardı. Arz hiçbir zaman talebi geçmiyor, piyasadan her daim hammadde temin edilebiliyordu. Bir gün tüm bu dengenin değişeceği ise öngörülmüyordu. Dünya piyasasındaki mevcut duruma olan güven o kadar yüksekti ki, birçok Alman şirketi hammedde çıkarma ve farklı ülkelerdeki maden haklarına iştirakten birer birer ayrılmaya başladılar. Üstelik kömür ve demir gibi bölgesel yeraltı zenginliklerini çıkarmaktan, piyasada daha ucuza satın alınabildiği için vazgeçilmeye başlandı. Ne var ki bu durum da değişti. Artık piyasa fiyatları birçok şirketin ayakta kalması için ölçü olmaya başladı.

Daha nadir bulunan elektronik sanayi hammedde kaynaklarında durum daha da vahim bir hal alıyor. Burada tek tehdit piyasa fiyatları değil, aynı zamanda bu hammaddelerdeki kıtlık. Çin öncelikle kendi ihtiyacını karşılamak üzere bu nadir metallerin ithalatında etkin bir konumda. Buna karşılık Federal hükümet ve sanayi temsilcileri, Almanya'nın nadir metaller piyasasındaki gelişime geç tepki verdiği görüşünde. Zira erken davranıp Afrika, Güney doğu Asya ve Güney Amerika'daki kaynakların koordinasyonuna sahip olmak isteyen tek ülke Çin değil. Japonya ve Güney Kore henüz 60'li yıllarda hammadde ticaretine yönelik devlet teşebbüsleri kurmuşlardı. Dünya yarışında geride kaldığını düşünen Almanya yine de umutlu. Saksonya Eyaleti'nde deneme sondaj çalışmalarına başlandı. Hedef, Orta Avrupa'nın ilk nadir metallerini bulmak.

© Deutsche Welle Türkçe

Mathias Böllinger / Çeviren: Gezal Acer

Editör: Murat Çelikkafa